Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Tarihten kalan bir icadın güncellenmesi: bebek kutuları

Tarihten kalan bir icadın güncellenmesi: bebek kutuları

Tarihten kalan bir icadın güncellenmesi: bebek kutuları

Kapı Önüne Bebek Bırakma Geleneğinin Güncellenmesi

Elisabetta Povoledo, 28 Şubat 2007

Orta çağda yeni doğum yapan Roma kadınları, istenmeyen bebeklerini “bebek kutusu” adı verilen duvarın içine yerleştirilmiş ahşap varile terk edebilirdi – ki bu varil genellikle manastırda bulunur ve kadınlara kimseye görünmeden yavrularını buraya emanet etmelerine olanak sağlardı.

Şimdi Roma’daki Casilino Polyclinic hastanesi, teknolojik açıdan gelişmiş, varilden çok bir ATM gişesini andıran yeni bir bebek kutusu tanıttı. Hastanenin yeni doğan ünitesini yöneten Dr. Piermichele Paolillo, annesi tarafından bir Cumartesi gecesi oraya bırakılan 3 aylık bir bebeğin Pazartesi günü oldukça iyi durumda olduğunu söyledi.

Dr. Paolillo, "Bu kadar büyük bir çocuğu beklemiyorduk. Bir yandan, sistemin mükemmel bir şekilde çalıştığı için memnunuz. Öte yandan, bu çocuğun hayat hikayesi sadece tahminimize kalmış durumda.” dedi.

Dr. Paolillo, o gece hastane ekibinin Stefano olarak adlandırdığı çocuğun; temiz kıyafetleri olduğunu ve muhtemelen yeni emzirilmiş olduğundan uzatılan biberonu reddettiğini belirtti ve “Öyle görünüyor ki, o ana kadar da sevildi” diye ekledi.

Bebek, bir solunum cihazının da bulunduğu, ısıtıcılı ve can kurtaran araçlarla donatılmış küçük bir beşiğe yerleştirildi.

Eskiden olduğu gibi şimdi de bir kadın kimseye görünmeden bebeğini bırakabilir, ancak artık çocuğun terk edilmesi anında hastanenin acil servisindeki alarm söner, bu da bebeğin uzmanlardan oluşan bir ekipten derhal ilk yardım almasını sağlar.

Dr. Paolillo diyor ki, “bu bebek kutusunun 3 bininci yılı”. “Hala basit bir fikir; ama şimdi manastırın değil yeni doğan yoğun bakım biriminin bir parçası”.

Roma bu girişiminde yalnız değil. Son on yılda modern bebek kutuları Avrupa’nın çeşitli yerlerinde özellikle Almanya’da karşımıza çıkıyor. İsviçre, Çek Cumhuriyeti ve diğer Avrupa ülkelerinde yeni doğan ve istenmeyen bebekler için ayrılmış alanlar var.

Çeşitli İtalyan şehirleri bebek kutusu uygulamasının farklı varyasyonlarını hayata geçirdi. Şubat ayının başlarında Bergamo’da bir manastır içine ısıtılmış beşikler yapıldı; bir bebek beşiğin içine yerleştirildiğinde rahibelere durumu haber vermek üzere alarm çalıyor ve şehrin acil numarasına çağrı düşüyor.

Roma’daki hastane, şehirdeki en fakir ve giderek büyüyen bir göçmen nüfusa ev sahipliği yapan bir mahallede yer alıyor. Aynı zamanda bu mahallede şehrin en sık çocuk terki vaksı görülen parçası. Geçtiğimiz iki yıl içinde, çöp konteynerlerinde bulunan 30 kimsesiz çocuk hastanenin bakımına verildi. Hepsi hayatta kalamadı.

Roma'da kadınlara ve istenmeyen çocuklara yardım eden bir projeyi yöneten Grazia Passeri, "Genç göçmen kadınlar, efendileri tarafından hamile bırakılmış 19. yüzyıl hizmetkarı kızlarının çağdaş muadilleridir. Bu kadınlar buraya tek başlarına geliyorlar, kırılganlar ve baştan çıkarılma ve terk edilme riskleri çok yüksek." dedi.

Temmuz 2005'te bir kamyon yatağında kız bebeğinin bulunması Dr. Paolillo'ya yaklaşık 52.000$'lık Casilino beşiğini yaratması için ilham kaynağı oldu. Dr. Paolillo, “Annenin çocuğu için daha iyi bir hayat istediğini açıkça belli; bebek banyo yaptırılmış ve sıcak tutulması için bezle sarılıydı. Terk etmenin arka planında çoğunlukla sevgi var." şeklinde belirtti.

İstenmeyen yeni doğanların probleminin, Roman döneminden bu yana İtalya'da görüldüğünü biliyoruz. Belgeler o zamanlar bebeklerin bir forumdaki bir sütunun yanına bırakıldığını, ya öldüklerini ya da köle olarak satılmak üzere alındıklarını gösteriyor.

Papa Innocent III, 12. yüzyılda Tiber'de bulunan ölü bebek sayısına inanamayınca bir fetva verdi ve öylece bebek kuruları kurumsallaştırıldı. 1204 yılına kadar Roma'daki Santo Spirito Hastanesi'nde-Vatikan'ın yanında - bir bebek kutusu vardı. 14. yüzyılda terk edilmiş çocuklar için Napoli'de şimdi müze olarak kullanılan, bir kiliseye eklenmiş evler vardı. İtalya’da bulunan birçok ortak aile isminde terk edilmiş çocuk geçmişinin izlerini bize sunabilir: Esposito(manastır merdivenlerine bırakılan çocuklar olduğu için), Proietti (Latince, atmak anlamında) ya da Innocenti (babalarının günahının masumları).

Bebek kutuları Avrupa'nın çeşitli yerlerine yayılmış ve 19. yüzyıla kadar kullanıldı. İtalya'daki bebek kutuları, annelerin terk edecekleri çocukların doğumunu anonim bir biçide yapmalarına olanak sağlayacak düzenlemeyle Mussolini tarafından kaldırıldı.

Aralık ayında Roma'daki Casilino Polikliniğinde yeni bir "Beşik" açıldı. Akabinde şehir üzerinde çeşitli dillerde "Bebeğinizi terk etmeyin! Bize bırakın" yazan posterlerle donatıldı. Ayrıca posterler, ülkede ikamet eden tüm kadınların, yabancıların ve yasa dışı göçmenlerin dahi sağlık hakkına sahip olduklarını ve hastanede isim belirtmeden doğum yapabileceklerini açıkça belirttiler.

Posterlerde "Kimse sizi polise şikyet edemez veya sizi İtalya'dan gönderemez" yazılıydı.

Öte yandan, çocuğun hayatını risk altına sokarak bir çocuğu terk etmek, cezalandırılabilir bir suçtur.

Hastanenin projesini destekleyen Roma Sosyal Hizmetler Meclis Üyesi olan Raffaella Milano, "Mümkün olduğunca çok kadına ulaşmayı umuyoruz. Çocuklar terk edildiğinde, çözüm bulmak için ‘tüm yolları denemek’ tüm şehrin görevi.” dedi.

Bir çok göçmen kadının ikamet iznine dair sahip olduğu haklardan ve doğumdan sonraki altı ay boyunca sahip olduğu haklar konusunda bilgisi olmayabiliyor. Bu kadınlara ulaşmak zor.

Dr. Paolillo, yeni doğan bebeklerini hastaneye veren yarım düzine kadının beşiklerin başlangıcından bu yana çocuklarını nüfuza geçirmekten vazgeçtiğini söyledi. Paolillo, bu durumu kadınların haklarına ilişkin "bilgi yayılımı" olarak nitelendiriyor, ve "Sanırım mesaj yerine ulaştı.” diyor.

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Tuğba Purtul tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçeye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

 

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.


Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: