BAKIMA İHTİYACI OLAN ÇOCUKLARIN BU YAZIYI OKUMASINI VE TOPLUMUN ONLARDAN BEKLENTİLERİNİ AŞABİLECEKLERİNİ BİLMELERİNİ İSTİYORUM.

2018 benim için önemli bir yıldı: Çocuklar, gençler ve aileler üzerine olan çalışmalardan, Sheffield Hallam Üniversitesinden vakıf diploması ile mezun oldum.

Kulağa alışılmadık bir durum gibi gelebilir ama bu, beni korumadan ayrılan ve yüksek öğrenimine devam eden %6’lık dilimin içinden biri yapıyor.

Hangi yaşta olursa olsun evden uzak kalmak her zaman zordur. Ev benim ya da kardeşlerimin kalması için pek güvenli değildi.Bu nedenle biz, korunabileceğimiz ve ihtiyaçlarımızın karşılanabileceği daha uygun yaşam alanı umuduyla koruma altına alındık.

Şanslıydık ki, kardeşlerimle birlikte aynı yerde ve harika koruyucu ailelerle kalmayı başardık. Fakat hakkınızda hiçbir şey bilmeyen yabancılarla yaşama korkusunu yenmek ve onlara güvenmeyi öğrenmek zordu. Ayrıca, toplumun bu çocuklara yönelik tutumlarının da üstesinden gelmeliydim.

Bu çocukların “problem yaratıcı” olduklarına ilişkin ya da bir işe yaramadıklarına dair bir önyargı var çünkü biz kimseye “ait” değiliz.

Bence toplumun böyle düşünmesinin sebebi, bakım altındaki çocuklar hakkında duydukları hikayelerin çoğunlukla kanunla başlarının belada olduğu hikayeler olmasıdır ve bu yüzden hepsinin böyle olduğu zannediliyor. İnsanlar bu sorunlu çocukların faydasız olduğunu ve değişemeyeceklerini düşünüyorlar.

Bir keresinde birinin ben ve kardeşlerim hakkında söylediği “toplumun artıkları” kelimesi hala canımı acıtır. Biz iyi insanlarız, bunu biliyorum. Sosyal değerlere sahibiz ve toplumun artıkları değiliz. Ama bu hiçbir şeyi değiştirmiyor, insanlar kullandıkları kelimelerin ne kadar kırıcı olabileceğini fark etmiyorlar.

Ortaokul diplomamı aldıktan sonra izleyeceğim yolu bilmiyor ve akıl sağlığımla mücadele ediyordum. İş görüşmeleri panik ataklar geçirmeme neden olmuştu ve böylesine hastayken iş arayanlara ödenek talep etmek zorunda kaldım.

Ailemin desteğiyle doktora gidebildim ve meditasyon aldım. Ayrıca eski öğretmenim de yardımlarıyla fazlasıyla bana destek oluyordu. Üniversiteye gitmeye karar verdim.

Ve aniden, çalışmam için bir yerden teklif geldi. Bakım altındaki çocuklar için bir farklılık yaratmak istedim. “Ben de sizin gibiydim.” diyebildim ve şu an edebiyat alanında onur yılımı tamamlıyorum.

Korumadan ayrılanlar gibi ben de üniversiteye gidebileceğime inanmıyordum. Tüm arkadaşlarım üniversiteyi kazanmaya çalıştı ama onların yanında, bana kazanıp gidebileceğimi fark ettiren öğretmenim gibi biri yoktu.

Koruma altındaki pek çok çocuğun destek ağı yok ya da bu destek verilse de onların gözünde çocukların bunu yapabileceklerine olan inancı ve güveni görmek zordur. Çoğu geçmiş deneyimleri yüzünden özgüven eksikliği yaşıyor ya da üniversiteye gitmeleri için beceri ve nitelik kazanmaları adına çoğuna fırsat tanınmamış oluyor. Diğer bir faktör ise, çocuklar 18 yaşına bastığında tek başına yaşamak için yerel yönetimlerden destek alamıyor olmalarıdır. Üniversiteye gitmeye paraları yetmiyor ve finansal yardımları sınırlıdır. Çoğunlukla, hakları olan desteği almak için onları yönlendirecek birileri de olmuyor.

Korumadan ayrılan bütün çocuklar, okula veya staja geri dönmeleri ya da yüksek öğrenim ve nitelik kazanmaları adına yerel yönetimler ve eğitim-öğretim sistemi tarafından kendilerine yol gösterilmesi ve daha fazla destek verilmesine ihtiyaç duyuyorlar.

Bunun yanı sıra bu çocuklar, yüksek öğrenimlerine devam ederse 25 yaşına kadar koruyucu aileleriyle kalma hakkına sahiplerdir, bu durum kabul edilebilir ve finanse edilebilir. Korumadan ayrılanların birçoğu için bunun bir seçenek olduğunun daha yaygın olarak bilinmesi gerekiyor.

Koruma altında olmam, hayatımdaki pozitiflikleri görmemi sağladı. En önemlilerinden biri ise koruyucu ailemin başarıya ulaşmam için bana sağladıkları ortamdı.

Henüz ileride ne olacağını bilemesem de insanların hayatında fark yaratabileceğim ve onlara yardım edebileceğim bir işte çalışmak istiyorum. Ayrıca, kendi içinde mutlu, sağlıklı, daha iyi biri olmaya devam etmek ve kendimi kanıtlamak istiyorum.

Koruma altındaki pek çok çocuğun ve korumadan ayrılanların bunu okuyacağının ve “Eğer bu kız bunu yaptıysa ben neden yapamayayım.” diye düşüneceklerini umut ediyorum. Tek seçenek üniversite değil tabi ama benim için en doğru olanı buydu. Koruma altındaki bir çocuk olarak hayatında istediğin her şey olabilir ve her şeyi yapabilirsin. Yalnızca gayret et!

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Dilara Çakal tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir