Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Arabcan Konferansı ve Çocuğa Karşı Şiddet Üzerine İzlenimler

Arabcan Konferansı ve Çocuğa Karşı Şiddet Üzerine İzlenimler

Arabcan Konferansı ve Çocuğa Karşı Şiddet Üzerine İzlenimler

Her birimiz çocuğun ihmal ve istismarının azaltılması değil önlenmesi noktasında aynı fikirken her beş dakikada bir çocuk şiddet içeren bir nedenle hayata gözlerini yumuyor. Her bir ölüm için bir suçlu bulmak kolayken, elimizde sadece kaybedilen çocuk sayısı kadar suçlu biriktiriyoruz. Bu alanda yapılan konferanslar, çalışmalar her fırsatta sorunun çözümü konusunda, bütünsel, toplumsal, algısal, davranışsal bir değişim geçirmek gerektiğinin altını çiziyor.

Hayat Sende olarak, 19-22 Kasım 2017 tarihlerinde Dubai’de ISPCAN (International Society for Prevention of Child Abuse and Neglect) ve Dubai Kadın ve Çocuk Vakfı’nın ev sahipliğinde düzenlenen ARABCAN (Arap Bölgesinde Çocuk İhmal ve İstismarının Önlenmesi) Konferansına katıldık. Konferans kapsamında Family for Every Child - Her Çocuğa Bir Aile Ağı ile üzerinde çalıştığımız İslam ülkelerinde aile temelli bakım modellerinin desteklenmesi projesinin sunumunu gerçekleştirdik. Aile yanında, sevgiyle ve güvenle büyümenin her çocuğun hakkı olduğunu vurguladık.

Kurum bakımıyla alakalı olarak Hayat Sende, akademik araştırmaların da belirttiği gibi, her fırsatta ailesizliğin şiddetle eş değer olduğunu söylemektedir. Bunun da ötesinde konferans kapsamında, UNICEF’ten Susan Bissel’in paylaştığı uluslararası istatistiklere göre, kurum bakımında kalan her 5 erkek çocuktan biri fiziksel şiddete maruz kalıyor.

Bedensel ceza ebeveyn, yurt müdürü, ya da eğitimciler için şiddetin bir biçimi olarak algılanmıyorsa, bedensel cezayla mücadele anlamında yol kat etmek nasıl mümkün olabilir?

Şiddete maruz kalanlar ve seyirci olanlar için şiddet sıradanlaşırken, bu alandaki uzmanlar kadına yönelik şiddet ile çocuğa karşı şiddet arasında doğrudan bir bağın var olduğunu vurgulamaktalar.

Konferans kapsamındaki konuşmasında Al Muneef, “önlemek iyileştirmeye çalışmaktan daha iyi - prevention is better than cure” diye belirtmiş ve bunun mümkün olması için bütünsel bir yaklaşım gerektiğinin altını çizmiştir. Ailelerin ve ebeveynlerin desteklenmesi, çocuğun sağlıklı bir çevrede yaşaması için desteklenmesi, değer yargılarının, zararlı gelenekler ve alışkanlıkların değişmesi, politika ve mevzuatsal eksiklerin giderilmesi, veri toplanması ve alandaki bilimsel aktivite ve araştırmaların desteklenmesi çözüme bir adım daha yaklaştıracakken, her bir şiddet olayını bunların eksikliğinden bağımsız değerlendirmek, kolaya kaçmak ve sorumlulukların görmezden gelinmesi olacaktır.

Konferansta önleyici hizmetlerin önemi vurgulayan konuşmalardan biri de Jenny Gray’di. Etkili Çocuk Koruma Sistemi için Hükümetlerle Çalışmak başlıklı konuşmasında Gray, fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddetin yıllık maliyeti ülkelerin gayri safi milli hasılalarının yüzde 2 ila 5 arasında bir kayba sebep olurken, bunun dünya Gayrisafi Milli Hasılasının yüzde 8’ine yaklaşık 7 trilyon dolara kadar çıkabileceğini belirtmiştir. Gray’in sözleriyle şiddetin kaybettirdiğini, önleyici hizmetler kazandırıyor. Avrupa Birliğine göre, önleyici hizmetlere yapılan her 1 Euro’luk yatırım, 87 Euro’luk sosyal getiri sağlıyor (Marta Santos Pals, Special Representative of the Secretary General on Violence against Children, 2013).

Şiddetle mücadelede Dünya Sağlık Örgütü’nün birçok uluslararası aktör ile birlikte hazırlamış olduğu çok aktörlü, çok taraflı yaklaşım çerçevesinde kısa adı INSPIRE olan çocuğa karşı şiddeti önlemek için belirlenen 7 strateji giderek kabul görüyor. Bu 7 stratejisi ise aşağıdaki gibi.

Implemetation and Enforcements of Law (Yasaların Uygulaması ve Yaptırımı)

Norms and Values (Değerler ve Normlar)

Safe Environments (Güvenli Çevre)

Parent and Caregiver Support (Ebeveyn ve Bakımverenin Desteği)

Income and Economic Strenghtening (Gelir ve Ekonomik Durumun Güçlendirilmesi)

Responses and Support Services (Müdahale ve Destek Hizmetleri)

Education and Life Skills (Eğitim ve Yaşam Becerileri)

INSPIRE, hangi sektörlerle ilişkili olduğu ve ortak aktiviteler anlamında da yol gösterici olma iddiasında. Her bir stratejinin amaçlarının paylaşılmasının ardından beklenen çıktılar konusunda da fikir veriyor. Bu stratejilerin uygulanması noktasında gelişmiş ülkelerde işe yaradığına dair güçlü kanıtları olmasının yanı sıra gelişmekte ve az gelişmiş ülkelerde de umut veren sonuçlara ulaşıldığı belirtiliyor. (Detaylar için http://bit.ly/2nRLMql ). INSPIRE ayrıca bir uygulama el kitabı hazırlığında.

Son olarak, konferans kapsamında çocuğa karşı ihmal, istismar ve şiddetin önlenmesi noktasında kullanılan dilin, terimlerin ortak olmayışı, bazı yanlış kullanımların çocuğu yaralayıp, etiketleyebildiği belirten Dr. Capaldi, Lüksemburg Kılavuzu’nun hali hazırda bulunan İngilizce, Fransızca ve İspanyolca uyarlamalarına Türkçe’nin de yakında ekleneceğini müjdelemiştir. Hayat Sende olarak biz de benzer bir çalışmayı, çocuk koruma alanında Sosyal Duvarları Yıkalım projesi kapsamında Doğru Sözlük hazırlayarak yapmıştık.

Lüksemburg Kılavuzu’na http://luxembourgguidelines.org/ ulaşabilirsiniz.   

Sonuç olarak ARABCAN Konferansı, Hayat Sende Derneği için çocuk ihmal ve istismarı üzerine Arap Bölgesinden konuşmacılar, politika-yapıcılar, sivil toplum çalışanları ile bir araya gelme bağlamında oldukça verimli geçti. Arap ve İslam ülkelerinde aile temelli alternatif bakım modellerinin desteklenmesi projesini daha geniş bir çevre ile paylaşma imkanı yakaladık. Uluslararası alandan iyi örneklerin sunumu ile vizyonumuzu geliştirme fırsatı bulduk. Her fırsatta öğrendiklerimizi paylaşma ve birlikte hareket etmek için iş birliği olanaklarının takipçisi olacağız.

İnanıyoruz ki, başkalarının çocuklarını sevmeden kalkınmayacağız!

Sultan ERBAŞ

Sultan Erbaş, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatına yenilikçi çözümler getirmek ve her çocuğun sevgi dolu ailelerde hayata güçlü ve eşit bir şekilde atılması için çalışmalar gerçekleştiren, Hayat Sende Derneği’nde Ağlar ve Platformlar Koordinatörü olarak çalışmaktadır. ODTÜ, Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu Sultan Erbaş, aynı üniversitede halen yüksek lisans yapmaktadır. ERBAŞ’ın ana ilgili alanı farklı ülke ve kültürlerdeki çocuk koruma sistemlerinin araştırılması olup, sık sık bu konuyla ilgili ulusal ve uluslararası çalışmalara katılmaktadır. Aynı zamanda Geleceğe Koşanlar Mentorluk Programında proje yöneticisi olarak çalışmaktadır.

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, devlet korumasında yetişmiş bir grup idealist genç tarafından 2007 yılında Ankara’da kuruldu. Hedef kitlesi, devlet koruması altındaki çocuk ve gençler ile kurum bakımından çıkanlar olan derneğin temel stratejileri; koruma altındaki çocuk ve gençlerin, hayata eşit ve güçlü adımlarla atılmaları için insan kaynakları değerlerini yükseltmek, bu çocuk ve gençlere ilişkin medya ve toplumdaki olumsuz ayrımcı söylemle mücadele etmek, lobicilik ve savunu faaliyetleriyle bu çocuk ve gençlerin haklarını savunmak. Türkiye’de 18.300 çocuk ve genç, devlet koruması altında yaşıyor. Bunların 12.900’ü kurum bakımındayken, 5.400’ü koruyucu aile hizmet modelinden yararlanıyor.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: