Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Bakım Evinden Harvard’a Giden İskoç Öğrencinin İlham Veren Öyküsü

Bakım Evinden Harvard’a Giden İskoç Öğrencinin İlham Veren Öyküsü

Bakım Evinden Harvard’a Giden İskoç Öğrencinin İlham Veren Öyküsü

Amanda KEENAN

10 Ağustos 2017

Parkhead sakini Callum Lynch, 11 yaşında bir bakım evine yerleştirilerek zorlu bir yaşama adım atmış oldu.

Callum Lynch çocukken şiddet gördü ve ihmale uğradı.

Ancak koruma altına alındıktan sonra, hayatı yoluna girdi ve dünyanın en prestijli üniversitelerinden birinde okuma şansı yakaladı.

Glasgow, Parkhead’den gelen 22 yaşındaki Callum, Boston yakınlarında Cambridge’te bulunan Harvard’da yaz okuluna gidebileceğini öğrendiğinde büyük şaşkınlık yaşadı.

Callum, 11 yaşında yetiştirme yurduna yerleştirilmişti ve şimdi Amerika’nın en iyi eğitim kurumunda 10 haftalık bir dönem geçirme teklifinin hayallerinin ötesinde olduğunu belirtiyor.

Who Cares? Scotland bursuyla Amerika’ya giden Callum, “Londra’nın doğusundan bir çocuğun Harvard’a gidebileceğini hiç düşünmezdim.” diyor.

“Rüyam gerçek oldu. Seçilebileceğimi hiç düşünmemiştim. Telefon geldiğinde, gerçek olduğuna ihtimal vermedim.”

“Bugün bile hala anlayamıyorum, çünkü gerçekten üzücü ama istikrarsız bir şekilde büyütüldüm.”

“Amerika’da daha önce öğrenmediğim kadar çok şey öğrenerek ve daha önce görmediğim kadar çok yer görerek bir yaz geçirdim.”

İki farklı ilkokuldan uzaklaştırılan Callum, suç, uyuşturucu ve alkolle çevrilmiş bir hayata doğru ilerlemekteydi.

“Çocukluğum zordu ve şiddetin sıradan bir olay olduğu bir ailede büyüdüm.”

“Hiç arkadaşlarımda kalmadım, çevremde arkadaş da yoktu, çünkü ev düzenimiz fazlaca karışıktı. Düzgün şekilde bakılmadım ve tek kaçışım, kendimi bir kaç saatliğine güvende hissettiğim okuldu.”

“Benim gibiler için pek fazla fırsat olmadığını biliyordum ve sonum sokaklar olacaktı.”

“Sırf fark edilmek için sınıfta sorun çıkarıyordum ve davranışlarım yıkıcı olarak etiketlendi. Sonunda iki ilkokuldan ayrılmak zorunda kaldım.”

“’Suçlu’ kelimesinin beni tarif etmek için kullanıldığını hatırlıyorum ve kalbim çok kırılmıştı. Neden böyle davrandığımı sormak yerine, beni gözden çıkarmak öğretmenler için daha kolaydı.”

“Sanırım, saat üçte zil çaldığında gideceğim evin güvenli olmadığını bildiğim için öyle davranıyordum.”

Liseye başladığında Callum için birşeyler değişmeye başladı ve bir diğer istatistik olmak istemediğini fark etti.

Okulu çok iyi dereceyle bitirdi; en büyük motivasyonunun “başarısızlık korkusu” olduğunu söylüyor.

“Daha iyi bir gelecek istiyordum ve bunu başarmanın tek yolu okulda çok çalışmaktı.”

“Öğretmenlerim iyiye gittiğimi fark etti ve küçük bir grup yüksek dereceli öğrencinin arasına seçildim. Bu benim için büyük bir itici güç oldu ve başarmak için daha da fazla çaba gösterdim.”

Callum’un senelerce aktif üyesi olduğu yardım kuruluşu Who Cares İskoçya, ona hayatının fırsatını sundu – Harvard’da eğitim görme şansı.

Şaşkınlık içinde yaz okulu programına kabul edildi. Amerika’ya seyahat ve öğrenci yurdunda bağımsız bir yaşam, Callum için tamamen yeni bir deneyimdi.

“Ne bekleyeceğim konusunda hiç bir fikrim yoktu. Kendime güvenim daima azdı ama Harvard’a vardığım anda kendimi çok iyi hissettim.”

“Öğrenci danışmanları durumumdan haberdardı ve alışmama yardım ettiler.”

“Binalar ve etrafındakiler inanılmazdı ve kütüphane kocamandı. Kaydolduğum ilk ders, Sermaye Piyasaları ve Yatırımlar oldu ama bu deneyimli yatırımcılar için ileri seviye bir dersti.”

“Kendimi hep zorladım, ama 18 yaşındaydım ve benim üzerimde bir konuydu. Gazetecilik derslerinden biriyle değiştirdim ve kendimi daha iyi hissettim.”

“Sekiz Amerikan başkanının okuduğu bir çevrede bulunduğum için çok ayrıcalıklı hissediyordum.”

İskoçya’ya döndüğünde Callum, Strathclyde Üniversitesi’nde Yönetim ve Pazarlama okumaya başladı.

Ama o zaman bile işler kolay değildi. “Kendimi en acımasız şekilde eleştiren yine bendim. Kendime baktıkça yeterince iyi olmadığımı görüyordum. İyi olduğumu, değerli olduğumu ve becerikli olduğumu kabul etmek zordu.”

“Hiç kimse koruma altında olduğunu söylemekten utanmamalı. Yanlış hiçbir şey yapmamıştım ama yine de insanlara söylemekten çok utanıyordum.”

Yıllar süren kendini adamadan ve çok çalışmadan sonra, 26 Temmuz’da mezuniyet tezini teslim etti – koruma altına alındıktan 11 yıl sonra. “Bugüne kadar 11 yıl geçtiğini fark ettiğimde, gerçeküstü geldi.”

Bakım sistemindeki gençlerin sadece yüzde yedisi üniversiteye gidiyor ve Callum bu şaşırtıcı istatistiğin değişmesini umuyor.

Bakım sisteminin “tepeden tırnağa” gözden geçirileceği konusunda iyimser olduğunu söylüyor.

Başbakan’ın, sistem deneyimi olan en az 1000 kişiyle görüşeceği 2016’da Nicola Sturgeon tarafından duyuruldu.

Bu incelemenin, on yıllardır gençlerin önünde duran bariyerleri yıkacağı ve daha fazla çocuğa gerçek potansiyellerine ulaşma şansı vereceği umut ediliyor.

Callum: “Koruma altındaki gençlerin işi hiç kolay değil. Bir çoğu ya suça bulaşıyor ya da evsiz kalıyor.”

“Hayata berbat bir başlangıç yaptım ve bugün bile Harvard’a gittiğimi kabul etmek benim için çok zor.”

“Kendimden hep şüphe ettim ama umarım bakım sistemindeki diğer çocukların hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için ilham olabilirim.”

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Ayşe  Onat Kılıç tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

 

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: