Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Cinsel İstismardan Etkilenmiş Erkek Çocuklarına Yönelik Bakım Raporu

Cinsel İstismardan Etkilenmiş Erkek Çocuklarına Yönelik Bakım Raporu

Cinsel İstismardan Etkilenmiş Erkek Çocuklarına Yönelik Bakım Raporu

İstismar çocuğun bedensel, duygusal, zihinsel veya sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen fiziksel, psikolojik, duygusal veya cinsel her türlü tutum ve davranışı ifade etmektedir. Fiziksel istismar çocuğa yönelik dövme, vurma, sarsma davranışını; duygusal ve psikolojik istismar tehdit, aşağılama, sınırlama davranışını; cinsel istismar sözde çocuğun rızası olsun veya olmasın her türlü kötü dokunuşu, müstehcen ifadelerle sıkıştırmayı, pornografi izletilmesini veya fuhuşa zorlanmasını ifade etmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün verilerine göre dünyada her 4 yetişkinden 1’i çocukluğunda fiziksel olarak istismar edilmiştir. Verilere göre 2016 yılında dünyada 18 yaş altındaki çocukların %23’ü fiziksel istismara, %36’sı duygusal istismara, %16’sı fiziksel ihmale, kız çocuklarının %18’i erkek çocuklarının %8’i erkek olmak üzere %26’cinsel istismara maruz kalmıştır. Her yıl ortalama 41 bin çocuk intihar etmektedir. Bu intiharların kaçı istismardan dolayı gerçekleşmiş pek çoğu araştırılmamış ve doğru şekilde doldurulmayan dokümanlardan dolayı istismarlar raporlaştırılamamıştır.

Çocuklara yönelik istismarlar bireyleri hayatları boyunca  etkilemekte ve bireyi şiddet davranışları sergilemeye, depresyona, obeziteye, riskli cinsel davranışlara, istenmeyen hamileliklere ve madde bağımlılığına sürüklemektedir. WHO verilerine göre engelli çocuklar 4 kat daha fazla istismar riski altındadırlar.

Çocuklara yönelik cinsel istismar yalnızca kız çocuklarına yönelik değil erkek çocuklarına yönelik olarak da sıkça gerçekleştirilmektedir. Ancak bu alanla ilgili yanlış varsayımlar erkek çocuklarına yönelik cinsel istismarı tanımamakta ve uygun müdahale planı geliştirilememektedir.

Hayat Sende Derneği’nin Türkiye’den ilk ve tek üye olarak katılım sağladığı uluslararası bir ağ olan Family for Every Child Ağı İngilizce, İspanyolca ve Fransızca 100’ün üzerinde dokümanı inceleyerek ve yarı yapılandırılmış 20 görüşme gerçekleştirerek “Cinsel İstismardan Etkilenen Erkek Çocuklarına Yönelik Bakım Raporu”nu yayınladı. Raporda özellikle erkek çocukların istismar için savunmasız kaldığı durumlar, göz ardı edilen gerçekler ve öneriler yer almaktadır.

Family for Every Child Ağı’ nın yayınladığı araştırma raporuna göre erkek çocukları direk olarak aile üyelerinin ihmal, istismar, kendini teşhir etme veya pornografik içerik izletmeye zorlama eylemlerinin sonucunda veya aile üyelerinin direk olmayan bir eylemi sonucunda; çocukları riskli çevrelere karşı koruyacak önlemi almadıkları için istismara uğramaktadırlar. Ailelerin çocuklarını istismardan koruyamamalarının altında yoksulluk, tabular ve cinsiyet ve cinsellikle ilgili tutumlar yer almaktadır.

Yapılan bir araştırma göstermektedir ki, araştırmaya katılan ve zararlı cinsel davranış sergileyen erkeklerin yarısı bu davranışlarının sebebini, çoğu aileleri tarafından gösterilen pornografiye bağlamaktadır. Pek çok araştırmacı da çocukların pornografiye maruz bırakılmasının zararlı cinsel davranışı tetikleme noktasında yüksek risk içerdiğini belirtmektedir.

Devlet korumasındaki çocukların toplumun geneline göre cinsel istismara maruz kalma riski daha yüksektir. Kapalı kurumların izlenmesinin zorluğu sebebiyle, bu oran kurum bakımında, aile temelli bakıma göre çok daha fazladır. Çocukların bakım ve korunmaya ihtiyaç duyduğu durumlarda hükümlülerle aynı yere yerleştirilmesi erkek çocuklarını hem istismara hem zararlı cinsel davranışlara karşı daha hassas bir duruma sokmaktadır.  WHO verilerine paralel olarak fiziksel veya mental bir engelliliğe sahip olan çocukların toplumun geneline göre çok daha yüksek risk altında olduğu belirlenmiştir.

Araştırmalar, cinsel şiddetin tüm çocuklar için ailenin dağılmasının sebebi veya sonucu olduğunu göstermektedir. Ancak erkek çocuklar ailelerin parçalanmasından özellikle etkilenmektedir. Erkek çocuklar, cinsel istismara uğrayan erkeklere yönelik sığınma merkezlerinin eksikliğinden dolayı genellikle yalnız yaşayan erkeklerin yanlarına yerleştirilmektedirler ki bu bir ikincil travma nedeni olabilmektedir. Ve eğer istismarı uygulayan bir kadın ise çocuk korunmak yerine hedef gösterilebilmektedir.

Bir yetişkinin himayesinden yoksun olan erkek çocukları da istismara karşı özellikle savunmasız durumdadırlar. Özellikle göç, erkek çocuklarının üzerinde sorumluluk alma ve “erkekliğe” geçme gibi konularda büyük baskı unsuru oluşturabilmektedir. Hareket halinde olan veya yabancısı oldukları bir yere ulaşan çocuklar istismara karşı savunmasızdır ve genellikle hiç bir desteğe ulaşamamaktadırlar. Refakatsiz erkek çocukları seks işçiliğinde kullanılmakta ve kendilerini çalıştıranlar tarafından istismara uğramaktadırlar. Ya da bu çocuklar en başta seks işçiliği için ailelerinden koparılmış olabilmektedirler.

Sokakta yaşayan çocuklar arasında da cinsel şiddet yaygındır. Özellikle diğerleri üzerinde baskı ve hakimiyet kurmak isteyen otorite figürleri tarafından istismar uygulanmaktadır.

Raporda çocukluk, cinsiyet ve erkeklik algısı ile ilgili sosyal normların erkek çocuklara karşı istismarın sürmesini sağladığı, çocukların savunmasızlığını arttırdığı ve istismarın rapor edilmemesine katkı sağladığı belirtilmektedir. İhmal ve istismarla ilgili genellemeler ve ailelerin çocuklarıyla iletişim yetersizliği erkek çocuklarını istismara karşı daha da savunmasız kılmaktadır. Ayrıca erkek çocuklarına yönelik istismar vakalarında çoğu hareketin istismar olarak algılanmadığı ve bu nedenle rapor edilmediği belirlenmiştir. Toplum tarafından erkek çocuk kurban değil suçlu olarak görülebilmektedir.

Peki tüm çocuklar başta olmak üzere erkek çocuklarını istismardan korumak için neler yapılabilir? Bu konuda üç aşamadan oluşan bir müdahale planı öngörülmektedir. Buna göre;

Birincil müdahale aşamasında özellikle dezavantajlı gruplar ve azınlıklar dahil edilerek toplumsal cinsiyetle ilgili sosyal normlar üzerinde çalışmak, erkek çocuklara yönelik cinsel istismarla ilgili eğitim, sağlık ve koruma programlarıyla farkındalık artırmak, ulusal kanunların uluslararası standartlara uygunluğunu incelemek ve cinsel istismardan etkilenen erkek çocuklara yeterli destek sağlandığından emin olmak, ailelerin istismarı önleme noktasındaki anahtar rolünü kabul etmek ve aileleri bilinçlendirmek, cinsiyet ve ilişkiler üzerine eğitimler sağlamak, internetin nasıl güvenli kullanılacağına dair ebeveynleri ve çocukları bilinçlendirmek, medyada yer alan zararlı cinsel davranışlar ve zararlı cinsel davranış sergileyen çocuk karakterlerin azaltılması yönünde çalışmak yapmak yer almaktadır.

İkincil müdahale aşamasında bir yetişkin bakımından yoksun ve cinsel istismara karşı özellikle savunmasız olan erkek çocuklarına yönelik eğitim ve destek hizmetlerinin geliştirilmesini sağlamak, yetişkin bakımından yoksun, refakatsiz, LGBTİ, engelli ve güvensiz bir ortamda yaşayan yüksek risk grubunda bulunan çocuklara yönelik eğitim ve destek hizmetleri geliştirmek, engelliliğe sahip çocukları cinsiyet eğitimine özellikle dahil etmek ve onlara bakım verenlerin de engelli bireylerin cinsel olgunluğa erişme süreçlerini tanımalarını ve destek olmalarını sağlamak, ailelerde bulunan aile içi şiddet, alkol ve madde kullanımı ve ebeveynlerin yaşadığı travmalara müdahalelerde bulunmak, çocukların internet üzerinden pornografiye ve cinsel sömürüye maruz kalmasını önlemek, cinsel istismardan etkilenen çocuklara yönelik bakım veren merkezlerin azlığıyla mücadele etmek için çocuk koruma sistemleriyle birlikte çalışmak, koruma altında yetişen çocukların durumuna özel bir önem göstermek, cinsel şiddeti önlemek için özel önlemler de dahil olmak üzere kurum bakımında cinsel şiddeti önlemek için kalite standartlarının, davranış kurallarının ve şikayet mekanizmalarının yürürlükte olmasını sağlamak ve kurumların olayları ve nasıl ele alındıklarını rapor etmelerini sağlamak yer almaktadır.

Üçüncül aşamada erkek ve kız çocuklarına yönelik cinsel istismarı anlama ve önleme konusunda, çocuk koruma, eğitim ve sağlık sektörlerinden gelenler de dahil olmak üzere çok çeşitli aktörlerin kapasitesinin geliştirilmesine destek olmak için uzman eğitimi, farkındalık yaratma materyalleri ve yol haritaları geliştirmek ve yaygınlaştırmak, bu müdahalelerin yalnızca eşcinsel çocuklara yönelik olduğuna dair varsayımların çocukları ve aileleri bu hizmetlerden uzaklaştırmadığına emin olmak, cinsel istismar mağduru erkek çocuklarının çocuk dostu destek hizmetlerine kolayca erişim sağladığından emin olmak, cinsel istismardan etkilenen erkek çocuklara ve LGBTİ topluluğundaki erkek çocuklara yönelik ayrımcılığı azaltmak için bakıcılar, uygulayıcılar ve hizmet sağlayıcılara farkındalık sağlamak, çocuklara ve ailelere yönelik kültüre duyarlı terapötik yaklaşımları güçlendirmek, zararlı cinsel davranış sergileyen çocuklara yönelik yaş ve gelişimine uygun müdahale modelleri geliştirmek yer almaktadır.

Raporda yer alan bilgiler erkek çocuklarına yönelik cinsel istismarın küçümsenmeyecek derecede yaygın olduğunu ve bir an önce önlem alınması gerektiğini göstermektedir. Ülkemizde de son yıllarda artan çocuklara yönelik cinsel istismarın kamu, sivil toplum ve bireyler için öncelikli olması ve çözüm için bütüncül bir yaklaşımın sergilenmesi gerekmektedir. İstismar sonrasında çok derin yaralar bırakan ve kişiyi hayatı boyunca etkileyen bir olgudur. Bu nedenle istismar sonrasında yapılacak şeylerden önce istismarı önleme üzerine çalışmalara odaklanılmalıdır. Öncelik, çocukları her türlü ihmal ve istismardan korumak olmalıdır.

Hayat Sende Derneği olarak her çocuğun sevgi dolu bir aile yanında güvenle büyümesi gerektiğine inanıyor ve bunu başarmak için çalışmalar yürütüyoruz. Kurum bakımındaki cinsel istismar oranlarının aile temelli bakıma göre çok daha yüksek olduğunu gösteren sonuçlar da her çocuğa bir aile temennimizi daha güçlü bir şekilde dile getirmemize sebep olmaktadır. Her çocuk güvenli bir ortamda hayata hazırlanma hakkına sahiptir. Bu hakkı çocuklarla birlikte savunduğumuz ve koruduğumuz güzel günlerin gelmesi dileğiyle…

 

Rumeysa BOZDEMİR

 

Rumeysa Bozdemir, Hayat Sende Derneği’nde Savunuculuk ve Politika Belgesi Oluşturma Birimi koordinatörlüğünü gönüllü olarak yürütmektedir. Sosyal hizmet uzmanı olan Rumeysa Bozdemir, Savunuculuk biriminde devlet korumasındaki çocuklar ve korumadan ayrılan bireyler başta olmak tüm çocuk ve gençlerin hayata eşit ve adil şartlarda atılmasını sağlamak için çalışmalar yürütmektedir.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: