Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

RUANDA SOYKIRIM YADİGARI YETİŞTİRME YURTLARINDAN VAZGEÇİYOR

RUANDA SOYKIRIM YADİGARI YETİŞTİRME YURTLARINDAN VAZGEÇİYOR

RUANDA SOYKIRIM YADİGARI YETİŞTİRME YURTLARINDAN VAZGEÇİYOR

RUANDA SOYKIRIM YADİGARI YETİŞTİRME YURTLARINDAN VAZGEÇİYOR

 

Sarah Cruddas,

Ruanda

12 Mart 2015

 

Ruanda soykırımından önce yetimhaneler neredeyse duyulmamıştı – ülke geneline sadece dört taneydi.

Ruanda’da bir deyiş vardı: “bizim toplumumuzda yetim yok.” ve komşular başkalarının çocukları ile ilgilenirdi.

Bu onların para karşılığı yaptığı bir iş değildi, sadece kültürün bir parçasıydı.

Ancak 1994’ten – 100 günlük bir süre boyunca en az 800,000 Tutsi ve göz ardı edilemeyecek sayıda Hutu öldüğü zamandan – sonra özel olarak işletilen çocuk evleri hızla yaygınlaşmaya başladı.

Bugün bu küçük Doğu Afrika ülkesinde, 30 tane yetiştirme yurdu var ve burada yaklaşık 3,000 çocuk yetişiyor.

“Soykırımdan sonra pek çok çocuk yetim kaldı ve anne-babalarından ayrıldı.” diyor, bir sivil toplum kuruluşu olan Hope and Homes for Children (Çocuklar İçin Umut ve Evler) Ruanda ülke direktörü Claudine Nyinawagaga.

“Hükümet birçok konuyla ilgilenmek zorunda kaldı - ülkedeki hemen hemen herkes ya soykırım kurbanıydı ya da failiydi - hükümet ülkeyi yeniden inşa etmek zorunda kaldı, tabi çocuklar öncelikli değildi.”

“Yapılacak en kolay şey çocukları yetiştirme yurtlarına göndermekti.”

Şimdi hükümet 2020 yılı itibariyle bütün yetiştirme yurtlarını kapatmak istiyor.

Hope and Homes for Children, inisiyatif alarak çocukların ailelerin yanına yerleşmesine yardımcı oluyor.

‘Hızlı çözüm’

Ancak kendisi de bir Tutsi olan Bayan Nyinawagaga için bu işin trajik bir boyutu var.

Nisan 1994’te yeni evliyken ve daha yeni bir oğlu olmuşken iktisat alanında doktora yapmayı planladığı başkent Kigali’de yaşıyordu. Ailesinin geri kalanı ise ülkenin batısında kalan Rubavu bölgesinde yaşıyordu. “Soykırım başladığında evi aradım ve bana annemin ve yeğenimin çoktan öldürüldüğünü söylediler.” diyor. “Annem palalı bir komşu tarafından saldırıya uğrayarak öldürüldü.”

Ailesinin diğer üyeleri kilisede öldürüldü.

Hayatta kalanlar sadece yeğenleriydi, bazıları “annelerinin yüzünü hatırlayamayacak kadar küçüktü.” Rubavu’nun Noel Yetimhanesine saklanmışlardı, şimdi Nyinawagaga’nın tam da kapatmak için çalıştığı kurumlardan biri.

Ama kendisine kalırsa yetiştirme yurtları, yetimhaneler, amaçlarına çoktan hizmet ettiler.

Soykırımda yetim kalanlar büyüdüler ve bugün çocuk evleri ülkenin yoksul ve kırılgan kesimleri için halen “hızlı çözüm” olarak görülüyor.

“Bu kurumlarda kalan çocukların pek çoğu yetim değil, hatta normalde toplum tarafından ilgilenilecek olan insanlar.” diyor Bayan Nyinawagaga.

‘Para kazanmak’

Sorun yoksulluk. Ruanda, Afrika’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birine sahip olabilir ancak özellikle kırsal alanlardaki nüfusun yarısı yoksulluk sınırının altında yaşamakta ve birçok aile çocuklarına bakamayacak kadar yoksul olduklarını düşündüğünden çocuklarından vazgeçiyor.

Anne sütü ile besleme konusunda yaşanan zorluklar gibi sorunlardan bile çocukların yetiştirme yurtlarına bırakıldığı görülüyor.

Yetiştirme yurtlarının kapatılmasını savunanlar bu kuruluşların işletme olduğuna işaret ederek kapatılmalarını istiyor.

Nyinawagaga Hanım’a göre, yetimhane işleten kuruluşlara bağışlanan her 100 dolardan sadece 40 doları çocuk bakımına gidiyor.

“Para kazanıyorlar… İnsanlar paranın nereye gideceği konusunda naif olabilirler.” diyor.

Bu durum, bunun arkasındaki insanların bu kurumları kapatmak istemediği anlamına geliyor - benim ziyaret ettiğim kimse de hükümetin politikasıyla ilgili yorum yapmak istemedi.

Yetimhaneler çoğu zaman gelişmiş ülkelerdeki yaşları birkaç aylıktan 40’lı yaşlara kadar değişen sakinlerinin bulunduğu kurumlarla karşılaştırılamaz bile.

‘Oyuncak yok’

Kongo Demokratik Cumhuriyeti sınırına yakın, Noel Yetiştirme Yurdu halen duruyor ve şu anda yaklaşık 100 çocuk ve engelli yetişkine ev sahipliği yapıyor.

Bebekler sıralanmış plastik karyolalarda yatıyor; kör bir bebek normalde bir ebeveynin verdiği ilgiyi taklit edercesine kendi kendini sallıyor.

Odalarda zemin betondan yapılmış. Hiçbir oyuncak yok. Dışarısı ahıra benziyor ve her yerde çamur var.

Sekiz yaşında bir kız çocuğu annesinin olmadığını açıklıyor. Babası hayatta, ancak kızına bakmak için donanımlı ya da hazır değil.

Başka bir odada, hafif ve orta derecede engeli olan yaşça daha büyük çocuklar ve gençlerden oluşan bir grup oturuyor. Odadan gelen koku bir çiftlik avlusuna benziyor; koşullar hayvanlar için bile uygun sayılmaz.

Bu odada oturmak dışında yapacak hiçbir şeyleri yok.

Noel Yetiştirme Yurdu’nun müdürü konuşmayı reddediyor ama kimliğini vermek istemeyen bir çalışan: “Bazıları burada ölmeyi bekliyor. Aslında bazıları ölse daha iyi.” diyor.

Umut edilen, Noel Yetiştirme Yurdu’nun Nisan ayı itibariyle kapatılması, çocukların ya kendi biyolojik ailelerinin yanına ya da alternatif aile temelli bakıma yerleştirilmesi- şimdilik geriye engelli çocuk ve yetişkinler kalıyor.

Ruanda’da koruyucu ailelik için teşvik ödenmezken, ülke tam anlamıyla kendi geleneksel çocuk bakımı değerlerine dönüyor.

Soykırımdan sonra Nyinawagaga Hanım, kendi geniş ailesinin 13 üyesinin koruyuculuğunu üstlenmiş ve mütevazı bir şekilde bunun sadece “normal” olduğunu açıklıyor.

Ruanda hükümeti yetimhaneler yerine, ebeveynlerin işe gitmesini desteklemek için toplum merkezleri kuruyor.

Son dört yıl içinde, ülke çapında sekiz tane kuruldu.

STK’lar tarafından inşa edilen bu yapılar, engelli çocukları olan ailelerin de dahil olduğu ailelere destek sunmak için yerel yönetimler tarafından finanse edilmektedir.

Eğer Ruanda 2020 yılına kadar tüm yetimhanelerini kapatmakta başarılı olursa bunu gerçekleştiren ilk Afrika ülkesi olacak,  bu da Bayan Nyinawagaga’nın ülkeyi “soykırımın olumsuzluğundan daha pozitif bir geleceğe” taşımasına yardımcı olmasını umduğu bir şey.

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Esra Atalay tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

 

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

 

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: