Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Uluslararası Evlat Edindirme mi, İnsan Ticareti mi?

Uluslararası Evlat Edindirme mi, İnsan Ticareti mi?

Uluslararası Evlat Edindirme mi, İnsan Ticareti mi?

Psikoloji biliminin gelişmesi ve kapalı kurumların zararının farkına varılmasından itibaren, çok sayıda dünya ülkesi, özellikle gelişmiş olan ülkeler, kapalı kurumları terk etmeye yönelik politikalara yönelmiştir. Kapalı kurumların, pratikte, teoride olduğu gibi işlememesi, insanları tedavi ederken veya cezalandırırken aslında onları sosyal hayattan uzun süre soyutladığı gözlemlenmiştir. İnsanla ve sosyal çevreyle temasın azaldığı her türlü  sistemin aslında insana yarar sağlamaktan çok zarar verdiği ve kişiye onarılamaz hasarlar bıraktığı çeşitli araştırmalarda da gözlenmiştir. Özellikle hayatının en önemli ve kritik evrelerini bu kapalı kurumlarda geçiren çocuklar, bu sistemlerin en büyük mağdurları olarak görülebilir.

Ailesi olmayan, terk edilmiş veya istismara uğramış, ailesi varken çeşitli sebeplerle aileden alınmış çocukların, kapalı kurumlara yerleştirilmesi, onlara çoğu zaman daha iyi fırsatlar ve kendi yolunu çizme imkanı tanımıyor. Bu konuda en önemli adım, her çocuğa bir aile ilkesiyle, çocukların koruyucu aile yanına yerleştirilmesi ve evlat edinilmesine teşvik edilmesidir. Evlat edinme söz konusu olduğunda da yurt içinde bu prosedürler çok fazla eleştiri konusu olurken, uluslararası evlat edinme şartları da çok fazla tartışılıyor.  

Uluslararası evlat edinme koşulları ile ilgili evrensel bir sınırlama veya çocuk haklarını gözeten veya koruyan kapsamlı bir sözleşme ya da bildiri yok. Her ülkenin kendi uluslararası evlat edinme sistemi olmakla beraber, çocuğun transferi sağlanacak ülkelerin arasında ikili anlaşmaların uyuşması gerekmektedir. Bu yüzden, konunun etik açıdan ele alınmasını gerektirecek yaygın ve çeşitli uygulamalar mevcut.

Karar aşaması

Evlat edinme, yurt içinde olması halinde bile iyice düşünülmesi gereken ve çok fazla prosedür gerektiren bir uygulamayken söz konusu ülkeler arası evlat edinme olunca  daha fazla ayrıntı gerektirebiliyor. Öncelikle yaygın uluslararası evlat edinme koşullarına baktığımızda, ilk aşama karar aşaması oluyor. İnsanlar sadece farklı bir ülkeden bir evlat değil , aynı zamanda farklı dinden, ten renginden, ırktan veya etnik kimlikten de bir kişiyle hayatlarını devam ettirme kararı vermiş oluyor. Bu noktada bazı ülkelerin, kendilerinden evlat edinmeyi isteyen başka ülke vatandaşlarından çeşitli istekleri olabiliyor. Ülkelerinde en az 2 hafta bulunup kültürlerini öğrenmeleri, dil kursları almaları veya yaşadıkları yerde kendi kültürlerini yansıtan kuruluşların bulunması  (restoran gibi) bu isteklerden bazıları. Özellikle ülkeler, bu insanlardan neden kendi kültürlerinden bir çocuğu evlat edinmek yerine başka bir ülkeden evlat edinmek istediklerinin farkına varmalarına önem veriyor.

Bir sonraki aşama evlat edinmek istenen ülkeyi seçmek oluyor. Bu konuda öne çıkan sınırlama, ülkelerin her birinin kendine has evlat edinme politikaları ve şartları olması. Eşcinsel evliliğin yasal olduğu ülkelerde  eşcinsel çiftler evlat edinme hakkına sahip olabilirken İslam kültürü yaygın olan ülkelerde evli olmayan çiftler evlat edinemeyebiliyor. Bu konuda öne çıkan kriterler; ailenin yaşı, çocukla evlat edinmek isteyen kişi arasındaki yaş farkı ve medeni durumları olabiliyor.

Ajans Seçimi

Sonraki aşama, yaygın uygulamalara göre, evlat edinme ajansını seçme aşaması oluyor. Evlat edinme ajansları dünyanın bir çok ülkesinde (ABD, Afrika, Güney Amerika, Çin, Hindistan, Etiyopya, vb.) uluslararası evlat edinme işleriyle ilgilenen ticari kuruluşlar olarak nitelendirilebilir. Uluslararası evlat edinmenin etik endişeleri işte bu noktada başlıyor. Kimi ajanslar size photolisting denilen, çocuğun ırkı, yaşı vb. şartları seçebileceğiniz elektronik katalog hizmeti sağlıyor. Ajansların bir kısmı ahlaki(!) bulmadığı için çocukların fotoğraflarını paylaşmayabiliyor.

Evlat edindirme ajansları şu anda çok geniş çapta olup reklamlarını çok iyi yapan ve global anlamda iyi çalışan, ‘insan ticaretini’ meşrulaştıran kurumlar haline geldiler. Özellikle size yüzlerce ülkenin evlat edinme koşullarını anlatırken ülkeler arası evrak işlerini sizin yerinize hallediyor, eğitimlerini düzenliyor, size süreç hakkında detaylı bilgi verip devletlerle koordineli bir biçimde çalışıyor. Sizin ise evlat edinmek için tek yapmanız gereken başvuru yapmak ve aşamalara uymak. Aynı zamanda seçtiğiniz ajansa göre, çocukların kültürleriyle ilgili üst düzey eğitimler alıp bulunduğunuz ülkenin sosyal hizmet görevlileri tarafından ev çalışmalarına üye olabiliyorsunuz. Şu anda uluslararası evlat edinmek için ajansların fiyat aralığı 10.000 dolar ile 40.000 dolar arası olabiliyor.  Bu masrafların içinde evlat edinme eğitimleri, ev çalışmaları, çocuğun pasaport ve ulaşım masrafları, ülkelerin talep ettiği ücretler ve evrak masrafları ve aynı zamanda çocuğun alındığı yetiştirme yurduna ödenilecek para da var. Örneğin, Çin’den evlat edinmek istendiğinde, çocuğun kaldığı yetiştirme yurdu 3.000 ila 4.000 dolar arası para talep edebiliyor.  Elbette bu masraflar ülkeden ülkeye değişirken bazı ülkeler uluslararası evlat edinilmesi durumunda, evlat edinilen çocuğun özelliklerine göre çeşitli fırsatlar sağlıyor. Örneğin özel ihtiyaçları olan çocuk (engelli çocuk) evlat edinilmesi halinde evlat edinme masrafları azalırken vergilerde indirim veya muaf bile söz konusu olabiliyor.

Ajansların sayısının artmasıyla beraber, rekabet de arttığı için ajanslar güvenilirliği arttırma amacıyla sivil toplum kuruluşları tarafından puanlanabiliyor. Çeşitli ülkelerde öne çıkan ajanslar, o  ülkelerde bulunan çocuk hakları dernekleri tarafından desteklendiği veya puanlandığı takdirde, diğer ajansların arasından  sıyrılıp daha çok talep görebiliyor.

Ayrıca ajanslar, çocukların biyolojik anne ve babalarına yönelik tıbbi kayıtları da evlat edinmek isteyen bireylerin istemesi durumunda sağlıyor. Çocuğun ileride kim olduğunu  ve nereden geldiğini öğrenmek istemesi halinde, aileler bu bilgiyi onlara sağlamak isteyebiliyor. Her insanın yaşadığı kimlik bunalımı ve kendini bulma veya keşfetme süreci, farklı ülkede bulunan, farklı ten renginden, farklı ırk veya etnik kimlikten gelen insanlar için elbette daha çok önem kazanıyor. Ajanslar özellikle bunu da ailelere sağlamaya çalışıyor.

Bekleme Süreci

Ajans seçimi de tamamlandıktan sonra, evlat edinmek isteyen bireyler (eğer ajans böyle bir hizmet vaat etmişse) ev çalışmalarına tabi tutuluyor ve sosyal hizmet uzmanları tarafından yapılacak ziyaretlere hazırlanıyor. Sonrasında kendileri ile ilgili detaylı belgeleri dolduruyorlar ve bekleme süreci başlıyor. Bekleme süresi minimum 12 ay, maksimum 18 ay olmakla beraber ülkeden ülkeye veya durumdan duruma göre değişebiliyor. Yaşanan ülkelerde doğal afet gibi durumlar olması durumunda süreç hızlanırken çocuğun psikolojik veya fiziksel durumuna göre de uzayıp kısalabiliyor.

Bekleme süreci sona erip eşleşme sağlandığında; kişilere çocukla ilgili tüm bilgiler sağlanıyor ve karar vermeleri için süre tanınıyor. Bu süre bazı ajanslarda 24 saat olabiliyorken bazı ajanslarda günler ve hatta haftalarda olabiliyor.  Kararın olumlu olması sonucunda, çocuğun ülkeye transferi sağlanıyor.

Yerleşme sonrası prosedür ve sürecin takibi ülkeden ülkeye değişiklik gösterebiliyor. Örneğin ABD’de , evlat edinilen kişilere yerleşme sonrası denetimi, kişilerin ihtiyaçlarına göre 6 ay ve 2 yıl arası sağlanabiliyor. Sosyal hizmet görevlileri düzenli olarak ziyaret gerçekleştirirken yetiştirme yurdu çalışanlarının ve koruyucu ailelerin bulunduğu bir ağdan yardım almak da mümkün olabiliyor.

Türkiye’deki uluslararası evlat edindirme koşulları

Elbette asıl ilgi odağımız, Türkiye’nin bu konudaki tutumunun nasıl olduğu. Türkiye 1996 yılında, uluslararası evlat edinme koşullarıyla ilgili çocuğun en üst yararını gözeten 83 ülkenin imzacı olduğu Lahey Sözleşmesi’ni imzaladı. Bu sözleşme uluslararası bir evlat edinme politikası olmamakla beraber, insan ticaretini önlemek ve çocukların yararlarının takipçisi olmak amacıyla ülkeleri bir araya getirmiştir.  Sözleşmeye göre, evlat edinilecek çocuk ve evlat edinmek isteyen kişiler arası yaş farkı en az 18 olmalıdır. Çocuk, karar verme açısından yetkin bir yaşta ise rızasının alınması gerekmekte ve evlat edinilirken hiçbir maddi yarar gözetilmemelidir. Çocuk evlat edindirilirken biyolojik anne ve babasının kimliği, eğer çocuğun yararına olacaksa gizlenebilir. Sözleşmenin en önemli kararlarından biri ise uluslararası evlat edindirmenin,  çocuğun mevcut yasal ana-baba ilişkisini sona erdirecek herhangi bir sonuç doğurmamasıdır.

Türkiye yalnızca bu sözleşmeye imzacı olan ülkelerle evlat edinme işlemlerine izin vermektedir.  Türkiye uluslararası evlat edindirme ile ilgili yurt içindeki evlat edindirme prosedürlerinden farklı bir işlem veya belge ücreti talep etmemektedir. Evlat edinmek isteyen bireylerle ilgili koşulları, ülke içindeki koşullarla aynıdır. Ancak evlat edinmek isteyen bireyler, vatandaşı oldukları ülkelerden gerekli mahkeme kararını veya iznini almış olmaları gerekmektedir. Türkiye’de evlat edinilecek çocuk şartları ise şunlardır:

  • Çocuğun 5 yaş veya üzerinde olması.

  • Çocuğun kendi ülkesinde evlat edindirilememiş olması.

  • Sağlık sorunu, engelli veya bebek olmaması.

  • Genellikle erkek veya kardeşi olan çocuk olması.

  • Biyolojik anne ve babasının (mental sağlıklarında bir problem olmaması durumunda) izninin alınması.

Türkiye’den evlat edinmek isteyen bireyler, yalnızca kendilerine önerilen çocuğu görebilmektedirler. Tüm bu şartlar, Türkiye’den insanların başka ülkelerden evlat edinmek istemesi halinde de geçerlidir ve evlat edinilen çocuk, ailenin biyolojik çocuğu olması durumundaki haklarıyla aynı haklara sahip olacaktır.

En önemli nokta ise Türkiye’de evlat edindirme ajanslarının bulunmaması ve yasak olmasıdır. Evlat edindirme ile ilgili hiçbir maddi çıkar yoktur.  Yani ülkemizde insan ticaretine yol açacak ve çocukların istismarına neden olacak bir politika izlenmemektedir.

Uluslararası yaygın evlat edinme koşulları ve Türkiye’nin bu konudaki tutumunu teknik açıdan dile getirdiğimize göre, şimdi endişelerimizi de aktarmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Hayat Sende Derneği olarak, 1-4 Kasım 2017 tarihleri arasında Malta'da düzenlenen IFCO 2017 Dünya Konferansı'na katıldık. Çeşitli ülkelerden gelen insanlar, uluslararası evlat edinme koşulları ile ilgili deneyimlerini ve gördüklerini anlattılar. Uluslararası evlat edinilen çocukların, bulundukları kültüre ait olmadıklarını hissetmeleri durumunda, kendilerini bulmak adına ruhani yolculuklarını yapıp ülkelerine döndüklerini ve artık orada da kendilerinden iz bulamadıklarını dinledik. Birçok çocuğun bu şekilde kimlik bunalımı yaşadığını, kendini iki tarafa da ait hissetmediğini öğrendik.

Ayrıca uluslararası evlat edindirme ajansları, biyolojik ailelerin, çocuklarına daha iyi bakılacak diye onları yurtlara verdikleri bir dünyada, bu biyolojik ailelere çocuklarının daha iyi bakılacağı aileler sunulması ve karşılığında da para teklif edilmesi önlenemez. İnsan ticareti devletler ve profesyonel ajanslar tarafından yasallaştırılabilir. Çocuğunu bebek kutularına bırakan ailelerin, hem para kazanmak hem de çocuğuna daha iyi bir hayat sağlamak istemesi halinde, çocuğunu satmasını bu sistemde kim engelleyebilir?

İnsanların, eşya veya bir obje gibi kataloglardan seçilerek uluslararası bir ticaret öğesi haline dönüştürülmesi ne kadar etik olabilir? Bizlere bir insanı kendi kültüründen, kendi dininden veya kendi ülkesinden hatta ve hatta kendi ailesinden koparma hakkını veren şey nedir?

Evlat edindirme elbette çocuklara daha iyi bir gelecek, daha kaliteli bir yaşam ve insanca yaşama hakkı sunacaktır. Ama maddi çıkarların içinde olduğu şekilde değil, sevginin içinde olduğu şekilde. Dünya’yı çocuklar kurtaracak, çocukları da sevgi!

Sevgi ile büyüyen ve büyüten herkese..

KAYNAKÇA

https://www.hcch.net/en/home

https://tr.wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvw4dvY3VrbGFyxLFuX0tvcnVubWFzxLFfdmVfw5xsa2VsZXJhcmFzxLFfRXZsYXRfRWRpbm1lX0tvbnVzdW5kYV_EsMWfYmlybGnEn2luZV9EYWlyX1PDtnpsZcWfbWU

https://cocukhizmetleri.aile.gov.tr/uygulamalar/evlat-edinme

http://tbmm.gov.tr/kanunlar/k5049.html

https://adoption.com/how-to-adopt-a-child-guide

https://adoption.com/surviving-home-study

https://adoption.com/transracial-multicultural-adoption

https://adoption.com/forums/11/international-adoption/

https://adoption.com/wiki/Category:International_Adoption

https://adoption.com/directory/

http://www2.tbmm.gov.tr/d26/1/1-0697.pdf

 Uğur Kan

Uğur Kan, ODTÜ Psikoloji bölümünde lisans eğitimine devam etmekte, aynı zamanda devlet korumasındaki çocuk ve gençlerin hayatına yenilikçi çözümler getirmeyi amaçlayan Hayat Sende Derneği’nde Ağlar ve Platformlar Birimi’nde gönüllü faaliyetlerde bulunmaktadır. Yanı sıra, Hayat Sende Derneği’nin uygulamakta olduğu Geleceğe Koşanlar projesinde grup mentoru olarak çalışmalar gerçekleştirmektedir.

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, devlet korumasında yetişmiş bir grup idealist genç tarafından 2007 yılında Ankara’da kuruldu. Hedef kitlesi, devlet koruması altındaki çocuk ve gençler ile kurum bakımından çıkanlar olan derneğin temel stratejileri; koruma altındaki çocuk ve gençlerin, hayata eşit ve güçlü adımlarla atılmaları için insan kaynakları değerlerini yükseltmek, bu çocuk ve gençlere ilişkin medya ve toplumdaki olumsuz ayrımcı söylemle mücadele etmek, lobicilik ve savunu faaliyetleriyle bu çocuk ve gençlerin haklarını savunmak. Türkiye’de 18.300 çocuk ve genç, devlet koruması altında yaşıyor. Bunların 12.900’ü kurum bakımındayken, 5.400’ü koruyucu aile hizmet modelinden yararlanıyor.

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

 

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: