Lütfen web tarayıcınızın Javascript desteğini aktif ediniz!

Travma Yaşamış Çocuklar İçin Bilinçli Destek

Travma Yaşamış Çocuklar İçin Bilinçli Destek

Travma Yaşamış Çocuklar İçin Bilinçli Destek

“Davranışların altında hangi yalanlar var?“ şemasındaki sorulara kafa yordun ve yargılamak ya da cezalandırmak yerine çocuk her ne kadar acı ve ızdırap içinde yaşasa da aslında yapabileceği en iyi şekilde iletişim kurmaya çalıştığını anladın… ”Peki şimdi ne yapacağım?” diye soruyorsun.  Söz verildiği gibi, sana adım adım rehberlik sunmak için ikinci bir şema oluşturduk.

Kötü haber bunun için manuel bir programın, herkese uyan tek bir çözümün, sallayabileceğimiz sihirli bir değneğin olmaması. Çocukluk travması genellikle iletişimin ve güvenin azalması sonucu oluşur. Travmayı iyileştirmenin en iyi yolu bunları yavaşça, özenle ve büyük bir sabırla yeniden inşa etmektir.

Echo’da söylediğimiz gibi, “Herhangi bir etkileşimin %50’si sensin”. Bu, kendimize ve tepkilerimize bakmaya istekli olmadığımız sürece, sınıfta veya bir çocukla sorunlar yaşadığımız başka herhangi bir durumda hiçbir yöntem veya beceri işe yaramayacak demektir. Bununla ilgili sana empati kazandıracak ilk kişinin ben olmama izin ver. Hiç kimse istismar edilmek, göz ardı edilmek, haksız yere suçlanmak, hakaret edilmek, hiç dikkate alınmamak veya stres hormonlarının vücudunun etrafında yarışmasını  ve muhtemelen gözyaşlarına sebep olmasını istemez. Hüzün ve öfke hissetmek tamamen doğaldır. Önemlisin. Hissetmelisin. Ve işte derin bir nefes aldığın yerdeyiz, çünkü yetişkin/ çocuk ilişkisinde sadece bir tane yetkin birey var ve her ne kadar tepki göstermek ya da kaçmak istesen de, tanım gereği bu sen olmalısın.

Biraz empati kazandığına ve sakinleştiğine göre, şimdi devreye girmeye hazırsın. Travma hakkındaki bilinçli davranışları öğrenmek için şemadaki adımları takip et, şöyle ki, stresten ve kendi travma tetikleyicilerinden kurtulduğunda kalbin nasıl tepki vermeni ister? Belki sen çocukken çevrendeki yetişkinler bu araçlara sahip değildi. Bu bizim için iyi bir şans ve herhangi bir acı tarihin tekrar etmediğinden emin olmak bizim sorumluluğumuzda.

                                                        

                                                    “Ben ne yapabilirim?”

                                    Travma Yaşamış Çocuklar İçin Bilinçli Destek

 

  1. Güvenli bir alan yarat. Açıkçası, çocuğun hala fiziksel veya duygusal olarak güvensiz hissetmesi durumunda hiçbir şey çözülmeyecektir. Savaşın ortasında, hayatta kalma tepkisini uzaklaştır veya dondur. Beynin üst lobu ne iyi seçilmiş sözlerinizi algılayabilir ne de iletişimi, sebepleri veya verdiğiniz sözleri anlamaya yetkindir. Senin veya bir başkasının bakış açısını kabullenemez. O yüzden James’in özür dilemesini ve davranışlarını açıklamasını sağla ya da Sandra’ya üzgün olmasının bir sebebi olmadığını, bunun çok küçük bir şey olduğunu söyle. Eğer çocuk bunaldıysa, onu sessiz bir alana yönlendir ya da rahatlamak için tuvalete gitmesine izin ver. Eğer bir sınıftaysanız, belki şilte ya da paravan kullanarak ayarlayacağın, bu sayede güvenli bir yermiş gibi hissettiren sessiz bir köşe oluşturabilirsin. Kapşonlarını kapatıp başlarını masaya koymak öğrencilerin her zaman güvende hissetmek için yaptıkları bir şeydir. Ve yinede kaç tane okulda kapşonlu sweetshirt yasağı vardır? Hadi düşünelim. Eğer bir öğrenci bu giysiyi göz önünde olmamak ve güvende hissetmek için giyerse, neden biz bunu cezalandırma sebebi yapalım ki? Ateşi söndürmek için suyu reddetmek gibi bir şey bu.  

  2. Sinir sistemini düzenle. Stres tahmin edilebilir bir psikolojik davranış şeklini beraberinde getirir ve toksik stresten yada travmadan acı çeken kim varsa aşırı uyarılmadan (çileden çıkma, gergin olma hali, asabilik) ve sinirlerindeki uyarılmadan (depresif, içine kapanıklık) dolayı strese kapılacaktır. Eğitimlerimizin büyük bir kısmı sinir sistemini düzene sokmak için örnekler vermeye ayrılmıştır. Fakat meselenin gerçeği, çözümlerimiz ne kadar zekice, yöntemlerimiz ne kadar iyi olursa olsun çocuk kendine en iyi geleni bulmak zorundadır. Bu bazen bir stres topuyla oynamak ya da ofiste çalışan bir bayana yardım etmek için gönderilmek kadar kolaydır.

  3. Sağlam bir bağ kur. Bu sinir sistemini düzenlemek için ilk kuraldır. İnsanlarla birlikte olduğumuzda buna önem veririz. Vücudumuz stresten sonra sinir sistemimizin rahatlamasından sorumlu oksitosin hormonunu üretir. Bir ebeveyn olarak, çocuğumuzla yakın olmanın çocuğa hatasını kabul ettirmekten veya kimin daha büyük bir sorunu olduğuna karar vermekten çok daha önemli olduğunu biliyoruz. Eğer onlarla yakın olmaya devam edersek, en sonunda duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı sakince konuşup, anlaşabiliriz. Bu aynı zamanda öğretmenler ve öğrenciler için de geçerlidir. Sadece öğretmenlerin öğrencilerine önem verdiklerini gösterebilmeleri için daha çok çaba göstermesi gerekir. Belki de bu çocuğun hayatında hiç güvenilir bir yetişkin olmamıştır. Belki de öğrenci, yıl sonunda ayrılmanın acısını hissedeceği için seninle bağ kurmak istemiyordur. Bununla birlikte, çoğu çocuğun, gözlerine bakıp hissettiklerinin “gerçek olup olmadığını” anlayabildikleri esrarengiz bir yeteneği vardır.

  4. Çocuğun kendini anlama çabasını destekle. Travma yaşadığında beynin sol ve sağ lobu birbirleriyle iletişim kurmada zorlanırlar. Zaman ve imgeler (sağ lob) ile mantıklı düşünceler ve kelimelerin (sol lob) arasında kopukluk olur. Sonuçta kafanda bir sürü güçlü, karmakarışık görüntü vardır ve bunları anlamlandırma kabiliyetin yoktur. Bir çocuk kendi yaşadıklarına anlam verebilirse, o zaman tamamlanmış olur ve sonunda uykuya dalar. Yöntemler aracılığıyla anlaşılır olmak, rutinler ve güvenilir yetişkinlerin varlığı çocuğun hissedeceği kaosun azalmasına yardım edebilir ve sadece onların kendilerini anlamasını sağlamayacak, aynı zamanda birçok öğrenme türündeki temel gereklilikleri de kavramasına yardımcı olacak mantıklı bağlantılar kurmaya başlayacaktır. Sarhoşken matematik sorusu çözdüğünüzü ya da cümle kurduğunuzu hayal edin. Karmaşık travmadan etkilenen bir çocuğun yaşadığı en benzer durum budur.

  5. Güç-ile stratejisini uygula (görev dağılımı, iş birliği, tercih ve söz hakkı). Duygusal ve fiziksel olarak zarar görmenin yanı sıra, travmanın en belirgin özelliklerinden biri kendini savunamamandır- yani, güç ve kontrol kaybıdır. Kendini çaresiz hissettiğin ve bu konudaki düşüncelerini veya hislerini dikkate almayan birinin gücü elinde tuttuğu herhangi bir yere geri döndüğünde, tekrar kötü hissedebilir, travmanın zehirli utancının tekrar canlandığını görebilirsin. Ergenler genelde herhangi bir 'saygısızlığa' karşı çok hassastırlar. Bu davranış tüm bilincini kaplar.  Eğer güce sahipsen (yetişkin olarak her zaman sahipsindir), o zaman onu iyi kullanmak bizim görevimizdir. Patronunun sana nasıl davranmasını isterdin? Seni etkileyen konularda fikrinin alınmasını ister miydin? Çalıştığın ortamı daha iyi hale getirmek için fikrini söyleyebilmeyi ister miydin? Merhametli ve iyimser bir patronun olsun ister miydin? Tabiki isterdin! Ve eğer böyle bir patronun yoksa, patronunuz büyürken bu stratejiyi hiç deneyimleyememiştir. Çocuklarla ilişkilerimizi 'güç-ile' stratejisiyle modellersek, başkalarına ağırbaşlı ve saygı ile davranacak bireyler yetiştirme şansımız olur.

  6. Sosyal, duygusal ve güçlü yetenekleri ortaya çıkar. Travma, geliştirici sosyal ve duygusal yeteneklere ayırdığımız vaktimizi mahveder. Beyin nasıl bir arkadaşlık kurulacağını öğrenmek için enerjinin çoğunu harcayarak varlığını sürdürmekle çok meşguldür ve bu yeteneklerin biçimlenmediğini görmek bizim için iyi bir şanstır. Birlikte yaptığımız en önemli görev çocukların birbirlerinden ilgiyi öğrenmeleridir ve hala kendilerini korumak için inşa ettikleri sığınakta yaşayan aynı zamanda buradan nasıl çıkacaklarına dair en ufak bir fikri olmayan pek çok çocuk vardır. Dayanıklılık genellikle umutla eşdeğerdir-birisinin herhangi bir yerde seni sevilmeye layık hissettirdiği tarzda bir umut. Sınıfta zorlu davranışlarla karşı karşıya olduğumuzdan dolayı,  şefkatimizin, çocukların içindeki iyiliği görme isteğimizin, güvenli, istikrarlı bir besleyici ilişki oluşturma seviyesinin belki bir çocuğun bildiği ve umduğu sevgi arasındaki ayrımı görmek ya da kendisinden ve yaşadığı dünyadan nefret ettiğini fark etmek bunaltıcı olabilir.

  7. Travma sonrası gelişmeyi teşvik et. İnsanların yıkıcı travmaları atlatmasını sağlayan nitelikler ve yeteneklerin olduğunu ve bunların sadece travmayı atlatmak için değil aynı zamanda insanların yeni bir amaç ve anlam bulmalarını sağladıklarını biliyoruz. Onların yeteneklerinden yararlanarak öğrencilere yardım edebilmemiz için bu tür insanlardan oluşan  bir sınıfımız var. Problem çözme, planlama, olumsuzluklara rağmen konsantre olma, otokontrolü sağlama ve yardım isteme gibi tüm özelliklerin travma sonrası gelişmeyi teşvik ettiği biliniyor ve öğretmenler bu yetenekleri çocuklara deneyimletmek için en uygun yerdeler. En üzücü durum ise, her günün sonunda bir çocuğu zor bir ev hayatına geri göndermektir. Bu durumdan sonra bile onlara ikincil kontrolü anlamalarına yardım edebiliriz- Eğer bir çocuk hayatının koşullarını kontrol edemezse, koşullara karşı tepkisi konusunda az da olsa kontrol sahibi olabilir. Hikayeyi sanat yoluyla veya günlük yollarla anlatmak kendi hikayenin kontrol altına alınmasını sağlar; aynı zamanda karışıklığın azalmasına yardımcı olur (gerçekçi bir anlatım sunar) ve bazı acıları dindirebilir. Diğer insanların travma ile nasıl baş ettikleri hakkında hikayeler önerebiliriz. Tekrar yorumlama ve kabullenme travma sonrası gelişmenin en önemli belirleyici yöntemleridir. İyimserlik, bir çocuğun geleceğe karşı giyebileceği en iyi zırhtır ve çocuğun geçmişi her ne kadar karanlık ya da kötü olsa da ezici koşullara rağmen en iyi şekilde yaptıklarına ve parlak ve geniş bir kitleyi hak ettiklerine dair kararlı bir inanç sürdüren "olumlu düşüncemiz" sayesinde bunu inşa edebiliriz.

Çocukların davranışlarına travma hakkında bilinçli olarak karşılık vermek, sana ve çocuğuna çokça empati kazanmayı, dilini daha çok tutmayı ve peygamber sabrına sahip olmayı öğretir. Bu süreç harika insan yapısına ve burada denediğimiz düzenli yapıya meydan okur. En iyi uzman şefkatli bir kalptir-gerisi kendiliğinden gelecektir.

 

Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Tuğçe Halil  tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.

 

Yazının orijinal linkline ulaşmak için tıklayınız.

 

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için tıklayın.

İçeriği Paylaş:

Yazar Hayat Sende

Hayat  Sende
Devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin hayata eşit, güçlü ve ayrımcılığa uğramadan atıldığı bir dünya için Hayat Sende...

İlginizi Çekebilir: