<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Koruyucu Bakım arşivleri - Hayat Sende Derneği</title>
	<atom:link href="https://www.hayatsende.org/etiket/koruyucu-bakim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.hayatsende.org/etiket/koruyucu-bakim/</link>
	<description>Hayat Sende ile koruma altındaki çocuk ve gençlere yardım etmeyin, başarılarına ortak olun!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jul 2026 14:18:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.hayatsende.org/wp-content/uploads/2020/01/cropped-Hayat-Sende-Favicon-512x512-1-2-32x32.png</url>
	<title>Koruyucu Bakım arşivleri - Hayat Sende Derneği</title>
	<link>https://www.hayatsende.org/etiket/koruyucu-bakim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/hospitalizm-nedir-ve-cocuklara-nasil-zarar-verir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:30:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[kimsesizler yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yetimhane]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=10248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/hospitalizm-nedir-ve-cocuklara-nasil-zarar-verir/">HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10248" class="elementor elementor-10248" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ae7816 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ae7816" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5b4150ff" data-id="5b4150ff" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3ddf40b1 elementor-widget__width-initial elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ddf40b1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h1><b>HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</b></h1><h2><b>Nedir?</b></h2><p><span style="font-weight: 400;">Hospitalizm, özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde uzun süreli kurumsal bakım, hastane yatışı veya duygusal yoksunluk koşullarında büyüyen çocuklarda görülebilen gelişimsel ve psikososyal sorunları tanımlayan bir kavramdır. Çocukların yeterli sevgi, ilgi, bireysel temas ve süreklilik içeren ilişkilerden mahrum kalması durumunda ortaya çıkabilmektedir. Psikolojik açıdan bağlanma sorunları, gelişimsel gecikmeler, duygusal güçlükler ve sosyal ilişkilerde zorluklar gibi sonuçlara yol açabilir. Sosyal hizmet perspektifinden bakıldığında ise hospitalizm, çocukların bireysel ihtiyaçlarına yeterince yanıt verilemeyen bakım ortamlarında ortaya çıkabilen yapısal bir risk olarak değerlendirilmektedir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Hayat Sende Derneği olarak devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin aile ortamında büyüme hakkını savunuyoruz. Koruyucu aile, evlat edinme, rehberlik ve mentorluk uygulamaları ile topluluk temelli destek mekanizmalarının güçlendirilmesi; çocukların güvenli ilişkiler kurabilmeleri ve aidiyet duygusu geliştirebilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Çocukların kurumlar yerine güvenli, sevgi dolu ve istikrarlı aile ortamlarında büyümesi hem psikolojik gelişimleri hem de toplumsal uyumları açısından kritik bir role sahiptir.</span></p><h2><b>Nasıl Ortaya Çıktı?</b></h2><p><span style="font-weight: 400;">Hospitalizm kavramının ortaya çıkışı 20. yüzyılın ilk yarısına dayanmaktadır. Psikiyatrist R. A. Spitz&#8217;in 1940&#8217;lı yıllarda kurum bakımında yaşayan bebekler üzerinde yaptığı gözlemler, çocukların yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının sağlıklı gelişim için yeterli olmadığını göstermiştir. Spitz, sürekli ve güvenli bir bakım verenle ilişki kuramayan çocuklarda gelişimsel gerilikler, duygusal sorunlar ve bağlanma güçlükleri görülebildiğini ortaya koymuştur (Spitz, 1945).</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmalar, çocukların sevgi, güven, ilgi ve istikrarlı ilişkiler kurma ihtiyacının da en az fiziksel ihtiyaçları kadar önemli olduğunu göstermiştir. Günümüzde sosyal hizmet, psikoloji ve çocuk gelişimi alanlarında hospitalizmin önlenmesi için aile temelli bakım hizmetleri, koruyucu aile uygulamaları, evlat edinme ve toplum temelli destek mekanizmaları ön plana çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca Birleşmiş Milletler&#8217;in çocuk hakları yaklaşımı ve alternatif bakım rehberleri, çocukların mümkün olduğunca aile ortamında büyümesini öncelikli hedef olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle ailelerin güçlendirilmesi, koruyucu aile hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kurum bakımının son çare olarak değerlendirilmesi çocukların yüksek yararının korunması açısından önem taşımaktadır.</span></p><h2><b>Çocuklar Üzerindeki Belirtileri Nelerdir?</b></h2><ol><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">yüzyılın başlarında Avrupa ve ABD&#8217;de terk edilen bebeklerin bakımının sağlandığı kurumlar bulunmaktaydı. Spitz&#8217;in bu kurumlarda yaptığı gözlemler sonucunda, yeterli bireysel ilgi ve duygusal temas alamayan bazı bebeklerde şu sorunların görülebildiği belirtilmiştir:</span></li></ol><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Gelişimsel gecikmeler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yabancılara karşı aşırı korku veya yoğun tepki gösterme</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Çevredeki nesnelere karşı kaygılı davranışlar sergileme</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Fiziksel gelişimde gerilikler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sosyal etkileşimde azalma</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">Spitz, bu sorunların temel nedenlerinden birinin çocukların sürekli ve güvenli bir bakım verenle ilişki kuramaması olduğunu ileri sürmüştür. Çocukların duygusal ihtiyaçlarının uzun süre karşılanmaması durumunda bu etkilerin daha belirgin hale gelebildiği ifade edilmektedir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">İlerleyen yaşlarda ise hospitalizmin şu etkileri görülebilmektedir:</span></p><p><b>Duygusal istikrarsızlık:</b><span style="font-weight: 400;"> Çocuklar yoğun üzüntü, kaygı veya duygusal tepkisizlik yaşayabilir.</span></p><p><b>Sosyal geri çekilme:</b><span style="font-weight: 400;"> Sosyal ilişkiler kurmakta zorlanabilir ve sosyal etkileşimlerden kaçınabilirler.</span></p><p><b>Gelişimsel gecikmeler:</b><span style="font-weight: 400;"> Dil gelişimi, motor beceriler ve bilişsel gelişim alanlarında gecikmeler görülebilir.</span></p><p><b>Bağlanma sorunları:</b><span style="font-weight: 400;"> Güvenli bağlanma geliştirmekte zorlanabilir ve ilerleyen yaşamlarında ilişki kurma konusunda güçlük yaşayabilirler.</span></p><p><b>Düşük özsaygı:</b><span style="font-weight: 400;"> Kendilerine duydukları güven zayıflayabilir ve değersizlik duyguları yaşayabilirler.</span></p><h2><b>Hospitalizmin Önüne Geçmek İçin Neler Yapılabilir?</b></h2><h3><b>Çocuk ve bakım veren arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Bebekler ve çocuklar, yaşamlarının ilk dönemlerinden itibaren kendilerine bakım veren kişilerle güvenli ve sürekli ilişkiler kurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ilişkinin desteklenmesi hospitalizmin önlenmesindeki en önemli adımlardan biridir.</span></p><h3><b>Bakımda sürekliliğin sağlanması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların bakımından sorumlu kişilerin sık değişmesi bağlanma güçlüklerine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocukların mümkün olduğunca istikrarlı ve sürekli bakım veren kişilerle ilişki kurabilmeleri önemlidir.</span></p><h3><b>Gelişim destekleyici etkinliklerin artırılması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların yaş ve gelişim düzeylerine uygun oyun, eğitim, sanat, spor ve sosyal etkinliklere erişebilmesi; bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemektedir.</span></p><h3><b>Uzman desteğinin düzenli sağlanması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Psikologlar, psikolojik danışmanlar, çocuk gelişimciler ve sosyal hizmet uzmanlarının çocuklarla düzenli çalışması gelişimsel risklerin erken fark edilmesine ve gerekli desteklerin sunulmasına katkı sağlar.</span></p><h3><b>Çocuk katılımının desteklenmesi</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların görüşlerini ifade edebilmeleri, karar süreçlerine katılabilmeleri ve duygularını paylaşabilmeleri teşvik edilmelidir. Ayrıca çocuklarda görülebilecek depresyon, kaygı ve diğer ruh sağlığı sorunlarının önlenmesine yönelik çalışmalar güçlendirilmelidir.</span></p><h3><b>Aile temelli bakım modellerinin yaygınlaştırılması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Koruyucu aile hizmetlerinin güçlendirilmesi, evlat edinme sisteminin desteklenmesi ve uygun durumlarda çocuğun biyolojik ailesiyle güvenli ilişkilerinin sürdürülmesi hospitalizmin önlenmesine katkı sağlayabilecek önemli uygulamalardır.</span></p><h2><b>Sonuç</b></h2><p><span style="font-weight: 400;">Hospitalizm üzerine yapılan çalışmalar, çocukların yalnızca korunmaya değil; sevgiye, aidiyete, sürekliliğe ve güvenli ilişkilere de ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Kurum bakımı çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayabilse de bireysel ilgi, süreklilik ve aidiyet duygusu açısından aile temelli bakımın sunduğu fırsatları tam olarak sağlayamayabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Biz Hayat Sende Derneği olarak, her çocuğun güvenli ilişkiler kurabileceği, kendisini ait hissedebileceği ve potansiyelini gerçekleştirebileceği bir ortamda büyüme hakkına sahip olduğuna inanıyoruz. Devlet koruması altındaki çocukların aile ve toplum temelli destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesini, koruyucu aile ve evlat edinme hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını ve çocukların yaşamlarında kalıcı, güvenli bağlar kurabilmelerini önemsiyoruz.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Çünkü devlet koruması altındaki her çocuk bir istatistikten ibaret değil; kendine özgü hikâyesi, ihtiyaçları ve hayalleri olan bir bireydir.</span></p><p><b>Kaynakça</b></p><p><span style="font-weight: 400;">Pinneau, S. R. (1955). The infantile disorders of hospitalism and anaclitic depression. Psychological Bulletin, 52(5), 429–452. https://doi.org/10.1037/h0045987 </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Spitz, R. A. (1945). Hospitalism: An Inquiry into the Genesis of Psychiatric Conditions in Early Childhood. Psychoanalytic Study of the Child.</span></p><p dir="ltr" style="line-height: 1.3900000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 8pt;"><strong style="color: #000000;">Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="background-color: #ffffff; color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
		<div class="elementor-element elementor-element-ffb63cd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="ffb63cd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
					</div>
				</div>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/hospitalizm-nedir-ve-cocuklara-nasil-zarar-verir/">HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü?</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/yetimhane-turizmi-cocuklara-yardim-etmek-isterken-zarar-vermek-mumkun-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[kimsesizler yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yetimhane]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=10245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yetimhane turizmi düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunan çocuk bakım kurumlarına yönelik kısa süreli ziyaretleri ifade etmektedir. </p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/yetimhane-turizmi-cocuklara-yardim-etmek-isterken-zarar-vermek-mumkun-mu/">Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10245" class="elementor elementor-10245" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ae7816 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ae7816" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5b4150ff" data-id="5b4150ff" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3ddf40b1 elementor-widget__width-initial elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ddf40b1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h1>Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü? </h1><h1><span style="font-size: 38px; font-weight: 400;">Çocuk Evlerinde Gönüllülük</span></h1><h3>Gönüllülük Nedir?</h3><p>Gönüllülük, bireylerin herhangi bir maddi karşılık beklemeden, kendi istekleriyle toplumsal fayda üretmek amacıyla gerçekleştirdikleri faaliyetlerdir. Türk Dil Kurumu gönüllülüğü &#8220;bir işi yapmayı isteme durumu&#8221; olarak tanımlarken, Birleşmiş Milletler gönüllülüğü dayanışma, katılım ve toplumsal gelişime katkı sağlayan bir faaliyet olarak ele almaktadır.</p><p>Gönüllülük yalnızca başkalarının yaşamlarına katkı sunmakla sınırlı değildir; aynı zamanda bireylerin empati, sorumluluk alma ve sosyal bağ kurma becerilerini de güçlendirmektedir. Özellikle devlet koruması altındaki çocuklarla yürütülen nitelikli gönüllülük çalışmaları, çocukların sosyal destek ağlarını genişletebilir ve toplumla olan bağlarını güçlendirebilir.</p><p>Ancak çocuk koruma alanında gönüllülük faaliyetlerinin dikkatli ve çocuk hakları odaklı biçimde planlanması gerekir. Aksi halde iyi niyetle gerçekleştirilen bazı uygulamalar çocukların yüksek yararına hizmet etmek yerine zarar verici sonuçlar doğurabilir. Bu noktada karşımıza çıkan kavramlardan biri de &#8220;yetimhane turizmi&#8221;dir.</p><p>Hayat Sende Derneği olarak kurumlardaki gönüllülüğü; çocukların uzun vadeli, güvenli ve sağlıklı ilişkiler geliştirmesine katkı sunduğu ölçüde destekliyoruz. Çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan, süreklilik içeren ve profesyonel standartlarla yürütülen gönüllülük faaliyetlerinin değerli olduğuna inanıyoruz.</p><h2>Yetimhane Turizmi Nedir?</h2><p>Turizm genellikle dinlenmek, yeni yerler keşfetmek veya farklı kültürleri tanımak amacıyla yapılan bir faaliyet olarak görülür. Son yıllarda ise bu anlayışa &#8220;yardım etmek&#8221;, &#8220;fark yaratmak&#8221; veya &#8220;gönüllü olmak&#8221; gibi amaçlar da eklenmiştir. Bu durum, gönüllü faaliyetlerin turizm sektörünün bir parçası haline gelmesine yol açmıştır.</p><p>&#8220;Yetimhane turizmi&#8221; olarak adlandırılan uygulama, çoğunlukla düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunan çocuk bakım kurumlarına yönelik kısa süreli gönüllü ziyaretleri ifade etmektedir. Ziyaretçiler birkaç gün ya da birkaç hafta boyunca çocuklarla vakit geçirmek, etkinlik düzenlemek veya çeşitli yardımlarda bulunmak amacıyla bu kurumları ziyaret etmektedir.</p><p>Bu uygulama özellikle 1990&#8217;lı yıllarda yaygınlaşan &#8220;gönüllü turizmi&#8221; (voluntourism) yaklaşımının bir uzantısı olarak gelişmiştir. Pek çok turizm şirketi, gönüllülük faaliyetlerini seyahat paketlerinin bir parçası haline getirerek pazarlamaya başlamıştır. Ancak zamanla çocuk hakları alanında çalışan kuruluşlar ve araştırmacılar, bu uygulamaların çocuklar üzerindeki olası olumsuz etkilerine dikkat çekmiştir.</p><p>Araştırmalar, kısa süreli ziyaretlerin çocuklarda tekrar eden ayrılık deneyimlerine neden olabileceğini, bağlanma süreçlerini olumsuz etkileyebileceğini ve çocukların duygusal ihtiyaçlarının yeterince gözetilmediği durumlarda zarar riskini artırabileceğini göstermektedir. Ayrıca bazı ülkelerde kurumların bağış ve ziyaretçi çekebilmek amacıyla çocukları bir gelir kaynağına dönüştürebildiği, hatta kimi durumlarda ailelerin ekonomik gerekçelerle çocuklarını kurum bakımına yönlendirebildiği yönünde bulgular bulunmaktadır.</p><p>Bu nedenle günümüzde birçok çocuk hakları kuruluşu, çocuk bakım kurumlarına yönelik kısa süreli gönüllü ziyaretler konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulamaktadır.</p><h2>Yetimhane Turizmi ile Gönüllülük Arasındaki Fark Nedir?</h2><p>Gönüllülük ile yetimhane turizmi arasındaki temel fark, odağın kimin ihtiyaçlarında olduğudur.</p><p>Nitelikli gönüllülük faaliyetlerinde öncelik çocukların ihtiyaçları, hakları ve yüksek yararıdır. Faaliyetler uzun vadeli planlanır, çocuk koruma standartlarına uygun yürütülür ve çocukların gelişimine katkı sağlayacak şekilde tasarlanır.</p><p>Yetimhane turizminde ise bazı durumlarda ziyaretçilerin deneyim yaşama, kendilerini iyi hissetme veya anlamlı bir hikâyenin parçası olma motivasyonları çocukların ihtiyaçlarının önüne geçebilmektedir.</p><p>Sosyal psikoloji alanındaki araştırmalar, insanların yardım davranışlarının yalnızca başkalarına destek olma isteğiyle değil; suçluluk duygusunu azaltma, kendini iyi hissetme veya sosyal onay kazanma gibi çeşitli motivasyonlarla da ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum gönüllülüğü değersiz kılmaz; ancak gönüllülük faaliyetlerinin çocukların ihtiyaçları yerine gönüllülerin beklentileri etrafında şekillenmesi riskine dikkat çekmektedir.</p><p>Bu nedenle çocuk koruma alanında yürütülen gönüllülük çalışmalarında temel soru şu olmalıdır:</p><p>&#8220;Bu faaliyet gönüllüye mi iyi geliyor, yoksa çocuğun yüksek yararına mı hizmet ediyor?&#8221;</p><h2>Türkiye&#8217;de Yetimhane Turizmi Var mı?</h2><p>Yetimhane turizmi en çok Afrika, Asya ve Latin Amerika&#8217;daki bazı ülkelerde tartışılan bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sistemlerde zaman zaman yoksulluk, yardım ve mağduriyet temalarının turistik deneyimlerin bir parçası haline getirildiği görülmektedir.</p><p>Türkiye&#8217;de ise çocuk koruma sisteminde kurumlara erişim ve gönüllülük faaliyetleri belirli kurallara ve izin süreçlerine tabidir. Bu nedenle uluslararası örneklerde görülen ölçekte bir yetimhane turizmi uygulamasından söz etmek mümkün değildir.</p><p>Bununla birlikte, yalnızca hediye vermek, kısa süreli ziyaretlerde bulunmak veya çocuklarla birkaç saat vakit geçirerek yardım etmiş hissetmek üzerine kurulu yaklaşımların çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olmadığı unutulmamalıdır. Çocukların yaşamlarında kalıcı etki yaratan şey kısa süreli temaslar değil; güvenli, sürekli ve destekleyici ilişkilerdir.</p><h2>Sonuç</h2><p>Hayat Sende Derneği olarak &#8220;Her Çocuğa Bir Aile&#8221; anlayışını savunuyoruz. Bu nedenle yalnızca yetimhane turizmine değil, çocukların uzun süreli kurum bakımında büyümesine yol açan sistemlere karşı da aile temelli bakım modellerinin güçlendirilmesini destekliyoruz.</p><p>Yetimhane turizmi, iyi niyetin her zaman çocukların yüksek yararına sonuçlar doğurmayabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Çocukların ihtiyacı geçici ilgi ya da kısa süreli ziyaretler değil; güvenli bağlar, süreklilik ve aidiyet duygusudur.</p><p>Biz gönüllülüğü bir günlük ziyaretler ya da iyi hissettiren deneyimler olarak değil; sorumluluk, süreklilik ve çocuk haklarına bağlılık temelinde tanımlıyoruz.</p><p>Çünkü her çocuğun fotoğrafına değil, yaşamına yatırım yapılması gerekir.</p><p dir="ltr" style="line-height: 1.3900000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 8pt;"><strong style="color: #000000;">Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="background-color: #ffffff; color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/yetimhane-turizmi-cocuklara-yardim-etmek-isterken-zarar-vermek-mumkun-mu/">Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/avrupa-ve-orta-asyada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:33:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=10238</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/avrupa-ve-orta-asyada/">ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10238" class="elementor elementor-10238" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-57bcca2 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="57bcca2" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-f1be111 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f1be111" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h1><span style="font-size: 24pt;">Avrupa ve Orta Asya’da Çocuk Bakım Sistemine Ruh Sağlığı ve İyi Oluş Bakışını Getirmek</span></h1>
<p>Avrupa ve Orta Asya’da alternatif bakım hizmetlerinden yararlanan, alternatif bakım altında bulunan veya bakımdan ayrılmış çocuk ve gençler, akranlarına kıyasla ruh sağlığı sorunlarıyla daha sık karşılaşmaktadır. Çocukların ve bakım verenlerin yaşadığı ruh sağlığı sorunları; aile ve çocuk arasındaki ayrılıkların artmasına, bakım sürecinde sık yerleştirme değişikliklerine ve çocukların biyolojik aileleriyle sağlıklı şekilde yeniden bir araya gelmelerinin zorlaşmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinin, çocuk koruma sistemindeki bakım sürecinin tamamına entegre edilmesi; çocuklar, gençler ve bakım verenler açısından daha olumlu sonuçlar elde edilmesi için kritik öneme sahiptir.</p>
<p>Ruh sağlığına duyarlı hizmetlere duyulan ihtiyaç küresel düzeyde kabul görmekle birlikte, birçok ülkede politika yapıcılar ve uygulayıcılar ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerini yeterli düzeyde sunamamaktadır. Bu bildiri, söz konusu boşluğun giderilmesine katkı sağlamak amacıyla anlaşılır, kanıta dayalı ve uygulanabilir bir yol haritası sunmaktadır.</p>
<h2>Bakım Sürecinde Ruh Sağlığı İhtiyaçları</h2>
<p>Alternatif bakım altındaki çocuk ve gençler; depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, bağlanma sorunları ve intihar riski açısından yaşıtlarına göre daha yüksek risk altındadır. Bu durum; olumsuz çocukluk deneyimleri, güvenli bağlanma ilişkilerinin geliştirilememesi ve alternatif bakım öncesinde ya da sırasında yaşanan istikrarsız bakım deneyimleriyle (örneğin sık yerleştirme değişiklikleri) ilişkilidir.</p>
<p>Ebeveynler ve bakım verenler de bakım süreci boyunca psikolojik zorluklar yaşayabilmektedir. Bu zorluklar, çocuğun iyi oluşunu ve korunmasını doğrudan etkileyebildiği gibi, aileyle yeniden birleşme süreçlerinin başarıyla yürütülmesini de olumsuz yönde etkileyebilmektedir.</p>
<p>Çocuk koruma sistemi ve ilgili sektörlerde görev yapan profesyoneller sıklıkla kronik stres, tükenmişlik ve ikincil travmaya maruz kalmaktadır. Bu durum yalnızca çalışanların iyi oluşunu değil, aynı zamanda kaliteli ve sürdürülebilir bakım hizmetlerinin sunulmasını da zorlaştırmaktadır.</p>
<p>Özel gereksinimli çocuklar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalanlar, etnik azınlıklara mensup çocuklar, göçmenler, mülteciler, sığınmacılar ile suça sürüklenmiş veya sürüklenme riski taşıyan çocuklar daha yüksek risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır. Birden fazla kırılganlıkla karşı karşıya kalan bu çocukların ihtiyaçlarına uygun, özel olarak uyarlanmış ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine erişebilmeleri gerekmektedir.</p>
<p>Silahlı çatışmalar, afetler ve zorunlu göç gibi insani krizler; çocuklar, bakım verenler ve profesyoneller açısından ruh sağlığı risklerini daha da artırmaktadır. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinin acil durumlarda sunulan çocuk koruma müdahalelerinin ayrılmaz bir parçası olması gerekmektedir.</p>
<h2>Ruh Sağlığı ve İyi Oluş Perspektifinin Uygulanması</h2>
<p>Bu bildiri, ruh sağlığı ve psikososyal desteğin önceliklendirilmesi gereken kritik aşamalara dikkat çekmektedir. Özellikle çocuk-aile ayrılığının önlenmesi ve ruh sağlığı ihtiyaçlarının artabileceği dönemler ön plana çıkmaktadır. Alternatif bakıma geçiş, yerleştirme değişiklikleri, şiddete maruz kalma, aileyle yeniden birleşme ve korumadan ayrılarak bağımsız yaşama geçiş bu kritik dönemler arasında yer almaktadır.</p>
<p>Bildiri, devletlerin ve ilgili paydaşların ruh sağlığı ve psikososyal destek ilkelerini çocuk bakım sisteminin tüm bileşenlerine entegre edebilmeleri için aşağıdaki temel adımları önermektedir:</p>
<ul>
<li>
<p>Güvenlik, güven duygusu ve güçlenmeyi merkeze alan; travma duyarlı, katılımcı, güçlü yönler ve dayanıklılık odaklı yaklaşımların benimsenmesi.</p>
</li>
<li>
<p>Eşitsizlikleri ve damgalanmayı azaltmayı hedefleyen; kültürel açıdan duyarlı, kapsayıcı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten programların geliştirilmesi.</p>
</li>
<li>
<p>Vaka yönetimi süreçlerine entegre edilmiş sistematik tarama, değerlendirme ve yönlendirme mekanizmalarının oluşturulması.</p>
</li>
<li>
<p>Çocuk koruma, sağlık, eğitim, adalet ve toplum temelli hizmetler arasında sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi; aynı zamanda çocuk, gençlik ve yetişkin hizmetleri arasında geçişlerin desteklenmesi.</p>
</li>
<li>
<p>Sosyal hizmet uzmanları, ruh sağlığı ve psikososyal destek uzmanları ile diğer sektörlerde çalışan profesyoneller için kapasite geliştirme faaliyetleri ve çalışanların iyi oluşunu destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılması.</p>
</li>
<li>
<p>Sürekli gelişimi desteklemek amacıyla veri ve kanıt üretiminin güçlendirilmesi, politika uyumunun sağlanması ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarının oluşturulması.</p>
</li>
</ul>
<h2>Bakım Süreci Boyunca Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek Müdahaleleri</h2>
<p>Bildiri, çocuk koruma sistemi içerisinde uygulanabilecek kanıta dayalı ruh sağlığı ve psikososyal destek müdahalelerini tanımlamaktadır. Bu müdahaleler çocukların, ailelerin ve bakım verenlerin ihtiyaçlarına göre farklı düzeylerde sunulmaktadır.</p>
<h3>Evrensel ve Önleyici Müdahaleler</h3>
<p>Bu müdahaleler tüm çocukların ve bakım verenlerin iyi oluşunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Psikoeğitim çalışmaları, ebeveynlik destek programları, sosyal ve duygusal öğrenme faaliyetleri, akran destek mekanizmaları ve benzeri uygulamalar bu kapsamda değerlendirilmektedir.</p>
<h3>Hedefe Yönelik Uzmanlık Gerektirmeyen Destekler</h3>
<p>Eğitim almış sosyal hizmet uzmanları veya uzman olmayan uygulayıcılar tarafından yürütülebilen yapılandırılmış grup çalışmaları, aile güçlendirme programları ve ölçeklenebilir psikolojik destek uygulamaları; hafif ve orta düzeyde ruh sağlığı ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamaktadır.</p>
<h3>Uzmanlaşmış Ruh Sağlığı Hizmetleri</h3>
<p>Daha ciddi ruh sağlığı sorunları yaşayan çocuklar ve bakım verenler için psikologlar, psikiyatristler ve diğer ruh sağlığı uzmanları tarafından sunulan psikoterapötik ve psikiyatrik müdahaleleri kapsamaktadır.</p>
<h2>İnsani Krizlerde Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek</h2>
<p>Silahlı çatışmalar, afetler ve zorunlu yerinden edilme gibi insani krizlerde çocuklar ve bakım verenler yoğun stres altında kalmakta, aile ve çocuk arasındaki ayrılık riski artmaktadır. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri, aile bütünlüğünün korunmasını ve çocuk-aile ayrılıklarının önlenmesini önceliklendirecek şekilde planlanmalıdır.</p>
<p>Bu kapsamda ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri; acil çocuk koruma müdahaleleri ve aile destek hizmetleriyle bütünleşik biçimde sunulmalı, yoğun stres altındaki çocuklar ve bakım verenler için hedefe yönelik destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Ayrılığın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise çocuk için uygun alternatif bakım sağlanırken hem biyolojik aileye hem de alternatif bakım sağlayan kişilere psikososyal destek sunulmaya devam edilmelidir.</p>
<h2>Temel Öneriler</h2>
<ul>
<li>
<p>Çocuk-aile ayrılıklarının önlenebilmesi için ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri erken müdahale çalışmalarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Alternatif bakım altında bulunan veya bakımdan ayrılan tüm çocukların ve bakım verenlerin koruyucu, önleyici ve tedavi edici ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine erişimi güvence altına alınmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>Yatılı bakımın olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla kurum bakımından kademeli çıkış süreçleri planlanmalı; bu süreçler ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleriyle desteklenmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Yaşam döngüsü boyunca sektörler arası koordinasyonu esas alan, çok disiplinli hizmet sunum modelleri güçlendirilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Sosyal hizmet çalışanlarına temel ruh sağlığı ve psikososyal destek becerileri kazandırılmalı; düzenli süpervizyon ve mesleki destek mekanizmaları sağlanmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>Çocukların ve bakım verenlerin ihtiyaçlarına yanıt verebilecek yeterli sayıda ruh sağlığı ve psikososyal destek uzmanı ile çok disiplinli profesyonel ekipler oluşturulmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>Çocuk koruma alanında çalışan kurum ve kuruluşlar, çalışanların ruh sağlığını ve iyi oluşunu desteklemek amacıyla süpervizyon, akran desteği ve bireysel destek mekanizmalarına yatırım yapmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>İnsani krizlere hazırlık ve müdahale süreçlerine, bakım hizmetlerinden yararlanan çocuklar ve bakım verenler için ruh sağlığı ve psikososyal destek bileşenleri sistematik olarak dahil edilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Çocuk bakım sistemlerinde ruh sağlığı ve psikososyal destek alanında araştırma, veri toplama ve kanıt üretme çalışmaları güçlendirilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Ruh sağlığı ve psikososyal destek ilkeleri; politika, mevzuat, finansman, farkındalık, iletişim ve hesap verebilirlik mekanizmalarına entegre edilmelidir.</p>
</li>
</ul>
<p>Bu yazı  UNICEF tarafından hazırlanan &#8220;White Paper: Introducing a Mental Health and Well-being Lens to the Continuum of Care in Europe and Central Asia Integrating Mental Health and Psychosocial Support into Family Support, Alternative Care, and Leaving Care Services&#8221; isimli rapordan çevrilmiştir. Yazı <b>Mehmet Enes Ateş</b> tarafından hazırlanmıştır. </p>
<div><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.unicef.org/eca/media/43456/file/White%20Paper%20-%20Introducing%20a%20Mental%20Health%20and%20Well-being%20Lens%20to%20the%20Continuum%20of%20Care%20-%20FINAL.pdf.pdf">UNICEF tarafından hazırlanan raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.</a></span></div>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3900000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 8pt;"><strong style="color: #000000;">Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="background-color: #ffffff; color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/avrupa-ve-orta-asyada/">ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2828 Sayılı Kanun Teklifine Yönelik Öneriler Raporu</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/2828-sayili-kanun-teklifine-yonelik-oneriler-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 13:43:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=9135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/2828-sayili-kanun-teklifine-yonelik-oneriler-raporu/">2828 Sayılı Kanun Teklifine Yönelik Öneriler Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="9135" class="elementor elementor-9135" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ae7816 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ae7816" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5b4150ff" data-id="5b4150ff" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3ddf40b1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ddf40b1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p> </p><h2><span style="font-weight: 400;">Giriş</span></h2><p><span style="font-weight: 400;">4/3/2026 tarihli kanun teklifi incelendiğinde, koruma altındaki gençlerin istihdam hakkına erişimi için getirilen yeni kriterlerin olumlu yanları olmakla birlikte, Türkiye’nin en üst politika belgesi olan 12. Kalkınma Planı ve uluslararası standart olan BM Alternatif Bakım Kılavuzu ile ciddi çelişkiler barındırdığı da görülmektedir. Teklite mevcut haliyle bazı kritik boşluklar ve potansiyel riskler bulunmaktadır. Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Amacımız, kanunun çocukların bakım sonrası sürece daha güçlü hazırlanmasını destekleyecek şekilde yeniden gözden geçirilmesidir.</span></p><p><b>Not:</b><span style="font-weight: 400;"> Kanun tekliflerinin hazırlanması ve sunulmasında sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması büyük önem taşımaktadır. STK’lar sahadaki deneyimlere ve çocukların gerçek ihtiyaçlarına dair bilgi sahibidir; bu nedenle öneri ve geri bildirimleri, tekliflerin daha kapsayıcı, uygulanabilir ve hak temelli olmasına katkı sağlayabilir. Bu teklif sunulmadan önce görüşlerimiz doğrudan alınmamış olsa da, önerilerimizi ve yapıcı katkılarımızı paylaşmayı çocuklara ve gençlere bir borç biliriz. Teklifi tamamen reddetmemekle birlikte söz konusu hususlarda yapılacak iyileştirmeler, çocukların korunması ve bakım sonrası hak temelli uygulamaların güçlendirilmesi açısından sürecin etkinliğini artıracaktır.</span></p><p><span style="font-size: 1.75rem;">1. İstihdam Hakkı İçin &#8220;5 Yıl Fiilen Yararlanma&#8221; Şartı</span></p><p><b>Endişe:</b><span style="font-weight: 400;"> Kanun teklifinde istihdam hakkı için öngörülen &#8220;5 yıl fiilen yararlanma&#8221; şartı, koruma sistemine 13-14 yaşından sonra dahil olan gençler için bu hakkı neredeyse (üniversiteye devam etmediği sürece) ulaşılmaz kılmaktadır. Bu durum, koruma sistemine geç yaşta dahil olan ve çoğu zaman ağır ihmal, istismar veya sokakta yaşama gibi zor koşullardan gelen ve dolayısıyla eğitim dışı kalan çocukların istihdam hakkından yararlanamamasına doğrudan evsizlik, suça sürüklenme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilecektir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu madde, devletin &#8220;sosyal hayata hazırlama&#8221; görevini sadece sistemde geçirilen süreye indirgemektedir. Geç koruma altına alınan gençler için farklılaştırılmış veya alternatif istihdam modelleri geliştirilmemesi büyük bir eksikliktir.</span></p><p><b>Gerekçeler ve Dayanaklar:</b></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>12. Kalkınma Planı – Madde 736 ve 736.2 Uygunsuzluğu:</b><span style="font-weight: 400;"> Plan, çocukların &#8220;eğitim seviyelerini yükseltmeyi&#8221; ve &#8220;sosyal hayata uyumlarını desteklemeyi&#8221; hedefler. 14 yaşında ağır ihmal veya istismar nedeniyle korumaya alınan bir gencin 5 yıllık süreyi reşit olana kadar tamamlaması imkansızdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Alternatif Model Gerekliliği:</b><span style="font-weight: 400;"> Planın 736.2 maddesinde belirtilen &#8220;destek hizmetlerinin çeşitlendirilmesi&#8221; hedefi gereği, geç yaşta sisteme giren bu gençlere yönelik; süre şartından bağımsız, mesleki eğitime dayalı özel istihdam kotaları veya teşvik modelleri sunulmalıdır. Kanun teklifi ise bu çeşitliliği sağlamamaktadır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>BM Alternatif Bakım Kılavuzu (ABK) Çelişkileri:</b><span style="font-weight: 400;"> ABK, bakımdan ayrılma sürecinin &#8220;çocuğun yaşı, olgunluğu ve özel durumlarını&#8221; hesaba katmasını ve ekonomik bağımsızlığa geçişi destekler. Teklif, geç yaşta korumaya alınan genci istihdam hakkından mahrum bırakarak güvencesiz bir geleceğe terk etmektedir.</span></li></ul><p><span style="font-size: 1.75rem;">2. İstihdam Hakkı İçin Getirilen Eğitim Şartı</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Teklifte yer alan </span><b>en az ortaöğretim mezunu olma şartı</b><span style="font-weight: 400;">, kurum bakımında büyüyen gençler arasında yüksek olan </span><b>okul terk oranları</b><span style="font-weight: 400;"> dikkate alındığında bazı gençlerin sistem dışında kalmasına neden olabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Koruma altındaki çocukların eğitim süreçleri çoğu zaman;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sık yer değişikliği</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">travmatik deneyimler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">psikososyal güçlükler</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">nedeniyle kesintiye uğrayabilmektedir.  Bu çerçevede, koruma sisteminden ayrılan gençlerin yalnızca kamu istihdamına değil aynı zamanda </span><b>mesleki eğitim ve özel sektör istihdamına erişimlerini güvence altına alacak mekanizmaların da oluşturulması önem taşımaktadır.</b><span style="font-weight: 400;"> Özellikle ortaöğretim mezuniyeti şartını sağlayamayan gençler için, meslek edindirme ve özel sektör istihdamına erişimi güvence altına alan alternatif modellerin açık şekilde düzenlenmesi önem taşımaktadır. Aksi halde söz konusu desteklerin uygulamada kurum inisiyatifine bırakılması, gençler arasında eşitsiz sonuçlar doğurabilecektir.</span></p><h2><span style="font-weight: 400;">1 ve 2 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Geç yaşta koruma altına alınan gençler için alternatif istihdam modelleri geliştirilmesi</b><span style="font-weight: 400;">, meslek edindirme kursları aracılığıyla özel sektörde istihdam garantisi içeren somut bir madde eklenmesi önerilmektedir. Ortaöğretim şartını sağlayamayan gençler için de aynı şekilde programlar sunulmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Süre şartını veya ortaöğretim şartını sağlamayan çocuklar için yerel yönetimlerde bakım sonrası için özel istihdam kotaları oluşturulmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Bakıma 14 yaşından sonra dahil olanlar için süre şartı yerine bireysel değerlendirme mekanizmalarının oluşturulması</b><span style="font-weight: 400;"> böylece daha esnek bir yaklaşım sunulması önerilmektedir. (Örneğin daha uzun yıllardır ihmal ve istismar gören ancak çocuk koruma sisteminin zamanında olmayan müdahelesi ile geç yaşta sisteme dahil olan çocukların 5 yıllık süreye bağlı olmadan hak kazanmasını sağlamak gibi)</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Mesleki eğitim temelli özel destek programlarının kanunda veya ikincil mevzuatta tanımlanması</b><span style="font-weight: 400;">, detaylı ve somut önerilerle desteklenmelidir.</span></li></ul><p><span style="font-size: 1.75rem;">3. &#8220;90 Günden Fazla İzinsiz Ayrılmama&#8221; Şartı ve Hak Kaybı</span></p><p><b>Endişe:</b><span style="font-weight: 400;"> 14 yaşından büyük çocukların kurumdan kaçması durumunda istihdam hakkını kaybetmesi, rehabilite edici koruma anlayışına zarar verir. Bu durum, çocuğun kusurundan ziyade sistemin eksikliklerinden kaynaklanan riskleri görmezden gelme riski taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Kurumdan izinsiz ayrılma vakaları çoğu zaman;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">akran zorbalığı</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">uyum güçlükleri</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">travmatik geçmiş deneyimler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">kurum içi koşullar</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">gibi faktörlerle ilişkili olabilmektedir. Yani tek başına çocuğun sorumluluğu olamaz. Kanun teklifinde yer alan </span><b>90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olma şartı</b><span style="font-weight: 400;">, çocukların karşılaştığı riskleri azaltmak yerine bazı durumlarda daha da artırabilecek sonuçlar doğurabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Özellikle </span><b>14–15 yaşlarında kurumdan ayrılan ve 90 günlük süreyi aşan çocukların</b><span style="font-weight: 400;">, bu düzenleme nedeniyle istihdam hakkını tamamen kaybetmeleri söz konusu olabilecektir. Bu durumda çocukların yeniden sistem içinde tutulması da güçleşecek ve gençler </span><b>çok daha yüksek sosyal risklerle karşı karşıya kalabilecektir.</b></p><p><span style="font-weight: 400;">Gerekçeler ve Dayanaklar:</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>12. Kalkınma Planı Madde 736.2</b><span style="font-weight: 400;">, koruma sonrası hizmetlerin etkinliğinin değerlendirilmesini ve geliştirilmesini öngörmektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>BM Alternatif Bakım Kılavuzu Madde 134</b><span style="font-weight: 400;"> ise bakım sonrası hazırlığın sürekliliğini vurgulamaktadır.</span></li></ul><h2><span style="font-weight: 400;">3 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sorumluluk çocuğa yüklenmemelidir. Bunun yerine çocuğun kaçmasına sebep olan sistem iyileştirilmelidir. Zira çocuk kendisi için iyi ve kötüye karar verecek olgunlukta olmadığı için çocuk olarak değerlendirilmektedir. Çocuğun tüm hayatını etkileyecek bir durum 14 yaşındaki çocuğun o an sağlıklı düşünemediği de değerlendirilerek çocuğun omzuna yüklenmemelidir.</span></li></ul><p><span style="font-size: 1.75rem;">4. Kura Sisteminden Merkezi Sınav Sistemine Geçiş</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinde istihdam için merkezi sınav sistemi öngörülmektedir. Hak sahiplerinin kendi aralarında sınava girmesi olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilebilse de, sınavın yılda yalnızca bir kez yapılması bazı gençler açısından önemli bir bekleme süresi yaratabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Örneğin sınav tarihinden kısa süre sonra reşit olan bir gencin bir sonraki sınava kadar yaklaşık bir yıl beklemesi söz konusu olabilecektir.</span></p><p><b>Endişe:</b><span style="font-weight: 400;"> Sınavın yılda bir kez yapılması ve atamanın en az bir kere yapılması şartı (eskiden yılda üç kez atama idi), reşit olan ve bakım sonrası desteğe ihtiyacı olan gençleri ciddi hak kaybına uğratabilir ayrıca evsizlik, yoksulluk ve suça sürüklenme risklerine açık hale getirebilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Gerekçe ve Dayanaklar:</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>12. Kalkınma Planı Madde 736</b><span style="font-weight: 400;">, bakım sonrası uyumun desteklenmesini hedeflemektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>BM Alternatif Bakım Kılavuzu Madde 131 ve 136</b><span style="font-weight: 400;"> ise bakımdan ayrılan gençlerin ekonomik bağımsızlığa geçişinin desteklenmesini öngörmektedir.</span></li></ul><h2><span style="font-weight: 400;">4 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sınavın yılda birden fazla yapılması sağlanmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sınavı bekleyen gençler için geçici barınma içeren sosyal destek mekanizmaları oluşturulması, özel sektörde ve kamuda istihdam gerçekleşene kadar barınma ve ekonomik desteğin her ilde standartlaştırılması ve mevzuatta tanımlanması gerekmektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Özel sektörde istihdam garantili meslek edindirme programları geliştirilmeli; ortaöğretimi tamamlamayan gençler için alternatif eğitim yolları (açık öğretim, mesleki eğitim) ile desteklenmelidir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Bakım Sonrası İzleme ve Rehberlik Birimlerinin Güçlendirilmesi sağlanmalı </b><span style="font-weight: 400;">mevcut birimlerde personel sayısı ve niteliği artırılmalı; özellikle psikolog ve sosyal hizmet uzmanları ağırlıklı olmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu birimler, gençlerin mesleki eğitim, istihdam, barınma ve sosyal uyum süreçlerini etkin şekilde izlemeli, ihtiyaç duyan desteklere barınma desteği sunmak üzere kapasiteleri genişletilmelidir.</span></li></ul><h3><span style="font-weight: 400;">5. Güvenlikli Kuruluş Yaklaşımının Genişlemesi</span></h3><p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinde yer alan </span><b>“ihtisaslaşmış çocuk evleri sitesi”</b><span style="font-weight: 400;"> tanımı kapsamında;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">suça sürüklenen çocuklar</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">suç mağduru çocuklar</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sokakta risk altındaki çocuklar</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">refakatsiz çocuklar</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">aynı yapı içinde değerlendirilmektedir.</span></p><h2><span style="font-weight: 400;">5 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu grupların ihtiyaçları ve deneyimleri oldukça farklı olabilmektedir. Uluslararası çocuk koruma standartları, farklı ihtiyaç grupları için </span><b>ayrıştırılmış ve özel destek modelleri</b><span style="font-weight: 400;"> geliştirilmesi önerilmektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">İhtisaslaşmış çocuk evleri sitesi modelinin etkili şekilde uygulanabilmesi için bu merkezlerde görev alacak </span><b>meslek elemanlarının niteliğinin de açık şekilde tanımlanması önem taşımaktadır.</b></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">Bu kapsamda merkezlerde;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">en az </span><b>1 psikolog</b><span style="font-weight: 400;">,</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>2 sosyal hizmet uzmanı</b><span style="font-weight: 400;">,</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>1 çocuk gelişimi uzmanı</b></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">gibi farklı disiplinlerden uzmanların bulunması, çocukların psikososyal ihtiyaçlarının karşılanması açısından kritik öneme sahiptir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Mevzuatta farklı meslek gruplarını tek bir çatı kavram altında toplayan </span><b>“sosyal çalışma görevlisi”</b><span style="font-weight: 400;"> gibi genel tanımlar yerine, meslek elemanlarının </span><b>uzmanlık alanlarının ve görev tanımlarının açık biçimde tanımlanması</b><span style="font-weight: 400;"> hizmet kalitesini güçlendirecektir. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Sosyal Çalışma Görevlisi tanımlaması kaldırılmalı; Psikoloji lisans bölümü mezunları psikolojik ve psikososyal destek sunulması alanında; sosyal hizmet lisans bölümü mezunları vaka yönetimi, danışmanlık ve sosyal inceleme raporlarının hazırlanması alanında; rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü mezunları çocuğun eğitim hayatına uyumu ve rehberlik alanında; çocuk gelişim lisans bölümü mezunları çocuğun gelişimsel özelliklerine ve ihtiyaçlarına uygun alanda mesleki çalışma yürütmelidir. Bununla birlikte 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan meslek grupları multidisipliner yaklaşımlar çerçevesinde iş birliği içinde çocuk yararına mesleki çalışmalar yürütmelidir.</span></p><h3><span style="font-weight: 400;">6. Merkezi İzleme Sistemi ve Çocukların Mahremiyeti</span></h3><p><b>Endişe: </b><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinde sosyal hizmet kuruluşlarında </span><b>kamera sistemi kurulması</b><span style="font-weight: 400;"> öngörülmektedir. Ancak kameraların nerelere yerleştirileceği, kimler tarafından erişilebileceği açıkça belirtilmemiştir. Kuruluşlarda güvenliğin artırılması ve olası ihlallerin önlenmesi açısından bu düzenleme anlaşılabilir olmakla birlikte, çocukların </span><b>mahremiyet haklarının korunmasına ilişkin güvencelerin</b><span style="font-weight: 400;"> açık şekilde tanımlanması önem taşımaktadır.</span></p><h2><span style="font-weight: 400;">6 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kameraların hangi alanlarda bulunacağı, çocukların özel yaşam alanlarının korunması, veri erişimi (kimlerin erişebileceği net şekilde eklenmeli) ve denetim mekanizmaları konularının açık biçimde düzenlenmesi faydalı olacaktır.</span></li></ul><h2><span style="font-weight: 400;">Genel Değerlendirme</span></h2><p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinin çocuk koruma sisteminin güçlendirilmesine yönelik bazı önemli düzenlemeler içerdiği görülmektedir. Ancak sunulan kanun teklifi, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı (2024-2028) ile belirlediği &#8220;destekleyici ve kapsayıcı&#8221; vizyon ve BM Alternatif Bakım Kılavuzu ile çelişen noktaları da bulunmaktadır. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bununla birlikte yukarıda belirtilen hususlarda yapılacak iyileştirmelerin;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">çocukların bakım sonrası hayata daha güçlü hazırlanmasını</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sosyal risklerin azaltılmasını</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin ulusal politika belgeleri ve uluslararası standartlarla uyumunun güçlendirilmesini</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">destekleyeceği değerlendirilmektedir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu doğrultuda, söz konusu düzenlemelerin </span><b>kapsayıcı ve hak temelli bir çerçevede geliştirilmesi</b><span style="font-weight: 400;">, çocuk koruma sisteminin etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span><strong>.</strong></a></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/2828-sayili-kanun-teklifine-yonelik-oneriler-raporu/">2828 Sayılı Kanun Teklifine Yönelik Öneriler Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SHÇEK ve ÖĞRETMEN OLMAK</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/shcek-ve-ogretmen-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 10:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler günü]]></category>
		<category><![CDATA[SHÇEK]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=7032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün 24 Kasım 2023. Öğretmenler günü. Benim vatana faydalı, iyi bir evlat olarak yetişmemde ve kariyerimde büyük emekleri olan yurt ve yuva öğretmenim; Ankara, Keçiören, Atatürk Çocuk Yuvası öğretmeni (örtmenimi) Neslihan Öğretmenimi anlatacağım sizlere.İlkokul son sınıf ya da orta birinci sınıf öğrencisiyim. Yıl 1994-1995. E Blokta kalıyorum. Akşam saati yoklama almaya A Blokta çalışan nöbetçi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/shcek-ve-ogretmen-olmak/">SHÇEK ve ÖĞRETMEN OLMAK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün 24 Kasım 2023. Öğretmenler günü. Benim vatana faydalı, iyi bir evlat olarak yetişmemde ve kariyerimde büyük emekleri olan yurt ve yuva öğretmenim; Ankara, Keçiören, Atatürk Çocuk Yuvası öğretmeni (örtmenimi) Neslihan Öğretmenimi anlatacağım sizlere.<br>İlkokul son sınıf ya da orta birinci sınıf öğrencisiyim. Yıl 1994-1995. E Blokta kalıyorum. Akşam saati yoklama almaya A Blokta çalışan nöbetçi bir öğretmen geldi. Tanımıyorum. Sanırım kısa bir süre önce o da bizim yuvamıza İstanbul ilindeki bir Erkek Yetiştirme Yurdundan tayin gelmiş. Bizim kaldığımız blok iki katlı; alt katı koğuş dediğimiz odalar ve banyo, üst katı ise sosyal faaliyet, etüt odası, idari odaların olduğu küçük ve eski, lakin çok güzel, tarihi bir bina. Geçen yaz ziyarete gittim ve o bina farklı bir amaçla da olsa çocuklara hizmet vermeye devam ediyor.<br>Benim çocukluğumda E blok Sorumluları; Ali Müdür Baba, Mehtap ve Yüksel Öğretmen, Sosyal Hizmet Uzmanı Yücel Abi, Sosyal Hizmet Uzmanı Servet Abi. Gece vardiyasında; Hacer ve Şerife Anne. Gündüz vardiyasında ise Günnur ve Esengül Anne ve bir de Yardımcı Hizmetler Personeli Ayhan Abi… Her birinin ayrı ayrı üzerimizde hakları var. Onlara dair de aklımda kalan bir iki anıyı kaleme dökmek istiyorum. Gündüz vardiyasında çalışan Günnur Anne o dönem gebe idi. O yaşlarda en uzun zaman geçirdiğim gebe insan olarak farklı gelirdi. Merhameti öyle yüce, sevgi dolu bir kadındı. Bize kıyamazdı. Ne yaramazlık yaparsak yapalım, inciniriz diye sesini yükselttiğini hatırlamam. Dilerim kendi evladı da öyle insanlara denk gelsin… Diğer vardiyada Esengül Anne daha otoriter, yüksek sesli bir kadındı. Muhtemelen biz çocuklarla ilgisi olmayan, aşamadığı sorunları vardı. Üzerinde “HAYDAR” yazan bir değnek hatırlıyorum. Kapılara vurulup korku salınan…<br>Ayhan Abi temizlik görevlisiydi. Zeki bir adamdı. Özellikle hafta sonu mavi bir halıfleks kaplı televizyon salonunu, elektrik süpürgesi ile süpürmek yerine çekirge sürüsü gibi olan biz çocuklara ellerimizle halıdaki pislikleri toplatır sonra da ellerimizdeki pislik miktarını kontrol ederdi kim daha fazla toplamış diye. Yerden en çok pislik toplayıp, minicik avucunun içini en çok dolduranlara ödül olurdu. Belki bir pötibör bisküvi ya da bir meyve… Ayhan Abi yumuşak huylu bir çalışandı. Kırıp incitmezdi. Espriliydi. Kısa bir dönem de Aysel Annenin çalıştığını hatırlıyorum. Muhtemelen Günnur Anne doğum iznine ayrılınca onun yerine gündüz vardiyasına geldi. Ağır, oturaklı, hanım hanımcık bir kadındı. Bende ki izlenimi böyle kalmış.<br>Laf lafı açar derler; Neslihan Öğretmenimi anlatırken yad etmiş olayım diğer kurum çalışanlarını da…Söz uçar yazı kalır. Malum…<br>Nerede kalmıştım? Yoklama almaya E Bloğa gelmişti Neslihan Öğretmen.<br>Bizim blok halı kaplama olduğu için terzihanede kumaş galoş diktirdiler. Ayakkabı ile girilmesin, dışarıdan gelen galoş giyilsin denildi. O gün nöbetçi öğretmen galoşları fark etmemiş. Ayakkabısı ile girmiş. Akşam saati. Ben bacak kadar boyumla dikildim karşısına, nasıl kızıyorum;</p>



<p>‘Sen neden bizim bloğumuza galoşsuz girdin?’ diye.<br>İçten içe de korkuyorum aslında, şimdi bana kızacak, yarın da beni şikâyet eder müdür babaya diye.. ama haklıyım. Kuyruğum dik!<br>Neslihan Öğretmen o gün bana hiç kızmadı. Dakikalarca konuştu benimle. Adımı, yaşımı, kardeşlerimi, çok doğru söylediğimi, haklı olduğumu, bir önceki nöbetinde galoş olmadığını, bu kuralın yakın zamanda getirildiğini tane tane anlattı.<br>Sonra bizim Neslihan Öğretmen ile aramızda gözle görülmesi mümkün olmayan, çok derin ve güçlü bir bağ oluştu.<br>Neslihan Öğretmenin benim için her daim bir öğretmenden çok daha fazlası oldu. Mezuniyet törenlerimde yanımdaydı. O benimle gururlandı.<br>Beni istemeye gelecekleri zaman yanımdaydı. Nişanımda, nikahımda, doğumlarımda o hep yanımda oldu…<br>Bugün 24 Kasım 2023 Öğretmenler Günü. Ben Neslihan Öğretmenim nezdinde bana ve benim gibi koruma deneyimi olan binlerce gence ışık olmuş bütün ÖĞRETMENLERİMİZİN Öğretmenler Gününü kutluyorum.<br>Ben yazıma SHÇEK diye başladım. Benim zamanımda öyleydi. Bakanlığın defalarca adı değişti. Şimdiki adı ile ‘kurum çalışanı’ öğretmenlere selam olsun. Sizlerin de yetiştirdiği çocuklar, gençler sizleri 25-30-40 yıl sonra, en güzel anılarla yad etsinler.<br>Yazmak bana iyi geliyor. Mazide kalan yaşanmışlıkların bende bıraktığı izleri ifade etmek tıpkı bir yelkenli ile denizin derin maviliklerine açılıp orada denize bırakılmış kalıntıların, uzun bir zaman sonra dalgaların da etkisi ile kıyıya vurması misali.<br>Konuşmak için insan kayırıyorum. Karşımdaki dinleyenin ne dediğimi doğru anladığını bilmek bana güven veriyor. Aksi takdirde -ah, -vah, -tüh… gibi geri dönüşler “ama öyle değil o durum” izlenimi bırakıyor. Yazmaktaki maksadım; yüzlerde tebessüme hasıl olsun. Çünkü ben kendi ayaklarının üzerinde durabilen, en zor yaşam koşullarında dahi kendini en iyi şekilde yetiştirebilmiş bir bireyim.<br>Hayatın bana verdiği dersler içerisinde maddi ve manevi yoksunluğun en dibini görmüş ve üstelik bu durumu çocukluk çağında yaşamış olmanın kazanımı olarak; dirayetli ve yıkılmaz, düşsem dahi kalkmayı bilen, bu durumdan ders almayı bilen bir birey olmak kârım oldu.<br>Son olarak da;<br>Koruyucu aile sistemi nedir?<br>Türleri nelerdir?<br>Ülkemizde gelişmesi için neler yapılabilir? gibi bilgileri edinerek sonraki nesiller için ışık olalım.<br>Bilgi güçtür.<br>Sağlık, Sevgi ve Selametle<br><br>Bu yazı Aslı Ece AYGÜN tarafından <em>Hayat Sende Derneği </em>adına hazırlanmıştır.<br><br><em>Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun. <a href="/?page_id=3767" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bağış yapmak için tıklayınız.</a></em></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/shcek-ve-ogretmen-olmak/">SHÇEK ve ÖĞRETMEN OLMAK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Hakları ve Alternatif Bakım: Save the Children&#8217;ın Çocuk Hakları Komitesi&#8217;ne Sunumu</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/cocuk-haklari-ve-alternatif-bakim-save-the-childrenin-cocuk-haklari-komitesine-sunumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 May 2023 12:21:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=6208</guid>

					<description><![CDATA[<p>1 . GİRİŞ 1.1. Save the Children olarak, BM Çocuk Hakları Komitesi&#8217;nin Çocuk Hakları ve Alternatif Bakıma odaklanılması ve çocuklar ile gençlerin bu konulardaki tartışmaların merkezinde olmasına dair verdiği kararı memnuniyetle karşılamaktayız. 1.2. Save the Children platformunun uzun bir süredir alternatif bakım hizmetlerinin zaman zaman gereksiz kullanılması, hizmetlerin kalitesinin yetersiz olması ve bu hizmetlerin doğası [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/cocuk-haklari-ve-alternatif-bakim-save-the-childrenin-cocuk-haklari-komitesine-sunumu/">Çocuk Hakları ve Alternatif Bakım: Save the Children&#8217;ın Çocuk Hakları Komitesi&#8217;ne Sunumu</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">1 . GİRİŞ</h1>



<p>1.1. Save the Children olarak, BM Çocuk Hakları Komitesi&#8217;nin Çocuk Hakları ve Alternatif Bakıma odaklanılması ve çocuklar ile gençlerin bu konulardaki tartışmaların merkezinde olmasına dair verdiği kararı memnuniyetle karşılamaktayız.</p>



<p>1.2. Save the Children platformunun uzun bir süredir alternatif bakım hizmetlerinin zaman zaman gereksiz kullanılması, hizmetlerin kalitesinin yetersiz olması ve bu hizmetlerin doğası sebebiyle beraberinde getirdiği, belgelerle kanıtlanmış istismar ve şiddet risklerinden ötürü endişeleri bulunmaktaydı. COVID-19, halk sağlığına ilişkin bir acil durum olmakla beraber, aynı zamanda bakım hizmeti krizi olarak da bu endişeleri daha da göstermiştir. <sup>l</sup> Salgına yönelik bazı hükümetler yeterli planlama veya takip yapmadan çocuk bakım kurumlarını ve yatılı okulları hızla kapatmış, diğer bazı hükümetler bu tesisleri kilit altına almış, erişimi kısıtlamış ve personel hareketini sınırlandırmıştır. Bununla beraber, çok az COVID-19 müdahale planında refakatsiz ve ailelerinden ayrı düşmüş çocuklar ve bakıcı ailelerinin hastalık durumları veya izolasyonları dolayısıyla alınacak eylemlerle ilgili hususlar içermiştir.</p>



<p>1.3. Bu sunum, Save the Children&#8217;ın 117 ülkede hem insani yardım hem de kalkınma konularında çocuklarla birlikte, onlar için çalışma deneyimlerinden yararlanmaktadır. HIV/AIDS salgını, Doğu Avrupa&#8217;da 1989 sonrası yaşanan kurumsallaşma krizi ve Ruanda Soykırımı gibi acil değişim ihtiyacının gerekliliği vurgulayan bir dizi olayın ardından gerekli bakım hizmetinden yoksun çocukları desteklemek için çalışmaya başladık. Misyonumuzun merkezinde çocuk hakları yer aldığından, odak noktamız her zaman çocukların kendi aileleri içinde veya bunun mümkün olmadığı durumlarda da toplumdaki aile temelli alternatif bakım hizmetlerinde güvende olmalarını ve korunmalarını sağlamak olmuştur.</p>



<h1 class="wp-block-heading">2. Alternatif bakım ihtiyacının önlenmesi</h1>



<p>2.1. Birçok durumda alternatif bakım hizmetinden yararlanmak ya gerekli değil ya da çocuk için uygun değildir. Çocukların ailelerinden ayrılmalarının önlenmesini anlayabilmek için yoksulluk, şiddet ve ayrımcılık gibi ailelerin çocuklarından ayrılmasına yol açan temel nedenlerin anlaşılması ve bu nedenleri ele alan programların tasarlanması gerekir.</p>



<p>2.2. COVID-19 müdahalemizin bir parçası olarak, Kamboçya&#8217;da yoksul ailelere nakit ve hediye kartı yardımı sağlamak için USAID&#8217;den ek fon kullandık. Temel değerlendirme raporumuzdan elde edilen ilk bulgulara göre, bu yardımların başlamasından bu yana çocuk ve ailelerin ayrılıklarının azaldığına işaret ediyor.</p>



<p>2.3. Evdeki şiddeti ve alternatif bakım ihtiyacını azaltmak için bakıcı ebeveynlere yönelik kapsamlı bir eğitim programı uyguluyoruz. Bu programın amacı yalnızca şiddet içeren disiplin biçimlerini azaltmak değil, aynı zamanda bakıcı ebeveynlerin çocuklarıyla daha iyi ve daha saygılı ilişkiler kurmalarını ve çocuklarını hak sahibi olarak anlamalarını sağlamaktır.</p>



<p>2.4. <span style="font-size: revert;">Engelli çocukların orantısız olarak yatılı bakıma yerleştirildiği ve genellikle daha uzun süre bakımda kaldığı göz önüne alındığında, engelli çocukların ailelerini desteklemek, terk edilmeye neden olan damgalama ve ayrımcılıkla mücadele etmek için çok daha fazla şey yapılmalıdır.</span></p>



<p>2.5. <span style="font-size: revert;">Kamboçya&#8217;da Öncelik Aile Bakımının Olmalı | HAREKETE GEÇ hareketinin birçok ortağı engelli çocuklara destek olmaktadır. Örneğin çocuklar aileleriyle beraber olması amaçlanan bir proje olan ABLE, engelli çocuklar için aile bağlarının kuvvetlendirilmesini desteklemenin yanı sıra engelli çocuklara bakacak koruyucu bakıcıları işe almakta ve eğitmektedir. Angkor Çocuk Hastanesi&#8217;ndeki bir diğer projede ise hastanelerde çocukların terk edilmesini önlemek için çalışılmaktadır. </span><a id="_ftnref1" style="font-size: revert;" href="#_ftn1"><sup>[1]</sup></a></p>



<p>2.6. <span style="font-size: revert;">Save the Children&#8217;ın engelli çocukları destekleyen Doğu Avrupa Programı&#8217;ndan öğrenilen en iyi pratiklerin de gösterdiği gibi, ailelerin parçalanmasının önlenmesi ve güçlendirilmesi entegre bir yaklaşım içermelidir. Ücretsiz erken teşhis hizmetleri, bireysel rehabilitasyon, rehberlik ve ailelere kendi topluluklarında destek hizmetleri sağlanmalıdır. Yapılan bu uygulamalardaki müdahaleler çocuk merkezliydi ve her bir çocuğa özel olarak tasarlanmıştı. Bakıcılara verilen danışmanlık hizmetinin yanı sıra kendi kendine yardım gruplarına katılma fırsatları sunulmuş, bu da genellikle ihtiyaç duydukları destek konusunda savunma yapmalarına yol açmıştır.</span><a id="_ftnref2" style="font-size: revert;" href="#_ftn2"><sup>[2]</sup></a></p>



<p>2.7. Hiçbir çocuk bakım hizmetinden, destekleyici hizmetlerden, tedavi veya eğitim alma hakkından, aile bağlarından, geleneklerinden, kültüründen veya dininden vazgeçmek zorunda kalmamalıdır. Hizmetler bireysel olarak tasarlanmalı ve içeriği özel olmalıdır. Avustralya&#8217;da Save the Children, özellikle uzak topluluklardaki Yerli aileler için kültürel olarak uyarlanmış ve onlar için güvenli olan bilumum aile desteği ve koruma hizmetleri sağlamaktadır.</p>



<h1 class="wp-block-heading">3. Çocukların refahı ve korunmalarına ilişkin sistemlerinin iyileştirilmesi</h1>



<p>3.1. Büyük ölçüde ailelerin desteklenmesi, evdeki şiddetin azaltılması ve ailelerin ihtiyaç duydukları hizmetlerin sağlanmasına odaklanılmış olsa da, çocukların bakımına yönelik yapılan yerleştirmeler için gerekli olan karmaşık karar alma süreçlerini desteklemek üzere, çocuklara ve ailelere net bir şekilde rehberlik sağlanan, stabil ve iyi finanse edilmiş çocuk koruma sistemlerine de ihtiyaç duyulmaktadır. Çocukların ailelerinden ayrılmalarını etkili bir şekilde önlemek ve çocukların karşılaştığı belirli sorunlarla müdahale etmek için, çocukları ve aileleri dinleyecek, destek sağlayacak ve en uygun hizmetlerle buluşturacak yetkin, eğitimli ve sosyal ilişkileri kuvvetli çalışanlar yetiştirilmelidir. Bizler, iyileştirilmiş ve kaliteli koruma hizmetlerini desteklemek adına vaka yönetimi yaklaşımımızı sistematik hale getirdik. İnsani yardım müdahalelerimizle, bireysel vaka yönetimi için bir veri yönetim sistemi olarak CPIMS+ kullanımını teşvik ediyor ve ulusal eğilimleri tespit etmek için hükümetleri destekliyoruz. Ayrıca, Endonezya ve Hindistan dâhil olmak üzere hükümetlerle birlikte çalışarak kamu sosyal hizmet uzmanlarının akreditasyonunu ve yetkinliklerini geliştiriyoruz.</p>



<h1 class="wp-block-heading">4. Çocuklara refah sağlama sistemlerinin dönüştürülmesi</h1>



<p>4.1. Save the Children, çocuklara refah sağlama hizmetlerini yatılı bakıma dayalı bir türden, aile temelli bakıma öncelik veren bir türe dönüştürmek için hükümetlerle birlikte uzun bir çalışma geçmişine sahiptir. En uzun soluklu programlarımızdan biri, Açe&#8217;deki tsunaminin ardından Endonezya Sosyal İşler Bakanlığı ile başlattığımız ortaklıktır. Endonezya&#8217;da çocukların öncülüğünde yürütülen yatılı bakım araştırmamız ile, Toplum Bakanlığı&#8217;nı çocuk bakım kurumlarına verdiği desteği gözden geçirmeye ve Ulusal Bakım Standartları taslağı hazırlamaya teşvik etmede etkili olduk. <sup>5</sup></p>



<p>4.2. Kolektif etki yaratmayı amaçlayan bir proje olan Çocukların Ailelere İhtiyacı Var I HAREKETE GEÇ projesi, Kamboçya&#8217;da yatılı bakımdaki çocukların sayısını azaltmak ve bakım kalitesini artırmak amacıyla kurulmuştur. 2015 yılından itibaren Kamboçya Kraliyet Hükümeti tarafından oluşturulan bir komisyon tarafından koordine edilen ve sistemin güçlendirilmesi, sosyal ilişkileri kuvvetli çalışanların yetiştirilmesi, ailelerin çocuklarından ayrılmalarının önlenmesi ve kuruluş bakımına dönüştürülmesine odaklanan ve çalışma gruplarıyla ilerlemeyi denetleyen projenin 60&#8217;tan fazla üyesi bulunmaktadır. Hükümet, kaliteli alternatif bakım hizmetleri ve çocukların yeniden entegrasyonunu desteklemek üzere yeni çocuk koruma kanunu oluşturmanın ve standart işleyiş prosedürleri hazırlamanın son aşamasındadır.</p>



<p>4.3. Sistemin dönüştürülmesinde önemli bir husus da yatılı bakım için finansmanın nereden geldiğini anlamaktır. Kuruluş bakımına yönelik denizaşırı desteğin ele alınmasına yardımcı olmak için ReThink Yetimhaneleri&#8217;nin yardımcı kuruculuğunu yaptık. Yurtdışına gönüllü gönderen ve gönüllü kabul eden Üye Devletler, aile bağlarını güçlendirmeye yönelik toplum temelli girişimlere fon ve gönüllü sağlamak için birlikte çalışmalıdır. 2019 BM Çocuk Hakları Kararı ile; kuruluşlarda gönüllülükle ilgili zararların ele alınması da dâhil olmak üzere, bakım tesislerinde çocukların ticaretinin ve sömürülmesinin önlenmesi için devletlere harekete geçmelerinin tavsiye edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz.</p>



<h1 class="wp-block-heading">5. Çocukların katılımının ve temsiliyetinin artırılması</h1>



<p>5.1. Çocuklara ve gençlere danışıldığında, kötü bir alternatif bakım hizmeti almaları ile büyüme ve gelişmelerini destekleyen bir alternatif bakım hizmeti almaları arasındaki farkı açıklayabilirler. Yetişkinler, profesyoneller ve politika üretenler tarafından göz ardı edilebilen ve ölçülmesi zor olan ayrıntı, nüans ve karmaşıklıklara vurgu yapabilirler. Ancak, COVID-19 sırasında Senegal&#8217;deki Talibe çocukları ve Senegal&#8217;deki engelli çocuklar üzerine yaptığımız araştırmanın da açıkça gösterdiği gibi, bir kriz anında çocukların ve gençlerin görüşleri ve hakları kolayca göz ardı edilebilmektedir.</p>



<p>5.2. Save the Children&#8217;ın Batı ve Orta Afrika, Doğu ve Güney Afrika ve Ürdün de dahil olmak üzere akrabalık bakımına ilişkin çocuk liderliğindeki araştırma serisinde, çocukların aldıkları alternatif bakım hizmetlerine ilişkin görüşleri, genellikle bakım hizmeti verenlerinkinden farklıdır- Çocuklar; koruyucu ailelerin düşündüğü gibi çok daha daha genç, daha sağlıklı ve maddi imkânlara sahip kişilere değil, aksine koruyucu ailenin kendilerine duyduğu sevgiye daha fazla odaklanmaktadırlar. Çocukların yaşamak istedikleri dünya için net bir görüşleri var. &#8211; Tüm çocukların bakım verenlerinden sevgi ve ilgi gördüğü, her birinin akrabalık bakımından aidiyet hissettiği ve hiçbir çocuğun kendini dışlanmış hissetmediği bir dünya yaşama arzusu..</p>



<p>6. Hareket halindeki çocuklar da dahil olmak üzere refakatsiz ve ailelerinden ayrı düşmüş çocuklara destek olmak 6.1. Save the Children, alternatif bakım standartları da dâhil olmak üzere Çocuk Koruma Konusunda Asgari Standartların revize edilmesini desteklemiştir. Ayrıca aile izleme ve ailelerin çocuklarıyla yeniden birleştirilmesi (FT R) konusunda aktif bir rol oynamaya devam etmektedir. Küresel Sözleşmelerde Çocuk Hakları Girişimi&#8217;nin eş başkanlığını yürütüyor ve Küresel Göç Sözleşmesi&#8217;ni destekleyerek devletleri, sınır ötesi vaka yönetimini kolaylaştırmak ve göçmenlik statülerine bakılmaksızın çocukların haklarına saygı gösterilmesini sağlamak için uluslararası, bölgesel ve iki taraflı olarak sağlam iş birliği mekanizmalarına yatırım yapmaya çağırıyoruz.</p>



<h1 class="wp-block-heading">7. Alternatif bakım hizmetlerine yerleştirmelerin kalitesinin artırılması</h1>



<p>7.1. Save the Children, çocuğun yüksek yararına uygun olarak, çeşitli alternatif bakım hizmetlerine yerleştirilmelerini desteklemenin yanı sıra, resmi yapılan bu yerleştirilmelerin kalitesini ve süreçlerini iyileştirmek için hükümetleri desteklemektedir (Kamboçya, Endonezya, Liberya, Kenya, Somali, Zambiya). Çocukların yerleştirildikleri ülke ne olursa olsun, tüm çocuklar şiddetten uzak yaşama hakkına sahiptir. Akrabaların bakımı, koruyucu aile bakımı ve yatılı bakım ile ilgili çalışmalarımız bizi aşağıdaki düşüncelere sevk etti.</p>



<p>7.2. Dünya üzerinde akrabalık bakımı en çok kabul edilen ve uygulanan alternatif bakım şeklidir. Akrabaların bakımının uygulanma şekli, artan kentleşme, eğitim maliyetlerinin yükselmesi, HIV/AIDS salgını, afetlerin ve çatışmaların etkisiyle değişmekte ve akrabaların sağladığı bakımı, onlar için daha külfetli hâle getirmekte ve karşılıklı fayda sağlayan bir işlem olmaktan çıkarmaktadır. Akrabalık bakımının resmileştirilmesinin fazlaca iyileştirme ve izleme yükü yaratacak oluşu ve de toplumun geleneksel başa çıkma stratejilerinin çökmesi riski doğacağından ötürü akrabaların bakımının gayri resmi kalması gerektiğine inanıyoruz.</p>



<p>7.3. Akrabaların bakımını iyileştirmek için mevcut toplum yapıları içerisinde çocukların ve koruyucu ailelerin güçlü yönlerini ve dayanıklılıklarını geliştirmek, çocukların akrabaların yanına gayri resmi şekilde yerleştirilmeyi desteklemek ve risk altındaki çocukların tespit edip gerektiğinde resmi sisteme yönlendirmek için daha fazla şey yapılmalıdır. Damgalama ve ayrımcılıkla ilgili konular üzerinde çalışırken, biyolojik ailelerinde yaşayan çocuklarla karşılaştırıldığında akrabalarının bakımı altında yaşayan çocuklara yapılan muamelenin altı çizilmelidir.</p>



<p>7.4. Koruyucu aile bakımı çeşitli şekillerde anlaşılmakta ve uygulanmaktadır ve farklı modellerin çocukların bakımını ve gelişimini nasıl desteklediğini daha iyi anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Koruyucu bakıcıların belirlenmesi, eğitimi ve ödemeleri önemli ölçüde farklılık göstermektedir ve hangi yöntemin en iyi şekilde işe yaradığına yeterince odaklanılmamıştır. Tüm dünyada kompleks gereksinimleri olan çocuklara bakmaya istekli ve bunu yapabilecek koruyucu aile bulmak hâlâ zordur. Devletlerin, çocuklara daha fazla aile temelli bakım seçeneği sunmak için koruyucu bakıcı kadrosunu geliştirme konusunda daha fazla desteğe ve rehberliğe ihtiyacı vardır.</p>



<p>7.5. Yatılı bakım, alternatif bakımın gerekli bir biçimi ya da kurumsallaşma stratejilerinin gerekli bir parçası olarak görülmemelidir. Bununla birlikte, alternatif bakıma muhtaç çocukların her zaman aile temelli bakıma yerleştirilmeleri gerekli olmakla beraber, belirli durumlarda küçük bir grup ortamında kaliteli, geçici ve uzman bir bakım sağlamak gerekli olabilir.</p>



<p>7.6. İnsani yardım müdahalelerinde yatılı bakımın kullanılmasından kaçınmak zordur. Örneğin Suriye ve Irak&#8217;ta damgalanma ve karmaşık kültürel dinamikler sebebiyle, aile temelli alternatif bakım seçeneklerinin belirlenmesini neredeyse imkansız hâle gelmektedir. Örneğin, Yunanistan&#8217;dan geçiş yapan hareket halindeki çocuklara ve/veya Cox&#8217;s Bazaar&#8217;da olan tecavüz olayı sonucu bekar annelerden doğan çocukların da geçici yatılı bakıma<a href="#_ftn3" id="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> yerleştirilmeleri gerekmiştir çünkü bu anne ve çocukların akrabaları yanlarında değildir, koruyucu ailelik sistemi iyi kurulmamıştır ve aile temelli yerleştirmelerde çocuklar için potansiyel riskler önemlidir. Nijerya, Nijer ve Senegal&#8217;de, COVID-19 sırasında çocuklar sokaklardan zorla uzaklaştırılmış ve hükümetler tarafından geçici bakım merkezlerine taşınmıştır. Buna karşılık Save the Children, geçici bakım merkezlerinin yanı sıra, bu merkezlerde çocuk güvenliğini sağlama ve koruma konularında rehberlik sağlamış ve başka bir seçenek olmadığı sürece yeni yatılı bakım tesislerinin kurulmaması çağrısında bulunmuştur.</p>



<p>7.7. Üye Devletlere yönelik tavsiyelerin içinde yatılı bakım seçeneklerine ilişkin rehberlik yer almıyorsa bu tür kuruluşların yeniden yapılandırılması, kontrol edilmesi, izlenmesi ve nihayetinde kapatılması çok daha zor hale gelir. Bu nedenle, yatılı hizmetlere yapılan yerleştirilmelerin geçici niteliğini iyileştirmeye yönelik rehberliği, daha iyi koruyucu annelik mekanizmalarını ve yatılı bakımı istisna haline getirmeye yönelik sürekli yapılan vurguları memnuniyetle karşılıyoruz.</p>



<p>7.8. BM Kılavuz İlkelerinde atıfta bulunulsa da Save the Children &#8220;aile benzeri&#8221; bakım teriminin kullanılmasını desteklememektedir. Zira bu terim uygulayıcıların ve politika oluşturucuların kafasını karıştırarak bazı yatılı bakım seçeneklerinin esasen aile temelli olmamalarına rağmen ve tıpkı bir aileye benzetilmeye çalışılıyor olsalar bile, aile temelli olduğunu düşünmelerine neden olabilir.</p>



<h1 class="wp-block-heading">8. Öneriler</h1>



<p>8.1. Çocukların ailelerinden ayrılmalarının önlenmesi ve kurumların aradan kalkmasının ilerletilmesi için önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Ancak tüm çocukların haklarına saygı duyulduğu, korunduğu ve ihtiyaçlarının yerine getirildiği güvenli bir aile ortamında geliştiği bir dünyayı gerçekleştirmek için daha fazlası yapılmalıdır.</p>



<p>8.2. Save the Children üye devletleri, BM kuruluşlarını ve sivil toplumu aşağıdaki hususları sağlamaya çağırmaktadır:</p>



<p>8.2.1. Toplumsal refahı sağlamaya yönelik hizmet veren, becerikli bir çalışan grubu da dâhil olmak üzere çocukların refahının artırılması ve koruması hizmetlerine yatırım yapılması. Üye devletler, toplumsal refahı sağlamaya yönelik hizmet veren çalışanların yetkinliklerini arttırmak ve toplum yapılarını ulusal çocuk koruma sistemine bağlamak da dâhil olmak üzere çocuk refahının artırılması hizmetlerini iyileştirmek için çalışmalıdır. Güçlü, nitelikli, toplumsal cinsiyete duyarlı ve birçok kaynağa erişimi olan bir çalışan grubu vaka yönetimine destek olabilir, çocuğun yüksek yararına dayalı bakım planları geliştirebilir ve zarar görme riski altındaki çocukları ve aileleri desteklemek için çalışabilir.</p>



<p>8.2.2. Yatılı bakım, en kısa süre için son çare olarak kullanılmaya başlanmalıdır. Yatılı bakım hizmetleri kontrol edilmeli ve bakıma yerleştirilen her çocuk yerleştirilmeden önce bir koruyu annenin değerlendirmesinden geçmelidir. Save the Children, alternatif bakım için ayırılan finansmanın aile temelli bakımın desteklenmesinde kullanılmaya yönelik çabaları memnuniyetle karşılamaktadır.</p>



<p>8.2.3. Çocuklara ve gençlere aldıkları bakım hakkında danışılmalı ve bu konuda izlenecek politikaların bir parçası olmaları teşvik edilmelidir. Alternatif bakım deneyimi olan çocuklara, yerleştirildikleri ailenin seçilmesi konusunun yanı sıra, aldıkları bakımın kalitesine ilişkin tutum ve tedbirlerin şekillendirilmesinde de danışılmalıdır.</p>



<p>8.2.4. İyileştirilmiş veri toplama yöntemi. Çocukların aldıkları bakım hizmetlerinin iyileştirilmesini daha iyi anlamak ve yaş, etnik köken, cinsiyet ve engellilik durumlarına <a href="#_ftn4" id="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a>göre ayrımın yapıldığı doğru bir gözlemleme süreci için daha fazla desteğe ihtiyaç vardır. Tüm farklı ortamlardaki çocukların hesaba katılması, hedef kitlenin iyi belirlenmesi ve yapılacak reformlar için eğilimlerin analiz edilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir.</p>



<p>8.2.5.Topluluklar içindeki hizmetlere erişim. Ailelerin çocuklarından gereksiz sebeplerle ayrılmaları önlemek için Üye Devletlerin; kapsayıcı eğitim, rehabilitasyon hizmetleri ve diğer destek biçimleri de dâhil olmak üzere, çocukları ve aileleri kendi toplumları içinde destekleyecek hizmetlere yatırım yapmaları gerekmektedir.</p>



<p>8.2.6. Alternatif bakım hizmetlerine yerleştirme seçeneklerinin iyileştirilmesi.&nbsp; Üye Devletler; koruyucu aileliğin farklı şartlarda nasıl uygulandığına dair daha fazla araştırma yapmak, öğrenilenleri paylaşmak ve özellikle karmaşık gereksinimleri olan çocukların koruyucu aileliğinin belirlenmesi, eğitim ve onlara verilen desteği iyileştirmek için sivil toplumla ortaklıklardan faydalanabilir.</p>



<p>8.2.7. Çocukları risk altında bırakan damgalayıcı tutumlar ve zararlı inançlarla mücadele etmeye yönelik çalışmalara devam edilmesi.&nbsp; Engellilik, cinsellik, cinsiyet, etnik köken, göçmenlik ve bakıcının medeni durumuna dayalı damgalama ve ayrımcılık, çocukların bakıma yerleştirilmesinde önemli bir rol oynamaya devam etmektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ftnref1" id="_ftn1">[1]</a> Daha Kaliteli Bakım Hizmeti Ağı tarafından bakım hizmeti verenlerin eğitim videolarında bu durum belgelenmiştir.</p>



<p><a href="#_ftnref2" id="_ftn2">[2]</a> &#8220;Evet, Çocuklar Başarabilir Kampanyasını&#8221; Kosova&#8217;daki bir kampanya çalışması örneğini görmek için inceleyebilirsiniz.</p>



<p><a href="#_ftnref3" id="_ftn3">[3]</a> Üç yaşından büyük çocuklar için bir bakıcı eşliğinde olmadıkça, 12 haftadan uzun sürmeyen bir süreç olarak tanımlanır.</p>



<p><a id="_ftn4" href="#_ftnref4">[4]</a> Bu duruma koruyucu ailelerinin engeli olma durumu da dâhildir.<br><br></p>



<p><strong><em>Yazının orjinal linkine ulaşmak için<a href="https://eurochild.org/uploads/2022/12/Invisible-children-Eurochild-2022-report-on-children-in-need-across-Europe.pdf?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> </a><a href="https://resourcecentre.savethechildren.net/pdf/savethechildrensubmissiontothedgd2021-final-14.06.pdf/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tıklayınız</a>.</em></strong></p>



<p><em><strong>Bu yazı</strong></em><strong> Mert Akçay</strong> <strong>tarafından Hayat Sende Derneği adına Türkçeye <em>kazandırılmış</em></strong>, <strong><em>kontrolü </em>Seray Dicle Günay Ekinci <em>tarafından yapılmıştır.</em></strong></p>



<p><em><strong>“Children’s Rights and Alternative Care: Save the Children submission to the Committee on the Rights of the Child”  başlıklı rapor</strong></em><strong><em>dan çevrilmiştir</em></strong><em><strong>.</strong></em></p>



<p><em><strong>Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun.&nbsp;</strong></em><a href="/?page_id=3767"><em><strong>Bağış yapmak için tıklayınız.</strong></em></a></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/cocuk-haklari-ve-alternatif-bakim-save-the-childrenin-cocuk-haklari-komitesine-sunumu/">Çocuk Hakları ve Alternatif Bakım: Save the Children&#8217;ın Çocuk Hakları Komitesi&#8217;ne Sunumu</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koruyucu Aileler Ve Evlat Edinen Aileler İçin Oyun Terapisi &#8211; Filial Oyun Terapisi</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/koruyucu-aileler-ve-evlat-edinen-aileler-icin-oyun-terapisi-filial-oyun-terapisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 May 2023 09:12:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif bakım]]></category>
		<category><![CDATA[anne çocuk ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[filial]]></category>
		<category><![CDATA[filial oyun terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyun terapisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=6116</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Çocuklar “Kötü bir gün geçirdim, konuşalım mı?” demezler, “Oynayalım mı?” derler.” &#160;LAWRENCE J. COHEN Yetişkinler yaşadıklarını, duygularını cümlelerle ifade edebilirken çocuklar bunu oyunlarla yaparlar. Oyun, çocuğun kendini anlatabildiği, geliştiği, iç dünyasını yansıttığı bir alandır. Oyun oynamak; çocukların duygusal, sosyal, bilişsel, fiziksel gelişimlerine yardımcı olur. Bazen çocuk yaşadığı yoğun duyguları ifade etmek yerine oyuna başvurur ya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/koruyucu-aileler-ve-evlat-edinen-aileler-icin-oyun-terapisi-filial-oyun-terapisi/">Koruyucu Aileler Ve Evlat Edinen Aileler İçin Oyun Terapisi &#8211; Filial Oyun Terapisi</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Çocuklar “Kötü bir gün geçirdim, konuşalım mı?” demezler, “Oynayalım mı?” derler.” &nbsp;LAWRENCE J. COHEN</p>



<p>Yetişkinler yaşadıklarını, duygularını cümlelerle ifade edebilirken çocuklar bunu oyunlarla yaparlar. Oyun, çocuğun kendini anlatabildiği, geliştiği, iç dünyasını yansıttığı bir alandır. Oyun oynamak; çocukların duygusal, sosyal, bilişsel, fiziksel gelişimlerine yardımcı olur. Bazen çocuk yaşadığı yoğun duyguları ifade etmek yerine oyuna başvurur ya da kendini ifade etme becerisi yeterince gelişmediğinde de oyun bunun için işlevsel bir yoldur. Tüm bunları bilinçli olarak yapmayabilir fakat bir çocuğun oynadığı oyundan o çocuğun neler hissettiğini, neler yaşadığını anlayabiliriz. Çocuk, bilinçdışında olup bitenleri kurduğu oyunlarla, seçtiği oyuncaklarla yansıtır. &nbsp;Yani oyun aslında iyileşmenin de bir parçasıdır. Çünkü çocuk, oyun aracılığıyla ifade edemediği duyguları dışa vuracak ve başa çıkma becerileri geliştirecektir.&nbsp;</p>



<p>Oyun terapisinde oyunun bu gücünden faydalanılır. Oyunlar ve oyuncaklar kullanılarak çocukla iletişim kurmaya çalışılır ve çocuğun olumsuz davranışlarının değişmesi amaçlanır. Oyun terapisi, çocukların kendilerini cümleler yerine oyunlarla ve oyuncaklarla ifade edebilmelerinin sağlanacağı en uygun terapi yöntemidir. Oyun odasında oyun terapisti ile istedikleri şekilde oynayabilmeleri için kendilerini güvende hissetmeleri sağlanmaya çalışılır. Süreç boyunca çocuklara duygularını, sorunlarını, yaşadıklarını ifade edebilmeleri için farklı türde birçok oyuncak sunulur.</p>



<p>Oyun terapisi 2-12 yaş arası çocuklara uygulanan bir terapi yöntemidir. Bu terapi yöntemi;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Aile içi çatışma olan, boşanma ya da ayrılıkla baş etmeye çalışan çocuklar,</li>



<li>Duygusal, fiziksel ya da cinsel tacize uğramış çocuklar,</li>



<li>Evlat edinilmiş çocuklar,</li>



<li>Sevilen birinin ölümü ya da hastalığı ile uğraşan çocuklar,</li>



<li>Aile içi şiddet gören çocuklar,</li>



<li>Kronik hastalık ile mücadele eden çocuklar,</li>



<li>Dikkat eksikliği tanısı almış olan çocuklar,</li>



<li>Öfke kontrol bozukluğu olan çocuklar,</li>



<li>Özgüven problemleri yaşayan çocuklar</li>



<li>Ayrılık anksiyetesi yaşayan çocuklar,</li>



<li>Aşırı utangaçlık yaşayan çocuklar,</li>



<li>Kaygı bozuklukları ve çocukluk korkuları (yalnız kalma, karanlık, hayvan korkusu) yaşayan çocuklar,</li>



<li>Depresyon, davranış bozuklukları, uyku bozuklukları yaşayan çocuklar,</li>



<li>Seçici konuşmamazlık yaşayan çocuklar,</li>



<li>Düşük benlik saygısı olan çocuklar,</li>



<li>Öğrenme güçlüğü ya da diğer okul problemleri yaşayan çocuklar,</li>



<li>Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklar,</li>



<li>Beslenme sorunları, alt ıslatma sorunları ve tırnak yeme-parmak emme sorunları yaşayan çocuklar,</li>
</ul>



<p>için fayda sağlayabilir.</p>



<p>Oyun terapisinin 3 türü bulunmaktadır: çocuk merkezli oyun terapisi, deneyimsel oyun terapisi ve filial oyun terapisi. Koruyucu aileler ve evlat edinen aileler için özellikle filial oyun terapisi oldukça yararlı olabilir.</p>



<p>Filial terapi, ailelerin çocuklarının davranışları üzerine eğitildikleri, oyun ve aile terapisinin birleştirildiği çocuk odaklı psikoeğitim içeren oyun terapisi modelidir. Çocukların gelişiminde ebeveynlerin büyük etkisi olduğu için terapiye ebeveynleri dahil etmek süreci daha etkili, kalıcı ve hızlı hale getirir. Bu terapi yönteminde ebeveynlere çeşitli filial terapi teknikleri öğretilir, çocuklarıyla nasıl oynayabilecekleri gösterilir, yeni ebeveynlik becerileri kazandırılır ve ebeveynlerin çocukların psikolojisini anlamaları sağlanır.</p>



<p>Ebeveynlerin çocuklarıyla filial terapi tekniklerine göre oyun oynamaları çocukların,</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Aileleriyle iletişimlerinin güçlenmesini,</li>



<li>Duygularını daha iyi anlamalarını,</li>



<li>Sorun çözme becerilerinin gelişmesini,</li>



<li>Sorumluluk alabilmelerini,</li>



<li>Özgüvenlerinin ve özsaygılarının artmasını sağlar.</li>
</ul>



<p>Çocuklarını anlayan, onlarla doğru bir şekilde oynayabilen ve zorluklarla etkili bir şekilde baş edebilen ebeveynler sayesinde sorunlar azalır ve ortaya çıkabilecek problemler için önceden önlem alınmış olunur.</p>



<p>Filial terapi; hem gelişimi normal bir şekilde devam eden hem de duygusal, davranışsal veya gelişim güçlüğü olan çocuklar için uygulanabilir. Bir yandan önleyici bir yandan da tedavi edici bir yaklaşımdır. Bu terapi yöntemi çocukların baş etmeye çalıştıkları sorunların azalmasını veya baş etmesi gereken bir sorunu olmayan çocukların yeni beceriler edinmesini sağlar. Ayrıca filial terapiyle birlikte tüm aile üyeleri arasındaki ilişkiler güçlenir. Sonuç olarak, evlat edinen aileler ve koruyucu aileler için çocuğun ve ailenin birbirlerini tanımaları, iletişimlerini güçlendirmeleri için filial oyun terapisi oldukça faydalı olacaktır.<br><br><strong>KAYNAKÇA</strong></p>



<p>Ebeveyn-Çocuk İlişkisi Üzerine Odaklanan Bir Oyun Terapisi Yaklaşımı: Filial Terapi, Banu Tortamış Özkaya, 2015, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar</p>



<p>3-10 Yaş Arası Gelişimsel Problemleri Olan Çocuklarda ve Ebeveynlerinde Filial Terapinin Etkisinin İncelenmesi, Gülçin Güler Öztekin ve Arzu Gülbahçe, 2019, Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi</p>



<p><a href="https://oyunterapileri.com/page/filial-terapi-sureci">Filial Terapi Süreci (oyunterapileri.com)</a></p>



<p><a href="https://psikologmerkezi.com/blog/oyun-terapisi?ysclid=lcua5fna3n206503919">Oyun Terapisi | Psikolog Merkezi</a></p>



<p></p>



<p><em><strong>Bu y</strong></em><strong><em>az</em>ı</strong> <strong>Munise Tanrıkulu <em>tarafından </em>Hayat Sende Derneği <em>adına Türkçeye kazandırılmıştır</em></strong>.<br></p>



<p><em><strong>Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun. </strong></em><a href="/?page_id=3767"><em><strong>Bağış yapmak için tıklayınız.</strong></em></a></p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/koruyucu-aileler-ve-evlat-edinen-aileler-icin-oyun-terapisi-filial-oyun-terapisi/">Koruyucu Aileler Ve Evlat Edinen Aileler İçin Oyun Terapisi &#8211; Filial Oyun Terapisi</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORUMA ALTINDA YETİŞEN ÇOCUKLARDA BAĞLANMA</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/koruma-altinda-yetisen-cocuklarda-baglanma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2022 08:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[anne çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anne çocuk ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=5242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağlanma, bebeklerle bakım verenleri arasında duygusal olarak kurulan olumlu ve olumsuz ilişkiyi ifade eder. Bağlanma davranışları ise bebeğin, anne-babasıyla veya kendisine bakım veren kişi ile iletişimde kullandığı davranışlar olarak değerlendirilmektedir. Yani bağlanma en genel anlamda iki insan arasındaki yakın duygusal ilişki sonucu oluşan bağ olarak tanımlanmaktadır.&#160; Bağlanma Kuramı çocuk ve birincil bağlanma figürüyle iletişimi odağına [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/koruma-altinda-yetisen-cocuklarda-baglanma/">KORUMA ALTINDA YETİŞEN ÇOCUKLARDA BAĞLANMA</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em><strong>Bağlanma</strong>,</em> bebeklerle bakım verenleri arasında duygusal olarak kurulan olumlu ve olumsuz ilişkiyi ifade eder. Bağlanma davranışları ise bebeğin, anne-babasıyla veya kendisine bakım veren kişi ile iletişimde kullandığı davranışlar olarak değerlendirilmektedir. Yani bağlanma en genel anlamda iki insan arasındaki yakın duygusal ilişki sonucu oluşan bağ olarak tanımlanmaktadır.&nbsp;</p>



<p><em><strong>Bağlanma Kuramı</strong> </em>çocuk ve birincil bağlanma figürüyle iletişimi odağına almaktadır. Bu kurama göre yeni doğan bebekler, yalnızca onlara bakmaya ve korumaya istekli bir yetişkinin varlığında yaşamlarını sürdürebilirler. Henüz becerilerinin yeterli derecede gelişmemiş olmasına bağlı olarak bebeğin, kendisine bakım veren kişiye bağımlı olduğu görülür, bu bağımlılık sürecinde bakım verenle kurduğu birebir ilişki ise, onun zihinsel ve duygusal gelişimi için son derece önemlidir. Ayrıca çocuğa bakmakla yükümlü kişiler de çocuğun bakımını sadece bir görev olarak algılamazlar, bundan mutluluk ve tatmin de sağlarlar. Çocukla yaşadıkları etkileşimin sonucunda onunla aralarında hissettikleri bağ giderek güçlenir. Bu bağlanmanın oluşması sonucunda bebeklerde emme, uzanma, gülümseme, ağlama vb. davranış özellikleri etkili olur. Çocuk, birincil bağlanma figüründen ayrı kaldığında davranışlarında sapmalar olabilir, anksiyete davranışı sergileyebilir ve bu davranışlar bireyi olumsuz etkileyebilmektedir. Gelişim dönemlerine göre bağlanma stillerinin incelenmesi davranış sapmalarının anlaşılmasını sağlamıştır.</p>



<p><strong><em>1.Aşama:</em></strong><strong> </strong><strong><em>Ön Bağlanma:</em></strong> İlk iki aylarında bebekler, insanlar ve nesneleri birbirinden ayırmayı öğrenir.&nbsp;</p>



<p><strong><em>2.Aşama:</em></strong><strong> </strong><strong><em>Oluşum Halindeki Bağlanma:</em></strong><strong><em> </em></strong>2-8 aylık arası bebekler, bakım verenleri ile yabancıları ayırt eder hale gelir. Bakım verene daha olumlu tepkiler verir ve ayrıldıklarında kızarlar.</p>



<p><strong><em>3.Aşama:</em></strong><strong> </strong><strong><em>Gerçek Bağlanma:</em></strong> 8-18 aylık arası bebekler, bakım verenlerin daha ayrıntılı inceler, tepkilerine daha fazla ilgi gösterir, karşılık verir ve onlara yakın durmaya çalışırlar.Bakım verenlerinin tepkilerine daha fazla ilgi gösterirler.&nbsp;</p>



<p><strong><em>4.Aşama:</em></strong><strong> </strong><strong><em>Karşılıklı İlişkiler:</em></strong><em> </em>18 aylıktan itibaren çocuklar bakım verenleriyle ilişkilerinde daha hassastırlar. Sevgi, ilgi ve fiziksel temas arayışını ifade ederler.</p>



<p><strong><em>Bağlanma teorisi</em> </strong>John Bowlby ve Mary Ainsworth’un ortak teori çalışmasıdır. İngiliz asıllı bir psikolog olan Bowlby, bu teoriyi üretirken kendi çocukluk döneminden ilham almıştır. Annesi, çocukken fazla ilginin çocukları şımartacağını düşündüğünden dolayı sadece günde 1 saat görmesi, kendisine bakım verenin evden ayrılması ve annesinin ölümünden kalan travmalardan yola çıkarak bu teoriyi üretmiştir.&nbsp;</p>



<p>Bowlby’e göre ruh sağlığı için önemli olan noktanın anne ve bebeğin aldığı keyiftir. Bebeğe birincil bakım verenin bebeğin sürekli yanında olması, fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılaması, çocuğun davranışlarında sapma olmasını ve psikopatolojiye dönüşmesini engellemektedir.&nbsp;</p>



<p>Bowlby’ın yaptığı araştırmalara göre bakım veren ile çocuk arasında kurulan güvenli bağ sayesinde çocuğun, sevgi ve onaylanma ihtiyacı karşılanır. Bunun yanında bağlanmanın; bakım verenin, çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayarak güven duygusunu öğretmesi gibi işlevleri vardır. Çocuk değerli ve önemli olduğu hisseder. Böylece çocuk çevresini tanıyabilecek&nbsp; ve keşif yapabilecek sonra da güvenli bölgesine yani bakım verenine geri dönebilecektir.&nbsp;</p>



<p>Bowlby’ye göre bireyin değişkenliği 0-4 yaş arasıdır ve büyüdükçe bireyin değişime direnci artar. Ainsworth ise metodolojisi sayesinde Bowlby’nin teorilerini keşfetmiştir. Bebeğin bağlanma figürünü güvenli bir liman olarak gördüğünü vurgulamıştır.&nbsp; Bebek için tanıdık olmayan durumlara maruz kalmadan ebeveynleriyle arasında güvenli bir bağlanma oluşması oldukça önemlidir. Tanıdık, güven olmadan yaşamına devam etmek zorunda kalan bireyin ise gelecekteki yaşam partneriyle yaşadığı romantik ilişkileri ve günlük hayattaki ilişkileri olumsuz etkileneceği öngörülmektedir. Ergenlikte bağlanmada ise içsel ve dışsal sorunların ebeveyn-çocuk ilişkisini şekillendirdiği görülür. Bağlanma ergenlerin geçmiş deneyimlerini kapsar, çocukluğundaki deneyimleri ortaya çıkarabilir. Birey bu süreçte bireyselleşir ve kimliğini oluşturur. Yetişkinlikte bağlanmada ise yetişkinlerin ilişkilerinde bebeklik döneminden izler taşıdığı gözlemlenmiştir. Ainsworth, bağlanma davranışı sisteminden gelen sinyalleri uyarlayarak kişilerin güvenli bağlanma stillerini ortaya çıkarmıştır.&nbsp;</p>



<p>Bağlanma stilleri güvenli bağlanma, güvensiz bağlanma, kaygılı bağlanma ve saplantılı bağlanma olarak dörde ayrılır:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong><em>1.Güvenli Bağlanma: </em></strong>Bu bağlanma stilinde bebeğin bakımı sağlıklı bir şekilde verilmiştir. Duygusal, fiziksel ve her yönden ihtiyaçları karşılanmıştır. Bebek ihmal edilmemiş, yeterince ilgilenilmiş, güçlü bağlar oluşturulmuştur. Yani yeterince sevilmiş, sayılmış ve dengeli davranışlarla büyütülmüştür. Bu şekilde yetişen çocukların iletişim becerileri ve kendini ifade etme kabiliyetleri iyidir. Yetişkin olduklarında rahat ve sağlıklı iletişimler kurabilirler.</p>



<p><strong><em>2.Kaçıngan Bağlanma:</em></strong><strong> </strong>Bu bağlanma stilinde bakım veren kişi, çocuğa karşı mesafeli ve soğuktur. Çocuk ihmal edilmiş, yeterince şefkat, ilgi ve sevgi görememiştir. Bu şekilde yetişen çocuklar, dış dünyayı güvensiz olarak algılar, iletişimden ve bağ kurmaktan kaçınırlar, çoğunlukla içe dönük bir şekilde yaşarlar. Genellikle ilgi veya iletişim gibi beklentileri olmaz ve teması sevmezler. Destek ve yardıma kapalıdırlar,. Yetişkinlik sürecinde bireyselliği tercih ederler. Kendilerinden başka kimseye güvenmez ve başkalarının düşüncelerini önemsemezler. Kısa süreli ilişkiler yaşarlar.</p>



<p><strong><em>3.Kaygılı Bağlanma:</em></strong><strong> </strong>Bu bağlanma stilinde bakım veren, çocuğa karşı yeterince güven, sevgi, ilgi vermemiştir. Belli bir oranda mesafelidir. Bakım veren çocuğun yanından bir süre gidip gelse bile çocukta tekrar gideceğine dair korku ve kaygılar oluşur ve bunlar kolay kolay giderilmez. Çocuk sık sık olumsuz tepkilerle ve eleştirilerle karşılanır. Yeterince güven ortamı sağlanmayan çocuk, kendinden şüphe eder; sürekli huzursuz ve kaygılı olur. Başkalarını kendinden daha üstün, değerli ve yeterli görür. Olumsuz benlik algısına sahiptirler. Sevilmeyip onaylanmayacaklarından korkarlar ve derin bağlar kuramazlar. Terk edilme korkuları vardır ve takıntılı davranışlar gösterme eğilimindedirler.</p>



<p><strong><em>4.Korkulu Bağlanma: </em></strong>Bu bağlanma stilinde bakım veren, dengesiz ve tutarsız davranışlara sahiptir. Bir ilgilenip bir ilgilenmeyerek çocukta hasarlara ve güven problemine yol açar. Çocuğun duygularıyla oynanarak duygusal sarsılmaya sebep olur. Sağlıklı güven alanı oluşturulamadığı için dünya onlara güvensiz gelir çünkü ne tepkiyle karşılaşacaklarını bilemezler. Bu yüzden bağlanmaktan kaçınırlar. Bakım veren kişiye düşkün olabilirler. Davranışları ve tepkileri belirli değildir, kestirilemez. İlişkilerde aynı anda hem yaklaşıp hem de uzaklaşabilirler. Hem kendilerine hem çevreye güvenmezler.</p>



<p><strong>Peki Bağlanmanın Uzun Vadeli Etkileri Nelerdir?</strong></p>



<p>Bakıcılarıyla erken dönemde güvenli bağlanma geliştiren çocuklar yaşları ilerlediğinde daha yakın arkadaşlıklar kurmuşlardır. Bundan çıkan sonuç güvenmeyi ve olumlu etkileşimde bulunmayı öğrenen çocukların bu becerileri sonraki ilişkilere uygulayabildiğidir.</p>



<p>Bowlby, araştırmaları sonucunda bakım veren ile çocuğun erken yaşta ayrılmasının kişilik problemlerine, zihinsel hastalıkları ve suça sürüklenmeyi artırdığını gözlemlemiştir. Gelişim sürecinde çocuk, aile dinamikleri ne kadar elverişli ya da elverişsiz olursa olsun bakımını yapan kişilere bağlanma ihtiyacı içerisindedir. Kurum bakımında kalan çocuklar ise bu bağlanma ihtiyaçlarını kurumda bakımlarını sağlayan meslek elemanları ile sağladıkları için süreklilik içeren bir ilişki kurmakta zorlanırlar. Kurumlar aile ortamından hem organizasyon hem de katılımcıların rolleri bakımından farklılaşmaktadır. Bir müdür, bir müdür yardımcısı tarafından yönetilen kurumlar, çocukların topluca bir arada yaşamaları için organize edilmiş bir örgüt yapısına sahiptir. Kurum bakımı az sayıda uzman personelin çalıştığı, otoriter bir disiplin ve merkeziyetçi bir yönetim anlayışının olduğu toplu bakım şekli olara karşımıza çıkmaktadır. Yetiştirme yurtlarındaki bakım verenlerin sürekli değişmesi ve çocukların güvenli bir şekilde bağlanabileceği sabit bir kişinin olmaması nedeniyle, çocuklar yakın, sıcak ve süreklilik gösteren, duyarlı bakım veren bir yetişkin ilişkisinden yoksundurlar. Bu durum sonucunda çocuklar hem güvenli bağlanmada ciddi sıkıntılar yaşar hem çocukların ileriki hayatlarında psikolojik ve sosyal olarak birtakım sorunlarla karşı karşıya kalmasına sebep olabilir.&nbsp;</p>



<p>Sosyal Hizmet disiplininde Bowlby’nin bağlanma kuramı ve geliştirilen bağlanma kuramı kavramları; bireyin gelişiminin ilk aşaması olan bebeklikte birincil bakım veren ve bebek arasındaki ilişkiyi anlamayı ve bireyin ergenlik ve yetişkinlikteki ilişkilerini anlamayı sağlar. Müdahale sürecinde bağlanma stillerini bilmek, birincil bakım veren ve çocuk arasındaki ilişkinin önemini anlamak uzman ve müracaatçı arasında iletişimi sağlar. Bowlby’nin bağlanma kuramı sosyal hizmet uzmanının; bebeklik döneminde birincil bakım veren ile bebeğin arasındaki ilişkinin önemini, çocuk ve birincil bağlanma figürü arasındaki iletişimi, bağlanma stillerini, ergenlikte bağlanmada içsel ve dışsal sorunların ve ebeveyn ilişkilerinin önemini, yetişkinlikte bağlanmada bebeklik dönemindeki yaşantının önemini anlamasını sağlamaya yardımcı olur.</p>



<p>Bağlanma kuramı dikkate alınarak koruma altında yetişen çocuklar alanında çeşitli politikalar geliştirilmelidir. Çocuk bakım kuruluşlarında&nbsp;bakım verenlerin seçilme süreci daha hassas yürütülmelidir. Sadece kağıt üzerinde bir yetkinliğe sahip olan değil çocuk gelişimi ve psikolojisine de hakim bakım personelleri istihdam edilmelidir. Her çocuğun bir aile yanında hayata hazırlanması için öncelikle biyolojik ailenin güçlendirilmesi esas alınarak ebeveyn ve çocuğa yönelik yalnızca ekonomik değil psikososyal güçlendirme çalışmaları bir düzen içinde yürütülmelidir. Biyolojik ailenin güçlendirilmesinin mümkün olmadığı durumlarda aile temelli bakım modellerinden koruyucu ailelik ve evlat edinme uygulamalarının tüm çocuklar için hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bağlanma kuramı bir çocuğun hayatının her döneminde ilgi, sevgi ve şefkat içeren bir ilişki içinde olma ihtiyacını vurgulamaktadır. Bu nedenle her çocuğun sevgi dolu bir ailede büyüme hakkını savunmak ve aile temelli bakım modellerine yatırım yapmak çocuğun üstün yararı için hayata geçirilmesi gereken en önemli politikalardır.&nbsp;</p>



<p></p>



<p><em>Bu yazı Emircan Dündar, Sueda Kara</em><strong><em>, </em></strong><em>Elif Melisa Akgün, İlknur Erbulut, Aslıhan Çeri Arıcı, Nagihan Alkan tarafından Hayat Sende Derneği adına derlenmiştir. </em></p>



<p><em>Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun</em>. <a href="/?page_id=3767">Bağış yapmak için tıklayınız</a><br><br>Anahtar kelimeler: aile, çocuk, koruma, korunmaya ihtiyacı olan çocuk, bağlanma, bağlanma kuramı, bowlby, mary ainsworth, yetiştirme yurdu, çocuk yuvası, sevgi evi, koruyucu aile, evlat edinme, gönüllü aile<br><br></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/koruma-altinda-yetisen-cocuklarda-baglanma/">KORUMA ALTINDA YETİŞEN ÇOCUKLARDA BAĞLANMA</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlat Edinilen Çocukların 6 Yaşına Kadar Bilmesi Gereken 6 Şey</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/evlat-edinilen-cocuklarin-6-yasina-kadar-bilmesi-gereken-6-sey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2022 08:27:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[anne çocuk ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=5130</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun süredir evlat edinme dünyasında olan bireylerin,&#160; yeni&#160; evlat edinen ebeveynler için büyük bir endişe ve belirsizlik noktası oluşturduğunu unutmak kolay. Ne paylaşılmalı, ne zaman paylaşmalı ve çocuklarımızla evlat edinme hakkında ne sıklıkla konuşmamız gerektiği çoğumuz için ikinci planda kalabiliyor. Ancak evlat edinme sürecine yeni başlayanlar için bu konuşmaları başlatabilmek sancılı bir süreç olarak düşünülebilir.&#160; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/evlat-edinilen-cocuklarin-6-yasina-kadar-bilmesi-gereken-6-sey/">Evlat Edinilen Çocukların 6 Yaşına Kadar Bilmesi Gereken 6 Şey</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uzun süredir evlat edinme dünyasında olan bireylerin,&nbsp; yeni&nbsp; evlat edinen ebeveynler için büyük bir endişe ve belirsizlik noktası oluşturduğunu unutmak kolay. Ne paylaşılmalı, ne zaman paylaşmalı ve çocuklarımızla evlat edinme hakkında ne sıklıkla konuşmamız gerektiği çoğumuz için ikinci planda kalabiliyor. Ancak evlat edinme sürecine yeni başlayanlar için bu konuşmaları başlatabilmek sancılı bir süreç olarak düşünülebilir.&nbsp;</p>



<p>Yeni evlat edinmiş ailelerin stresini azaltmak için,&nbsp; “evlat edinilmiş çocukların 6 yaşına kadar bilmesi gerekenler” başlıklı 6 maddelik bir liste hazırladık. Bu çalışma, konuyu basitleştirmek niyetinde olduğumuz anlamına gelmiyor. Aksine, evlat edinme sürecini yönetmeyi uygun hale getirme arayışında olduğumuzu gösteriyor. Eski bir atasözünün tavsiye ettiği gibi “Bir fili nasıl yersin?” sorusuna cevabın “Bir lokmada’’ olması gibi&nbsp; bizim hedefimiz de, çocuğunuzun 6 yaş gününe kadar üzerinde çalışabileceğiniz 6 basit&nbsp; “öneri’’ vermektir.</p>



<ol class="wp-block-list"><li><strong>Çocuklar Evlat Edinildikleri Bilmelidir</strong></li></ol>



<p>Eğer konuşma başlatmaya çalışırsanız, çocuklarla birlikte yaşlarına uygun kitaplar okuyarak başlayabilirsiniz. Evlat edinen çeşitli aileler hakkında çeşitli türlerde kitaplar okuyabilir ve konuşmayı yöneten sorular yöneltebilirsiniz. Örneğin; “<a href="https://creatingafamily.org/adoption-category/using-lifebooks-explain-complex-issues-adoption-kids/">Consider Making A Lifebook</a>’’ evlat edinilmiş bir çocuk için&nbsp; hikayesini anlaşılır, basit, yaşına uygun ve görsel kullanarak anlatır.</p>



<ol class="wp-block-list" start="2"><li><strong>Evlat Edinme, Ailelerin Büyümesi için Normal Bir Yoldur</strong></li></ol>



<p>Çocuklar, onları evlat edinen aileleri veya biyolojik aileleri tarafından yetiştirilebilirler. Bir aile kurmak için bütün yolların iyi olduğunun çocuğunuza açık ve anlaşılır bir şekilde anlatabilmek&nbsp; önemli. Evlat edinmenin aile kurmanın normal bir yolu olduğu çocuğa açık ve anlaşılır şekilde anlatılmalı. Çocuklarla bu konuda iletişim kurarken bazen hikayelerden yararlanılabilir. Çocuk kitapları, karışık bir hikayenin ağırlığını üstlenmenin ve onu boz ayı annesine benzemeyen sevimli mi sevimli bir panda gibi tarafsız bir üçüncü tarafın omuzlarına yüklemenin harika bir yoludur.</p>



<ol class="wp-block-list" start="3"><li><strong>&nbsp;Çocuklar, Biyolojik Bir Anne ve Babaya Sahip Olduklarını Bilmelidir</strong></li></ol>



<p>Şeffaf olun ve çocuğa durumun göründüğü gibi karışık olmadığını söyleyebilirsiniz. Her çocuğun,&nbsp; bir annenin rahminde büyüdüğünü ve biyolojik annesinin var olduğunu çocuğa uygun bir dille anlatabilirsiniz. Bu konuda destek almak istiyorsanız&nbsp; “<strong>CreatingFamily.Org podcast</strong>” e&nbsp; bakabilirsiniz. Bu podcast, her gelişim evresi ve her yaş grubundan çocukla iletişim kurmanın yollarını dinleyicilere açık ve net bir şekilde anlatıyor.</p>



<ol class="wp-block-list" start="4"><li><strong>Çocuk, Biyolojik Ebeveynlerinin Onu Evlat Edindirmelerine Sebep Olabilecek Bir Şey Yapmadığını Bilmelidir</strong></li></ol>



<p>Bir çocuğun evlat edindirilmesi, onun iyi ya da kötü bir davranışı yüzünden gerçekleşmez. Ancak çocuklar zor şeyler yaşadıklarında sık sık onları suçlayıcı ve örseleyici mesajları kolayca içselleştirebilirler. Çocuğa, evlat edinmenin yetişkinler tarafından kararlaştırılan, yetişkinlerle ilgili bir durum olduğunu açıklayabilir, çocuğun kafasında soru işaretleri kalmaması için onunla konuşabilirsiniz.</p>



<ol class="wp-block-list" start="5"><li><strong>Çocuğunuz, Biyolojik Ebeveynleri Hakkında Saygıyla Konuştuğunuzu ve Onları Önemsediğinizi Bilmelidir</strong></li></ol>



<p>Çocuğunuzun biyolojik ailesine veya onların seçimlerine saygı duymakta güçlük çekseniz bile onlara saygı duyduğunuzu çocuğunuza gösterebilmeniz gerekir. Ve sizin, onlar hakkında iyi bahsettiğinizi duyması önemlidir. Çocuklar, biyolojik ebeveynlerini seçimlerinden ya da çocuğun kendisinden ayırt etmek için eleştirel düşünme becerilerine yeteri kadar sahip değillerdir. Biyolojik ailenin eleştirisini çocuk kendi eleştirisi olarak içselleştirebilir.</p>



<ol class="wp-block-list" start="6"><li><strong>Çocuğunuz, Evlat Edinme Hikayelerini Anlamak İçin Zeminin Hazırlandığını Bilmelidir</strong></li></ol>



<p>Çocuğunuza, yetiştiği süre boyunca evlat edinilme hikayesini ve buna dair her konuyu anlamasında yardımcı olmalısınız. 6 yaş altındaki çocuklar, evlat edinme sürecini anlama konusunda güçlük yaşayabilir, bu yüzden çocukla konuşmak için çocuğun hazır olduğunu anlayabilmek önemlidir. Konuşmaya nasıl başlanacağı hakkında kararsız hissetmek normal ve bu düşünce göz korkutucu gelebilir ancak unutulmamalıdır ki çocuk ile konuşmak,&nbsp; onun ilk yaşam öyküsünün parçalarının oluşması açısından hayatidir. Bu yüzden yetiştiği süre boyunca uygun zaman ve yaş aralığında süreç detaylarını onunla paylaşabilirsiniz.</p>



<p>Fakat çocuğun yetiştiği süre boyunca bilmesi gereken her şeyi anlatmak da riskli olabilir. Bu yüzden neleri anlatıp, anlatmamanız gerektiğine iyi karar vermeniz gerekiyor. Konuşmaya nasıl başlayacağınızdan emin değilseniz <a href="https://creatingafamily.org/">CreatingaFamilyEd.org </a>‘dan evlat edinme hakkında ve çocuklarla konuşma üzerine pek çok kaynak, çevrimiçi kurslar ve arşivlenmiş podcastlere ulaşabilirsiniz.</p>



<p><strong><em>Yazının orjinal linkine ulaşmak için </em></strong><a href="https://creatingafamily.org/adoption-category/adoption-blog/6-things-your-adopted-kids-need-to-know-by-age-6/"><strong><em>tıklayınız</em></strong></a><strong><em>.&nbsp;</em></strong></p>



<p><strong><em>Bu yazı Seda Erdoğan tarafından Hayat Sende Derneği adına Türkçeye kazandırılmış, kontrolü İlayda Şen tarafından yapılmıştır.</em></strong></p>



<p><strong><em>Bu yazı&nbsp; “6 Things Your Adopted Kids Need to Know by Age 6”&nbsp; başlıklı yazıdan özet haline getirilmiştir. Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun.</em></strong><strong><em> </em></strong><a href="/?page_id=3767"><strong><em>Bağış yapmak için tıklayınız.</em></strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/evlat-edinilen-cocuklarin-6-yasina-kadar-bilmesi-gereken-6-sey/">Evlat Edinilen Çocukların 6 Yaşına Kadar Bilmesi Gereken 6 Şey</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetiştirme Yurdunda ‘olgunlaştırmak’ Ya Da ‘özgürlüğüne Kavuşturmak’ İçin İnsanlara Yardım Etmeye Odaklanan Programlar Ve Politikalar</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/insanlara-yardim-etmeye-odaklanan-programlar-ve-politikalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 09:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/uncategorized-tr/hiqa-koruyucu-bakim-gardanin-denetlenmesinde-buyuk-uyumsuzluklari-aciga-cikardi-3-2-2-2-2-3/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu makale, yetiştirme yurdunda ‘olgunlaştırmak’ ya da ‘özgürlüğüne kavuşturmak’ için insanlara yardım etmeye odaklanan programlar ve politikalara karşı doğal olarak eksik bir yaklaşımın olduğunu öne sürer. </p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/insanlara-yardim-etmeye-odaklanan-programlar-ve-politikalar/">Yetiştirme Yurdunda ‘olgunlaştırmak’ Ya Da ‘özgürlüğüne Kavuşturmak’ İçin İnsanlara Yardım Etmeye Odaklanan Programlar Ve Politikalar</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="3113" class="elementor elementor-3113" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ae7816 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ae7816" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5b4150ff" data-id="5b4150ff" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3ddf40b1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ddf40b1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="color: #000000;">Bu makale, yetiştirme yurdunda ‘olgunlaştırmak’ ya da ‘özgürlüğüne kavuşturmak’ için insanlara yardım etmeye odaklanan programlar ve politikalara karşı doğal olarak eksik bir yaklaşımın olduğunu öne sürer. Bu programlar 40 yıl kadar eskiye dayanır ve çocuk bakımına karşı neden güç odaklı ve istikrarlı bir yaklaşım ile mutabık olamayacağının sebebini açıklar.  Yetiştirme yurdundaki genç insanlar için doğru istikrar ile çocukları hakkındaki bu makaleyi okuyan birçok kişi tarafından kullanılmayan programları ve kelimeleri yürürlükten kaldırma önerisiyle sonuçlanır.</span></p><p><span style="color: #000000;"><b>GİRİŞ</b></span></p><p><span style="color: #000000;">1983’te ABD Çocuk Bürosu yaşça büyük gençleri koruyucu bakımdan sorumlu yaşama geçmeye hazırlamak için amaçlanan federal bir şekilde yatırım yapılan (eğer ilk değilse) araştırma projelerinden birine yatırım yaptı. Birçok evlat edinilen gencin kovulduğunu ya da çoğu genç insanın (muhtemelen bu makaleyi okuyanlar dahil) çocukluktan ve ergenlikten, genç yetişkin yaşamına geçmek için ve güvenli, korumacı ve dayanıklı  olan bağları devam ettirmek için  attığı adımları nadiren deneyimledikleri korumanın dışında bırakıldığını açıklayan ‘Adım Atan Proje’  olarak adlandırıldı. Adım Atan Proje’nin buluntuları “ABD Çocuk Bürosu Kuruluşu, Günümüz Çocukları’nda” tanıtıldı. Dergi 1997’de yayımdan kaldırıldı ama yetiştirme yurdundaki gençliği özgürlüklerine kavuşturmak için yardım eden programlar ve kanunlar, yetiştirme yurdundaki gençliğin yeni nesline etki etmeye devam ediyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">2010’da Fostering Families Today (Günümüzün Koruyucu Aileleri) koruyucu bakımdan, hayallerini gerçekleştirmek için yeterince koruyucu faktör olmadan ve yanı sıra çok fazla risk faktörü ile ‘büyüyen’ yetiştirme yurdundaki genç insanlar için olumsuz istatistiklerin devamını sağlayan yetişkinliğe geçiş hakkında bir makale yayımladı. Araştırmalar birçok insanın –özellikle travma geçirmiş ya da hasta olmuş kimselerin- 18 yaşında yetişkin hayatının gerçeklerinin üstesinden gelmek için donanımlı olduğunu gösterir. ‘Olgunlaşmak’ sadece güvenli, korumacı ve dayanıklı ilişkilere sahip olma anlamına gelmez aynı zamanda, büyük ihtimalle  lise diplomasına sahip olmama, işsiz ve aşağı olma, evsizliği, yoksulluğu deneyimleme, plansız hamile kalma, kaçakçılık için risk altında olma, yetişkin suçlu sistemine girme anlamlarına da gelir. “ Çocuk ve Yetişkin Psikiyatri Hemşireliği dergisinin yayımınından ‘2008’de, Risk Altında Kırılgan Bir Toplum’ “</span></p><p><span style="color: #000000;">Federal ve bağımsız yaşam programları bu sonuçları kısaltmak için tasarlandı. Bu programlar özerklik ve yetişkinliğin büyük mücadeleleri için hazırlanmada yardım etmeyi umuyorlar. Onlar;  mesleki/eğitimsel iş başlangıç ve konut başlangıç masrafları için ödemeler gibi geniş bir yardım yelpazesi sunar. Bu programlar aynı zamanda sendika aidatları, araç gereçler, üniformalar, iş kıyafetleri, meslek okulu ya da üniversiteler için fon sağlayarak günlük yaşam ve meslek beceri sınıfları da sunar. Onların yapmakta başarısız oldukları şey genç insanları, önemli bir ihtiyaç olan kalıcılığa bağlamak. Bu, taahhütte bulunacak, ilişkideki devamlılığı sağlayacak, yasallığı sağlayacak, yetiştirme yurdundaki bir önceki genç tarafından güzel bir şekilde  belirlenen sosyal statüyü sağlayacak en az bir yetişkin sahip olma anlamına gelir. &#8211;Regina Louise, ‘Somebody’s Someone’ın yazarı. </span></p><p><span style="color: #000000;"><b>Yetiştirme Yurtlarının Hedefleri ile Uyuşmama</b><b>    </b></span></p><p><span style="color: #000000;">Yetiştirme yurdunun hedefi çocuklara güvenli, korumacı ilişkiler sağlamak, aileleriyle onları tekrar birleştirme ya da bir ömür sürdürme maksadı olan diğer ilişkilerle onları bağlamak amacıyla çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını karşılamaktır. Çocuk yardım sistemi daha küçük çocuklar için bu hedefe ulaşmada daha başarılı olduğunu gösteren bir tarihe sahiptir, ama devamlılık, bazı noktalarda yerleştirmesi daha güç olduğu düşünülen daha büyük çocuklar ya da gençlik için daha zor olmuştur. Bu, çocuk refahı uzmanlık alanı tarafından bulunan en açık ‘kurbanı suçla’  ifadesidir. Çocukların yerleştirilmesi zor değildir; güvenli, korumacı aile bulması zordur. ‘Süreklilik İçin Zorunlu Gereklilikler’ makalesine göre bu durum, çocukların yetiştirme yurtlarına nazaran, ailede yetişmesinin daha iyi olduğuna doğru bir şekilde inanılırsa, sorumluluğu kurumlara ve ajanslara yükler. </span></p><p><span style="color: #000000;">Bağımsız yaşam programları süreklilik için bir plan değildir. Herkes yetişkinliğe geçiş için bazı becerilere ihtiyaç duyar ama bu beceriler insan ilişkilerindeki ihtiyaçların yerine konulmamalı. Yetiştirme yurdundaki genç insanlar, son varış yeri olarak bir bağımsız yaşam programına katılımla yaşayan topluma geçiş için hazırlanmamalı. Daha doğrusu; Onlar gelişmelerine yardım edecek korumacı yetişkinlerle olan bağlantılara ihtiyaç duyarlar.</span></p><p><span style="color: #000000;"><b>Güç Tabanlı Dil ve Alternatif Yaklaşım </b></span></p><p><span style="color: #000000;">Yetiştirme yurdundaki gençlik üzerine yazılan edebi yazınların bazıları çelişkilidirler ve çocukların genellikle yanlış bir kehanet olan ‘bağımsız ve kendi başına yaşama’ fikri için hazırlandığına işaret ediyor. Alternatif programlar, çocukların ailelerinden ayrı olmalarını önleme üzerine ilk odaklananlar olur. Bu, mümkün olan en geniş ölçüde kaliteli aile koruma servisleri sağlayan, ihmal etme ve kötüye kullanımı azaltan stratejiler gerektirir. Bu stratejiler ekonomik mücadelelerin ve madde kullanımının, kurumsal ırkçılığa ek olarak önemli unsurlar olduğunun farkına varmalı. </span></p><p><span style="color: #000000;">Çocuklar ayrılmak zorunda kaldıklarında, onların katıldığı aileler, kayıp ve travmaları iyileştirmek için bazı bağlantılara, kaynaklara ve becerilere sahip olmalı. Çocuklar birer nesne olmadıkları için ‘yerleştirmek’ yerine ‘katılmak’ sözcüğünü not edin. </span></p><p><span style="color: #000000;">Amerika’nın Çocuk Refahı Liginden, Çocuk Koruma ve Travma Bilinçli Bakımındaki Üyeler. Bu; 24 saat bakım sağlarken, evlat edinen ailelerin bilişsel ve akademik gelişimleri destekleyeceklerinin, sosyal becerilerin gelişmesine yardım edeceklerinin, cinsiyet ve cinsel ifadelere de saygılı olacaklarının garantisini içerir. Kaynak aileler, çocuklar ve onların biyolojik aileleri arasındaki olumlu ilişkiyi desteklemeliler. </span></p><p><span style="color: #000000;">Yetiştirme yurdundaki her iki çocuktan biri geçiş çağında olduğu  ve bunlardan yalnızca beşte biri evlat edinildiği için, bu ilişkileri desteklemek esastır. Takım çalışması, ‘travmayı azalt, takım çalışmasını arttır’ mantrasını kullanarak çocukların aileleri ve hizmet sağlayıcılar arasında gereklidir. Bu durum sadece ajanslar;  iyileştiren, değerlendiren, seçen, eğiten, sürdüren, “GURUR Uygulama Modeli”ne göre; çocuk koruması ve travma bilinçli bakımındaki çocukları, takım üyeleri ve ortakları olarak evlat edinen aileleri destekleyen bir uygulama modeline sahip olduklarında meydana gelecek. Bu uygulama modeli Ulusal Sosyal Hizmet Uzmanları tarafından önerilen etik prensipleri ( yeterlik, itibar, dürüstlük, ilişkilerin önemi, hizmet ve savunma) işlenen, deneyimlenen ve eğitilen yetenekli bir çocuk refah işgücü içermeli. Başka bir deyişle; ailelere ve güçle, beceriyle ve hizmetlerinde, bakımlarında çocuklar için hiçbir kesilmeyi garanti altına almaya gerek olmayan desteklerle çalışan çocuk refahı personellerine ve ailelere verir. *</span></p><p><span style="color: #000000;">Sosyal hizmet mesleği güç odaklı bir yaklaşımı vurgular. Bu; bireylerin, ailelerin ve toplulukların  zorlukları ve ihtiyaçları (zayıflık değil) varken, herhangibir pozitif değeri ilk önce tanımak esastır. Bunlar ilişkiler, kaynaklar, yetenekler, bilgi ve ağlar olabilir. Çocuk refahında, güç odaklı kelimeler ve ifadeler bize çocuklara ve onların saygıyla, şerefle davranılmayı hak eden ailelerine hizmet ediyor olduğumuzu hatırlatır. Sosyal hizmetler, güç odaklı kelimelerin yanı sıra yetiştirme yurduna bağlı etiketler hakkında güçlü duygulara sahip olan genç insanları da savunur. Bir gencin dediği gibi, “ Ben bir etiket değilim, ben bütün hayatı etiketlenen biriyim ve her zaman bununla savaşıyorum.” </span></p><p><span style="color: #000000;">Hadi “büyümek”, “özgürlüğüne kavuşmak”  ve “değişmek” kelimelerini sorun olmaktan çıkaralım. Bu; taklit programlar ve uydurma kelimelerle onlara vaat, devamlılık, yasal ve sosyal statü sağlayan ailelere sahip olan korumadaki gençlerin ve çocukların haklarının yerine geçecek uygulamalar, programlar ve politikaların soyut bir başarısızlığıdır. Bu senenin başlarında, ‘Adım Atan Proje’ raporunu yayımladıktan 34 yıl sonra, yetiştirme yurdundaki 20-21 yaşlarında bir grup genç, “İlham Alınan Bir Dünyada Yaşamak: Yetiştirme Yurdundaki Gençliğin Görüntüsü ve Sesi”ni yayımlaması için tahsis edilen avukat, araştırmacı ve yazar, Dr. Monique B. Mitchell, ile çalışma deneyimine sahip oldu. Onlar, ilham alınan bir dünyada nasıl yaşanılabileceği üzerine 300 sayfadan fazla olumlu bakış açısı öneriyor. Hadi ilham alınmasına yardım edelim. Biz onların özlem ve ilhamlarının farkına  varmaya borçluyuz. </span><br /><br /></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Bu yazı, Hayat Sende Derneği için Emine Toptaş tarafından aşağıdaki bağlantıdan Türkçe’ye “Gayriresmi resmiden üstündür.” ilkesiyle çevrilmiştir.Metnin kontrolü ise Zeynep Nur Efe tarafından yapılmıştır. Yazının orijinal linkline ulaşmak için <a style="color: #000000;" href="http://cwlaupdates.tumblr.com/post/163180711069/keeping-kids-connected-lets-age-out-the-term">tıklayınız</a>.</strong></span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağışlarınız için </strong><a style="color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><strong>tıklayın.</strong></a></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/insanlara-yardim-etmeye-odaklanan-programlar-ve-politikalar/">Yetiştirme Yurdunda ‘olgunlaştırmak’ Ya Da ‘özgürlüğüne Kavuşturmak’ İçin İnsanlara Yardım Etmeye Odaklanan Programlar Ve Politikalar</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
