<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayat Sende Derneği</title>
	<atom:link href="https://www.hayatsende.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.hayatsende.org/</link>
	<description>Hayat Sende ile koruma altındaki çocuk ve gençlere yardım etmeyin, başarılarına ortak olun!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Jun 2026 15:05:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.hayatsende.org/wp-content/uploads/2020/01/cropped-Hayat-Sende-Favicon-512x512-1-2-32x32.png</url>
	<title>Hayat Sende Derneği</title>
	<link>https://www.hayatsende.org/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/hospitalizm-nedir-ve-cocuklara-nasil-zarar-verir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:30:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[kimsesizler yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yetimhane]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=10248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/hospitalizm-nedir-ve-cocuklara-nasil-zarar-verir/">HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10248" class="elementor elementor-10248" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ae7816 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ae7816" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5b4150ff" data-id="5b4150ff" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3ddf40b1 elementor-widget__width-initial elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ddf40b1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h1><b>HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</b></h1><h2><b>Nedir?</b></h2><p><span style="font-weight: 400;">Hospitalizm, özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde uzun süreli kurumsal bakım, hastane yatışı veya duygusal yoksunluk koşullarında büyüyen çocuklarda görülebilen gelişimsel ve psikososyal sorunları tanımlayan bir kavramdır. Çocukların yeterli sevgi, ilgi, bireysel temas ve süreklilik içeren ilişkilerden mahrum kalması durumunda ortaya çıkabilmektedir. Psikolojik açıdan bağlanma sorunları, gelişimsel gecikmeler, duygusal güçlükler ve sosyal ilişkilerde zorluklar gibi sonuçlara yol açabilir. Sosyal hizmet perspektifinden bakıldığında ise hospitalizm, çocukların bireysel ihtiyaçlarına yeterince yanıt verilemeyen bakım ortamlarında ortaya çıkabilen yapısal bir risk olarak değerlendirilmektedir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Hayat Sende Derneği olarak devlet koruması altındaki çocuk ve gençlerin aile ortamında büyüme hakkını savunuyoruz. Koruyucu aile, evlat edinme, rehberlik ve mentorluk uygulamaları ile topluluk temelli destek mekanizmalarının güçlendirilmesi; çocukların güvenli ilişkiler kurabilmeleri ve aidiyet duygusu geliştirebilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Çocukların kurumlar yerine güvenli, sevgi dolu ve istikrarlı aile ortamlarında büyümesi hem psikolojik gelişimleri hem de toplumsal uyumları açısından kritik bir role sahiptir.</span></p><h2><b>Nasıl Ortaya Çıktı?</b></h2><p><span style="font-weight: 400;">Hospitalizm kavramının ortaya çıkışı 20. yüzyılın ilk yarısına dayanmaktadır. Psikiyatrist R. A. Spitz&#8217;in 1940&#8217;lı yıllarda kurum bakımında yaşayan bebekler üzerinde yaptığı gözlemler, çocukların yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının sağlıklı gelişim için yeterli olmadığını göstermiştir. Spitz, sürekli ve güvenli bir bakım verenle ilişki kuramayan çocuklarda gelişimsel gerilikler, duygusal sorunlar ve bağlanma güçlükleri görülebildiğini ortaya koymuştur (Spitz, 1945).</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmalar, çocukların sevgi, güven, ilgi ve istikrarlı ilişkiler kurma ihtiyacının da en az fiziksel ihtiyaçları kadar önemli olduğunu göstermiştir. Günümüzde sosyal hizmet, psikoloji ve çocuk gelişimi alanlarında hospitalizmin önlenmesi için aile temelli bakım hizmetleri, koruyucu aile uygulamaları, evlat edinme ve toplum temelli destek mekanizmaları ön plana çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca Birleşmiş Milletler&#8217;in çocuk hakları yaklaşımı ve alternatif bakım rehberleri, çocukların mümkün olduğunca aile ortamında büyümesini öncelikli hedef olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle ailelerin güçlendirilmesi, koruyucu aile hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kurum bakımının son çare olarak değerlendirilmesi çocukların yüksek yararının korunması açısından önem taşımaktadır.</span></p><h2><b>Çocuklar Üzerindeki Belirtileri Nelerdir?</b></h2><ol><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">yüzyılın başlarında Avrupa ve ABD&#8217;de terk edilen bebeklerin bakımının sağlandığı kurumlar bulunmaktaydı. Spitz&#8217;in bu kurumlarda yaptığı gözlemler sonucunda, yeterli bireysel ilgi ve duygusal temas alamayan bazı bebeklerde şu sorunların görülebildiği belirtilmiştir:</span></li></ol><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Gelişimsel gecikmeler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yabancılara karşı aşırı korku veya yoğun tepki gösterme</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Çevredeki nesnelere karşı kaygılı davranışlar sergileme</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Fiziksel gelişimde gerilikler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sosyal etkileşimde azalma</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">Spitz, bu sorunların temel nedenlerinden birinin çocukların sürekli ve güvenli bir bakım verenle ilişki kuramaması olduğunu ileri sürmüştür. Çocukların duygusal ihtiyaçlarının uzun süre karşılanmaması durumunda bu etkilerin daha belirgin hale gelebildiği ifade edilmektedir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">İlerleyen yaşlarda ise hospitalizmin şu etkileri görülebilmektedir:</span></p><p><b>Duygusal istikrarsızlık:</b><span style="font-weight: 400;"> Çocuklar yoğun üzüntü, kaygı veya duygusal tepkisizlik yaşayabilir.</span></p><p><b>Sosyal geri çekilme:</b><span style="font-weight: 400;"> Sosyal ilişkiler kurmakta zorlanabilir ve sosyal etkileşimlerden kaçınabilirler.</span></p><p><b>Gelişimsel gecikmeler:</b><span style="font-weight: 400;"> Dil gelişimi, motor beceriler ve bilişsel gelişim alanlarında gecikmeler görülebilir.</span></p><p><b>Bağlanma sorunları:</b><span style="font-weight: 400;"> Güvenli bağlanma geliştirmekte zorlanabilir ve ilerleyen yaşamlarında ilişki kurma konusunda güçlük yaşayabilirler.</span></p><p><b>Düşük özsaygı:</b><span style="font-weight: 400;"> Kendilerine duydukları güven zayıflayabilir ve değersizlik duyguları yaşayabilirler.</span></p><h2><b>Hospitalizmin Önüne Geçmek İçin Neler Yapılabilir?</b></h2><h3><b>Çocuk ve bakım veren arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Bebekler ve çocuklar, yaşamlarının ilk dönemlerinden itibaren kendilerine bakım veren kişilerle güvenli ve sürekli ilişkiler kurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ilişkinin desteklenmesi hospitalizmin önlenmesindeki en önemli adımlardan biridir.</span></p><h3><b>Bakımda sürekliliğin sağlanması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların bakımından sorumlu kişilerin sık değişmesi bağlanma güçlüklerine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocukların mümkün olduğunca istikrarlı ve sürekli bakım veren kişilerle ilişki kurabilmeleri önemlidir.</span></p><h3><b>Gelişim destekleyici etkinliklerin artırılması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların yaş ve gelişim düzeylerine uygun oyun, eğitim, sanat, spor ve sosyal etkinliklere erişebilmesi; bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemektedir.</span></p><h3><b>Uzman desteğinin düzenli sağlanması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Psikologlar, psikolojik danışmanlar, çocuk gelişimciler ve sosyal hizmet uzmanlarının çocuklarla düzenli çalışması gelişimsel risklerin erken fark edilmesine ve gerekli desteklerin sunulmasına katkı sağlar.</span></p><h3><b>Çocuk katılımının desteklenmesi</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların görüşlerini ifade edebilmeleri, karar süreçlerine katılabilmeleri ve duygularını paylaşabilmeleri teşvik edilmelidir. Ayrıca çocuklarda görülebilecek depresyon, kaygı ve diğer ruh sağlığı sorunlarının önlenmesine yönelik çalışmalar güçlendirilmelidir.</span></p><h3><b>Aile temelli bakım modellerinin yaygınlaştırılması</b></h3><p><span style="font-weight: 400;">Koruyucu aile hizmetlerinin güçlendirilmesi, evlat edinme sisteminin desteklenmesi ve uygun durumlarda çocuğun biyolojik ailesiyle güvenli ilişkilerinin sürdürülmesi hospitalizmin önlenmesine katkı sağlayabilecek önemli uygulamalardır.</span></p><h2><b>Sonuç</b></h2><p><span style="font-weight: 400;">Hospitalizm üzerine yapılan çalışmalar, çocukların yalnızca korunmaya değil; sevgiye, aidiyete, sürekliliğe ve güvenli ilişkilere de ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Kurum bakımı çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayabilse de bireysel ilgi, süreklilik ve aidiyet duygusu açısından aile temelli bakımın sunduğu fırsatları tam olarak sağlayamayabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Biz Hayat Sende Derneği olarak, her çocuğun güvenli ilişkiler kurabileceği, kendisini ait hissedebileceği ve potansiyelini gerçekleştirebileceği bir ortamda büyüme hakkına sahip olduğuna inanıyoruz. Devlet koruması altındaki çocukların aile ve toplum temelli destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesini, koruyucu aile ve evlat edinme hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını ve çocukların yaşamlarında kalıcı, güvenli bağlar kurabilmelerini önemsiyoruz.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Çünkü devlet koruması altındaki her çocuk bir istatistikten ibaret değil; kendine özgü hikâyesi, ihtiyaçları ve hayalleri olan bir bireydir.</span></p><p><b>Kaynakça</b></p><p><span style="font-weight: 400;">Pinneau, S. R. (1955). The infantile disorders of hospitalism and anaclitic depression. Psychological Bulletin, 52(5), 429–452. https://doi.org/10.1037/h0045987 </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Spitz, R. A. (1945). Hospitalism: An Inquiry into the Genesis of Psychiatric Conditions in Early Childhood. Psychoanalytic Study of the Child.</span></p><p dir="ltr" style="line-height: 1.3900000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 8pt;"><strong style="color: #000000;">Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="background-color: #ffffff; color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
		<div class="elementor-element elementor-element-ffb63cd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="ffb63cd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
					</div>
				</div>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/hospitalizm-nedir-ve-cocuklara-nasil-zarar-verir/">HOSPİTALİZM NEDİR VE ÇOCUKLARA NASIL ZARAR VERİR?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü?</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/yetimhane-turizmi-cocuklara-yardim-etmek-isterken-zarar-vermek-mumkun-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[kimsesizler yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yetimhane]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=10245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/yetimhane-turizmi-cocuklara-yardim-etmek-isterken-zarar-vermek-mumkun-mu/">Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10245" class="elementor elementor-10245" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ae7816 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ae7816" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5b4150ff" data-id="5b4150ff" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3ddf40b1 elementor-widget__width-initial elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ddf40b1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h1>Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü? </h1>
<h1><span style="font-size: 38px; font-weight: 400;">Çocuk Evlerinde Gönüllülük</span></h1>
<h3>Gönüllülük Nedir?</h3>
<p>Gönüllülük, bireylerin herhangi bir maddi karşılık beklemeden, kendi istekleriyle toplumsal fayda üretmek amacıyla gerçekleştirdikleri faaliyetlerdir. Türk Dil Kurumu gönüllülüğü &#8220;bir işi yapmayı isteme durumu&#8221; olarak tanımlarken, Birleşmiş Milletler gönüllülüğü dayanışma, katılım ve toplumsal gelişime katkı sağlayan bir faaliyet olarak ele almaktadır.</p>
<p>Gönüllülük yalnızca başkalarının yaşamlarına katkı sunmakla sınırlı değildir; aynı zamanda bireylerin empati, sorumluluk alma ve sosyal bağ kurma becerilerini de güçlendirmektedir. Özellikle devlet koruması altındaki çocuklarla yürütülen nitelikli gönüllülük çalışmaları, çocukların sosyal destek ağlarını genişletebilir ve toplumla olan bağlarını güçlendirebilir.</p>
<p>Ancak çocuk koruma alanında gönüllülük faaliyetlerinin dikkatli ve çocuk hakları odaklı biçimde planlanması gerekir. Aksi halde iyi niyetle gerçekleştirilen bazı uygulamalar çocukların yüksek yararına hizmet etmek yerine zarar verici sonuçlar doğurabilir. Bu noktada karşımıza çıkan kavramlardan biri de &#8220;yetimhane turizmi&#8221;dir.</p>
<p>Hayat Sende Derneği olarak kurumlardaki gönüllülüğü; çocukların uzun vadeli, güvenli ve sağlıklı ilişkiler geliştirmesine katkı sunduğu ölçüde destekliyoruz. Çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan, süreklilik içeren ve profesyonel standartlarla yürütülen gönüllülük faaliyetlerinin değerli olduğuna inanıyoruz.</p>
<h2>Yetimhane Turizmi Nedir?</h2>
<p>Turizm genellikle dinlenmek, yeni yerler keşfetmek veya farklı kültürleri tanımak amacıyla yapılan bir faaliyet olarak görülür. Son yıllarda ise bu anlayışa &#8220;yardım etmek&#8221;, &#8220;fark yaratmak&#8221; veya &#8220;gönüllü olmak&#8221; gibi amaçlar da eklenmiştir. Bu durum, gönüllü faaliyetlerin turizm sektörünün bir parçası haline gelmesine yol açmıştır.</p>
<p>&#8220;Yetimhane turizmi&#8221; olarak adlandırılan uygulama, çoğunlukla düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunan çocuk bakım kurumlarına yönelik kısa süreli gönüllü ziyaretleri ifade etmektedir. Ziyaretçiler birkaç gün ya da birkaç hafta boyunca çocuklarla vakit geçirmek, etkinlik düzenlemek veya çeşitli yardımlarda bulunmak amacıyla bu kurumları ziyaret etmektedir.</p>
<p>Bu uygulama özellikle 1990&#8217;lı yıllarda yaygınlaşan &#8220;gönüllü turizmi&#8221; (voluntourism) yaklaşımının bir uzantısı olarak gelişmiştir. Pek çok turizm şirketi, gönüllülük faaliyetlerini seyahat paketlerinin bir parçası haline getirerek pazarlamaya başlamıştır. Ancak zamanla çocuk hakları alanında çalışan kuruluşlar ve araştırmacılar, bu uygulamaların çocuklar üzerindeki olası olumsuz etkilerine dikkat çekmiştir.</p>
<p>Araştırmalar, kısa süreli ziyaretlerin çocuklarda tekrar eden ayrılık deneyimlerine neden olabileceğini, bağlanma süreçlerini olumsuz etkileyebileceğini ve çocukların duygusal ihtiyaçlarının yeterince gözetilmediği durumlarda zarar riskini artırabileceğini göstermektedir. Ayrıca bazı ülkelerde kurumların bağış ve ziyaretçi çekebilmek amacıyla çocukları bir gelir kaynağına dönüştürebildiği, hatta kimi durumlarda ailelerin ekonomik gerekçelerle çocuklarını kurum bakımına yönlendirebildiği yönünde bulgular bulunmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle günümüzde birçok çocuk hakları kuruluşu, çocuk bakım kurumlarına yönelik kısa süreli gönüllü ziyaretler konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulamaktadır.</p>
<h2>Yetimhane Turizmi ile Gönüllülük Arasındaki Fark Nedir?</h2>
<p>Gönüllülük ile yetimhane turizmi arasındaki temel fark, odağın kimin ihtiyaçlarında olduğudur.</p>
<p>Nitelikli gönüllülük faaliyetlerinde öncelik çocukların ihtiyaçları, hakları ve yüksek yararıdır. Faaliyetler uzun vadeli planlanır, çocuk koruma standartlarına uygun yürütülür ve çocukların gelişimine katkı sağlayacak şekilde tasarlanır.</p>
<p>Yetimhane turizminde ise bazı durumlarda ziyaretçilerin deneyim yaşama, kendilerini iyi hissetme veya anlamlı bir hikâyenin parçası olma motivasyonları çocukların ihtiyaçlarının önüne geçebilmektedir.</p>
<p>Sosyal psikoloji alanındaki araştırmalar, insanların yardım davranışlarının yalnızca başkalarına destek olma isteğiyle değil; suçluluk duygusunu azaltma, kendini iyi hissetme veya sosyal onay kazanma gibi çeşitli motivasyonlarla da ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum gönüllülüğü değersiz kılmaz; ancak gönüllülük faaliyetlerinin çocukların ihtiyaçları yerine gönüllülerin beklentileri etrafında şekillenmesi riskine dikkat çekmektedir.</p>
<p>Bu nedenle çocuk koruma alanında yürütülen gönüllülük çalışmalarında temel soru şu olmalıdır:</p>
<p>&#8220;Bu faaliyet gönüllüye mi iyi geliyor, yoksa çocuğun yüksek yararına mı hizmet ediyor?&#8221;</p>
<h2>Türkiye&#8217;de Yetimhane Turizmi Var mı?</h2>
<p>Yetimhane turizmi en çok Afrika, Asya ve Latin Amerika&#8217;daki bazı ülkelerde tartışılan bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sistemlerde zaman zaman yoksulluk, yardım ve mağduriyet temalarının turistik deneyimlerin bir parçası haline getirildiği görülmektedir.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ise çocuk koruma sisteminde kurumlara erişim ve gönüllülük faaliyetleri belirli kurallara ve izin süreçlerine tabidir. Bu nedenle uluslararası örneklerde görülen ölçekte bir yetimhane turizmi uygulamasından söz etmek mümkün değildir.</p>
<p>Bununla birlikte, yalnızca hediye vermek, kısa süreli ziyaretlerde bulunmak veya çocuklarla birkaç saat vakit geçirerek yardım etmiş hissetmek üzerine kurulu yaklaşımların çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olmadığı unutulmamalıdır. Çocukların yaşamlarında kalıcı etki yaratan şey kısa süreli temaslar değil; güvenli, sürekli ve destekleyici ilişkilerdir.</p>
<h2>Sonuç</h2>
<p>Hayat Sende Derneği olarak &#8220;Her Çocuğa Bir Aile&#8221; anlayışını savunuyoruz. Bu nedenle yalnızca yetimhane turizmine değil, çocukların uzun süreli kurum bakımında büyümesine yol açan sistemlere karşı da aile temelli bakım modellerinin güçlendirilmesini destekliyoruz.</p>
<p>Yetimhane turizmi, iyi niyetin her zaman çocukların yüksek yararına sonuçlar doğurmayabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Çocukların ihtiyacı geçici ilgi ya da kısa süreli ziyaretler değil; güvenli bağlar, süreklilik ve aidiyet duygusudur.</p>
<p>Biz gönüllülüğü bir günlük ziyaretler ya da iyi hissettiren deneyimler olarak değil; sorumluluk, süreklilik ve çocuk haklarına bağlılık temelinde tanımlıyoruz.</p>
<p>Çünkü her çocuğun fotoğrafına değil, yaşamına yatırım yapılması gerekir.</p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3900000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 8pt;"><strong style="color: #000000;">Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="background-color: #ffffff; color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/yetimhane-turizmi-cocuklara-yardim-etmek-isterken-zarar-vermek-mumkun-mu/">Yetimhane Turizmi: Çocuklara Yardım Etmek İsterken Zarar Vermek Mümkün mü?</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/avrupa-ve-orta-asyada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:33:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=10238</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/avrupa-ve-orta-asyada/">ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10238" class="elementor elementor-10238" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-57bcca2 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="57bcca2" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-f1be111 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f1be111" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h1><span style="font-size: 24pt;">Avrupa ve Orta Asya’da Çocuk Bakım Sistemine Ruh Sağlığı ve İyi Oluş Bakışını Getirmek</span></h1>
<p>Avrupa ve Orta Asya’da alternatif bakım hizmetlerinden yararlanan, alternatif bakım altında bulunan veya bakımdan ayrılmış çocuk ve gençler, akranlarına kıyasla ruh sağlığı sorunlarıyla daha sık karşılaşmaktadır. Çocukların ve bakım verenlerin yaşadığı ruh sağlığı sorunları; aile ve çocuk arasındaki ayrılıkların artmasına, bakım sürecinde sık yerleştirme değişikliklerine ve çocukların biyolojik aileleriyle sağlıklı şekilde yeniden bir araya gelmelerinin zorlaşmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinin, çocuk koruma sistemindeki bakım sürecinin tamamına entegre edilmesi; çocuklar, gençler ve bakım verenler açısından daha olumlu sonuçlar elde edilmesi için kritik öneme sahiptir.</p>
<p>Ruh sağlığına duyarlı hizmetlere duyulan ihtiyaç küresel düzeyde kabul görmekle birlikte, birçok ülkede politika yapıcılar ve uygulayıcılar ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerini yeterli düzeyde sunamamaktadır. Bu bildiri, söz konusu boşluğun giderilmesine katkı sağlamak amacıyla anlaşılır, kanıta dayalı ve uygulanabilir bir yol haritası sunmaktadır.</p>
<h2>Bakım Sürecinde Ruh Sağlığı İhtiyaçları</h2>
<p>Alternatif bakım altındaki çocuk ve gençler; depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, bağlanma sorunları ve intihar riski açısından yaşıtlarına göre daha yüksek risk altındadır. Bu durum; olumsuz çocukluk deneyimleri, güvenli bağlanma ilişkilerinin geliştirilememesi ve alternatif bakım öncesinde ya da sırasında yaşanan istikrarsız bakım deneyimleriyle (örneğin sık yerleştirme değişiklikleri) ilişkilidir.</p>
<p>Ebeveynler ve bakım verenler de bakım süreci boyunca psikolojik zorluklar yaşayabilmektedir. Bu zorluklar, çocuğun iyi oluşunu ve korunmasını doğrudan etkileyebildiği gibi, aileyle yeniden birleşme süreçlerinin başarıyla yürütülmesini de olumsuz yönde etkileyebilmektedir.</p>
<p>Çocuk koruma sistemi ve ilgili sektörlerde görev yapan profesyoneller sıklıkla kronik stres, tükenmişlik ve ikincil travmaya maruz kalmaktadır. Bu durum yalnızca çalışanların iyi oluşunu değil, aynı zamanda kaliteli ve sürdürülebilir bakım hizmetlerinin sunulmasını da zorlaştırmaktadır.</p>
<p>Özel gereksinimli çocuklar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalanlar, etnik azınlıklara mensup çocuklar, göçmenler, mülteciler, sığınmacılar ile suça sürüklenmiş veya sürüklenme riski taşıyan çocuklar daha yüksek risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır. Birden fazla kırılganlıkla karşı karşıya kalan bu çocukların ihtiyaçlarına uygun, özel olarak uyarlanmış ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine erişebilmeleri gerekmektedir.</p>
<p>Silahlı çatışmalar, afetler ve zorunlu göç gibi insani krizler; çocuklar, bakım verenler ve profesyoneller açısından ruh sağlığı risklerini daha da artırmaktadır. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinin acil durumlarda sunulan çocuk koruma müdahalelerinin ayrılmaz bir parçası olması gerekmektedir.</p>
<h2>Ruh Sağlığı ve İyi Oluş Perspektifinin Uygulanması</h2>
<p>Bu bildiri, ruh sağlığı ve psikososyal desteğin önceliklendirilmesi gereken kritik aşamalara dikkat çekmektedir. Özellikle çocuk-aile ayrılığının önlenmesi ve ruh sağlığı ihtiyaçlarının artabileceği dönemler ön plana çıkmaktadır. Alternatif bakıma geçiş, yerleştirme değişiklikleri, şiddete maruz kalma, aileyle yeniden birleşme ve korumadan ayrılarak bağımsız yaşama geçiş bu kritik dönemler arasında yer almaktadır.</p>
<p>Bildiri, devletlerin ve ilgili paydaşların ruh sağlığı ve psikososyal destek ilkelerini çocuk bakım sisteminin tüm bileşenlerine entegre edebilmeleri için aşağıdaki temel adımları önermektedir:</p>
<ul>
<li>
<p>Güvenlik, güven duygusu ve güçlenmeyi merkeze alan; travma duyarlı, katılımcı, güçlü yönler ve dayanıklılık odaklı yaklaşımların benimsenmesi.</p>
</li>
<li>
<p>Eşitsizlikleri ve damgalanmayı azaltmayı hedefleyen; kültürel açıdan duyarlı, kapsayıcı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten programların geliştirilmesi.</p>
</li>
<li>
<p>Vaka yönetimi süreçlerine entegre edilmiş sistematik tarama, değerlendirme ve yönlendirme mekanizmalarının oluşturulması.</p>
</li>
<li>
<p>Çocuk koruma, sağlık, eğitim, adalet ve toplum temelli hizmetler arasında sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi; aynı zamanda çocuk, gençlik ve yetişkin hizmetleri arasında geçişlerin desteklenmesi.</p>
</li>
<li>
<p>Sosyal hizmet uzmanları, ruh sağlığı ve psikososyal destek uzmanları ile diğer sektörlerde çalışan profesyoneller için kapasite geliştirme faaliyetleri ve çalışanların iyi oluşunu destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılması.</p>
</li>
<li>
<p>Sürekli gelişimi desteklemek amacıyla veri ve kanıt üretiminin güçlendirilmesi, politika uyumunun sağlanması ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarının oluşturulması.</p>
</li>
</ul>
<h2>Bakım Süreci Boyunca Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek Müdahaleleri</h2>
<p>Bildiri, çocuk koruma sistemi içerisinde uygulanabilecek kanıta dayalı ruh sağlığı ve psikososyal destek müdahalelerini tanımlamaktadır. Bu müdahaleler çocukların, ailelerin ve bakım verenlerin ihtiyaçlarına göre farklı düzeylerde sunulmaktadır.</p>
<h3>Evrensel ve Önleyici Müdahaleler</h3>
<p>Bu müdahaleler tüm çocukların ve bakım verenlerin iyi oluşunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Psikoeğitim çalışmaları, ebeveynlik destek programları, sosyal ve duygusal öğrenme faaliyetleri, akran destek mekanizmaları ve benzeri uygulamalar bu kapsamda değerlendirilmektedir.</p>
<h3>Hedefe Yönelik Uzmanlık Gerektirmeyen Destekler</h3>
<p>Eğitim almış sosyal hizmet uzmanları veya uzman olmayan uygulayıcılar tarafından yürütülebilen yapılandırılmış grup çalışmaları, aile güçlendirme programları ve ölçeklenebilir psikolojik destek uygulamaları; hafif ve orta düzeyde ruh sağlığı ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamaktadır.</p>
<h3>Uzmanlaşmış Ruh Sağlığı Hizmetleri</h3>
<p>Daha ciddi ruh sağlığı sorunları yaşayan çocuklar ve bakım verenler için psikologlar, psikiyatristler ve diğer ruh sağlığı uzmanları tarafından sunulan psikoterapötik ve psikiyatrik müdahaleleri kapsamaktadır.</p>
<h2>İnsani Krizlerde Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek</h2>
<p>Silahlı çatışmalar, afetler ve zorunlu yerinden edilme gibi insani krizlerde çocuklar ve bakım verenler yoğun stres altında kalmakta, aile ve çocuk arasındaki ayrılık riski artmaktadır. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri, aile bütünlüğünün korunmasını ve çocuk-aile ayrılıklarının önlenmesini önceliklendirecek şekilde planlanmalıdır.</p>
<p>Bu kapsamda ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri; acil çocuk koruma müdahaleleri ve aile destek hizmetleriyle bütünleşik biçimde sunulmalı, yoğun stres altındaki çocuklar ve bakım verenler için hedefe yönelik destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Ayrılığın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise çocuk için uygun alternatif bakım sağlanırken hem biyolojik aileye hem de alternatif bakım sağlayan kişilere psikososyal destek sunulmaya devam edilmelidir.</p>
<h2>Temel Öneriler</h2>
<ul>
<li>
<p>Çocuk-aile ayrılıklarının önlenebilmesi için ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri erken müdahale çalışmalarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Alternatif bakım altında bulunan veya bakımdan ayrılan tüm çocukların ve bakım verenlerin koruyucu, önleyici ve tedavi edici ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine erişimi güvence altına alınmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>Yatılı bakımın olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla kurum bakımından kademeli çıkış süreçleri planlanmalı; bu süreçler ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleriyle desteklenmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Yaşam döngüsü boyunca sektörler arası koordinasyonu esas alan, çok disiplinli hizmet sunum modelleri güçlendirilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Sosyal hizmet çalışanlarına temel ruh sağlığı ve psikososyal destek becerileri kazandırılmalı; düzenli süpervizyon ve mesleki destek mekanizmaları sağlanmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>Çocukların ve bakım verenlerin ihtiyaçlarına yanıt verebilecek yeterli sayıda ruh sağlığı ve psikososyal destek uzmanı ile çok disiplinli profesyonel ekipler oluşturulmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>Çocuk koruma alanında çalışan kurum ve kuruluşlar, çalışanların ruh sağlığını ve iyi oluşunu desteklemek amacıyla süpervizyon, akran desteği ve bireysel destek mekanizmalarına yatırım yapmalıdır.</p>
</li>
<li>
<p>İnsani krizlere hazırlık ve müdahale süreçlerine, bakım hizmetlerinden yararlanan çocuklar ve bakım verenler için ruh sağlığı ve psikososyal destek bileşenleri sistematik olarak dahil edilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Çocuk bakım sistemlerinde ruh sağlığı ve psikososyal destek alanında araştırma, veri toplama ve kanıt üretme çalışmaları güçlendirilmelidir.</p>
</li>
<li>
<p>Ruh sağlığı ve psikososyal destek ilkeleri; politika, mevzuat, finansman, farkındalık, iletişim ve hesap verebilirlik mekanizmalarına entegre edilmelidir.</p>
</li>
</ul>
<p>Bu yazı  UNICEF tarafından hazırlanan &#8220;White Paper: Introducing a Mental Health and Well-being Lens to the Continuum of Care in Europe and Central Asia Integrating Mental Health and Psychosocial Support into Family Support, Alternative Care, and Leaving Care Services&#8221; isimli rapordan çevrilmiştir. Yazı <b>Mehmet Enes Ateş</b> tarafından hazırlanmıştır. </p>
<div><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.unicef.org/eca/media/43456/file/White%20Paper%20-%20Introducing%20a%20Mental%20Health%20and%20Well-being%20Lens%20to%20the%20Continuum%20of%20Care%20-%20FINAL.pdf.pdf">UNICEF tarafından hazırlanan raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.</a></span></div>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3900000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 8pt;"><strong style="color: #000000;">Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="background-color: #ffffff; color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span></a></p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/avrupa-ve-orta-asyada/">ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2828 Sayılı Kanun Teklifine Yönelik Öneriler Raporu</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/2828-sayili-kanun-teklifine-yonelik-oneriler-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 13:43:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=9135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/2828-sayili-kanun-teklifine-yonelik-oneriler-raporu/">2828 Sayılı Kanun Teklifine Yönelik Öneriler Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="9135" class="elementor elementor-9135" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-10ae7816 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="10ae7816" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5b4150ff" data-id="5b4150ff" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3ddf40b1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ddf40b1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p> </p><h2><span style="font-weight: 400;">Giriş</span></h2><p><span style="font-weight: 400;">4/3/2026 tarihli kanun teklifi incelendiğinde, koruma altındaki gençlerin istihdam hakkına erişimi için getirilen yeni kriterlerin olumlu yanları olmakla birlikte, Türkiye’nin en üst politika belgesi olan 12. Kalkınma Planı ve uluslararası standart olan BM Alternatif Bakım Kılavuzu ile ciddi çelişkiler barındırdığı da görülmektedir. Teklite mevcut haliyle bazı kritik boşluklar ve potansiyel riskler bulunmaktadır. Bu rapor, bu boşlukları ve riskleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Amacımız, kanunun çocukların bakım sonrası sürece daha güçlü hazırlanmasını destekleyecek şekilde yeniden gözden geçirilmesidir.</span></p><p><b>Not:</b><span style="font-weight: 400;"> Kanun tekliflerinin hazırlanması ve sunulmasında sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması büyük önem taşımaktadır. STK’lar sahadaki deneyimlere ve çocukların gerçek ihtiyaçlarına dair bilgi sahibidir; bu nedenle öneri ve geri bildirimleri, tekliflerin daha kapsayıcı, uygulanabilir ve hak temelli olmasına katkı sağlayabilir. Bu teklif sunulmadan önce görüşlerimiz doğrudan alınmamış olsa da, önerilerimizi ve yapıcı katkılarımızı paylaşmayı çocuklara ve gençlere bir borç biliriz. Teklifi tamamen reddetmemekle birlikte söz konusu hususlarda yapılacak iyileştirmeler, çocukların korunması ve bakım sonrası hak temelli uygulamaların güçlendirilmesi açısından sürecin etkinliğini artıracaktır.</span></p><p><span style="font-size: 1.75rem;">1. İstihdam Hakkı İçin &#8220;5 Yıl Fiilen Yararlanma&#8221; Şartı</span></p><p><b>Endişe:</b><span style="font-weight: 400;"> Kanun teklifinde istihdam hakkı için öngörülen &#8220;5 yıl fiilen yararlanma&#8221; şartı, koruma sistemine 13-14 yaşından sonra dahil olan gençler için bu hakkı neredeyse (üniversiteye devam etmediği sürece) ulaşılmaz kılmaktadır. Bu durum, koruma sistemine geç yaşta dahil olan ve çoğu zaman ağır ihmal, istismar veya sokakta yaşama gibi zor koşullardan gelen ve dolayısıyla eğitim dışı kalan çocukların istihdam hakkından yararlanamamasına doğrudan evsizlik, suça sürüklenme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilecektir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu madde, devletin &#8220;sosyal hayata hazırlama&#8221; görevini sadece sistemde geçirilen süreye indirgemektedir. Geç koruma altına alınan gençler için farklılaştırılmış veya alternatif istihdam modelleri geliştirilmemesi büyük bir eksikliktir.</span></p><p><b>Gerekçeler ve Dayanaklar:</b></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>12. Kalkınma Planı – Madde 736 ve 736.2 Uygunsuzluğu:</b><span style="font-weight: 400;"> Plan, çocukların &#8220;eğitim seviyelerini yükseltmeyi&#8221; ve &#8220;sosyal hayata uyumlarını desteklemeyi&#8221; hedefler. 14 yaşında ağır ihmal veya istismar nedeniyle korumaya alınan bir gencin 5 yıllık süreyi reşit olana kadar tamamlaması imkansızdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Alternatif Model Gerekliliği:</b><span style="font-weight: 400;"> Planın 736.2 maddesinde belirtilen &#8220;destek hizmetlerinin çeşitlendirilmesi&#8221; hedefi gereği, geç yaşta sisteme giren bu gençlere yönelik; süre şartından bağımsız, mesleki eğitime dayalı özel istihdam kotaları veya teşvik modelleri sunulmalıdır. Kanun teklifi ise bu çeşitliliği sağlamamaktadır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>BM Alternatif Bakım Kılavuzu (ABK) Çelişkileri:</b><span style="font-weight: 400;"> ABK, bakımdan ayrılma sürecinin &#8220;çocuğun yaşı, olgunluğu ve özel durumlarını&#8221; hesaba katmasını ve ekonomik bağımsızlığa geçişi destekler. Teklif, geç yaşta korumaya alınan genci istihdam hakkından mahrum bırakarak güvencesiz bir geleceğe terk etmektedir.</span></li></ul><p><span style="font-size: 1.75rem;">2. İstihdam Hakkı İçin Getirilen Eğitim Şartı</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Teklifte yer alan </span><b>en az ortaöğretim mezunu olma şartı</b><span style="font-weight: 400;">, kurum bakımında büyüyen gençler arasında yüksek olan </span><b>okul terk oranları</b><span style="font-weight: 400;"> dikkate alındığında bazı gençlerin sistem dışında kalmasına neden olabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Koruma altındaki çocukların eğitim süreçleri çoğu zaman;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sık yer değişikliği</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">travmatik deneyimler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">psikososyal güçlükler</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">nedeniyle kesintiye uğrayabilmektedir.  Bu çerçevede, koruma sisteminden ayrılan gençlerin yalnızca kamu istihdamına değil aynı zamanda </span><b>mesleki eğitim ve özel sektör istihdamına erişimlerini güvence altına alacak mekanizmaların da oluşturulması önem taşımaktadır.</b><span style="font-weight: 400;"> Özellikle ortaöğretim mezuniyeti şartını sağlayamayan gençler için, meslek edindirme ve özel sektör istihdamına erişimi güvence altına alan alternatif modellerin açık şekilde düzenlenmesi önem taşımaktadır. Aksi halde söz konusu desteklerin uygulamada kurum inisiyatifine bırakılması, gençler arasında eşitsiz sonuçlar doğurabilecektir.</span></p><h2><span style="font-weight: 400;">1 ve 2 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Geç yaşta koruma altına alınan gençler için alternatif istihdam modelleri geliştirilmesi</b><span style="font-weight: 400;">, meslek edindirme kursları aracılığıyla özel sektörde istihdam garantisi içeren somut bir madde eklenmesi önerilmektedir. Ortaöğretim şartını sağlayamayan gençler için de aynı şekilde programlar sunulmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Süre şartını veya ortaöğretim şartını sağlamayan çocuklar için yerel yönetimlerde bakım sonrası için özel istihdam kotaları oluşturulmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Bakıma 14 yaşından sonra dahil olanlar için süre şartı yerine bireysel değerlendirme mekanizmalarının oluşturulması</b><span style="font-weight: 400;"> böylece daha esnek bir yaklaşım sunulması önerilmektedir. (Örneğin daha uzun yıllardır ihmal ve istismar gören ancak çocuk koruma sisteminin zamanında olmayan müdahelesi ile geç yaşta sisteme dahil olan çocukların 5 yıllık süreye bağlı olmadan hak kazanmasını sağlamak gibi)</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Mesleki eğitim temelli özel destek programlarının kanunda veya ikincil mevzuatta tanımlanması</b><span style="font-weight: 400;">, detaylı ve somut önerilerle desteklenmelidir.</span></li></ul><p><span style="font-size: 1.75rem;">3. &#8220;90 Günden Fazla İzinsiz Ayrılmama&#8221; Şartı ve Hak Kaybı</span></p><p><b>Endişe:</b><span style="font-weight: 400;"> 14 yaşından büyük çocukların kurumdan kaçması durumunda istihdam hakkını kaybetmesi, rehabilite edici koruma anlayışına zarar verir. Bu durum, çocuğun kusurundan ziyade sistemin eksikliklerinden kaynaklanan riskleri görmezden gelme riski taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Kurumdan izinsiz ayrılma vakaları çoğu zaman;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">akran zorbalığı</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">uyum güçlükleri</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">travmatik geçmiş deneyimler</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">kurum içi koşullar</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">gibi faktörlerle ilişkili olabilmektedir. Yani tek başına çocuğun sorumluluğu olamaz. Kanun teklifinde yer alan </span><b>90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olma şartı</b><span style="font-weight: 400;">, çocukların karşılaştığı riskleri azaltmak yerine bazı durumlarda daha da artırabilecek sonuçlar doğurabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Özellikle </span><b>14–15 yaşlarında kurumdan ayrılan ve 90 günlük süreyi aşan çocukların</b><span style="font-weight: 400;">, bu düzenleme nedeniyle istihdam hakkını tamamen kaybetmeleri söz konusu olabilecektir. Bu durumda çocukların yeniden sistem içinde tutulması da güçleşecek ve gençler </span><b>çok daha yüksek sosyal risklerle karşı karşıya kalabilecektir.</b></p><p><span style="font-weight: 400;">Gerekçeler ve Dayanaklar:</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>12. Kalkınma Planı Madde 736.2</b><span style="font-weight: 400;">, koruma sonrası hizmetlerin etkinliğinin değerlendirilmesini ve geliştirilmesini öngörmektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>BM Alternatif Bakım Kılavuzu Madde 134</b><span style="font-weight: 400;"> ise bakım sonrası hazırlığın sürekliliğini vurgulamaktadır.</span></li></ul><h2><span style="font-weight: 400;">3 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sorumluluk çocuğa yüklenmemelidir. Bunun yerine çocuğun kaçmasına sebep olan sistem iyileştirilmelidir. Zira çocuk kendisi için iyi ve kötüye karar verecek olgunlukta olmadığı için çocuk olarak değerlendirilmektedir. Çocuğun tüm hayatını etkileyecek bir durum 14 yaşındaki çocuğun o an sağlıklı düşünemediği de değerlendirilerek çocuğun omzuna yüklenmemelidir.</span></li></ul><p><span style="font-size: 1.75rem;">4. Kura Sisteminden Merkezi Sınav Sistemine Geçiş</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinde istihdam için merkezi sınav sistemi öngörülmektedir. Hak sahiplerinin kendi aralarında sınava girmesi olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilebilse de, sınavın yılda yalnızca bir kez yapılması bazı gençler açısından önemli bir bekleme süresi yaratabilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Örneğin sınav tarihinden kısa süre sonra reşit olan bir gencin bir sonraki sınava kadar yaklaşık bir yıl beklemesi söz konusu olabilecektir.</span></p><p><b>Endişe:</b><span style="font-weight: 400;"> Sınavın yılda bir kez yapılması ve atamanın en az bir kere yapılması şartı (eskiden yılda üç kez atama idi), reşit olan ve bakım sonrası desteğe ihtiyacı olan gençleri ciddi hak kaybına uğratabilir ayrıca evsizlik, yoksulluk ve suça sürüklenme risklerine açık hale getirebilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Gerekçe ve Dayanaklar:</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>12. Kalkınma Planı Madde 736</b><span style="font-weight: 400;">, bakım sonrası uyumun desteklenmesini hedeflemektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>BM Alternatif Bakım Kılavuzu Madde 131 ve 136</b><span style="font-weight: 400;"> ise bakımdan ayrılan gençlerin ekonomik bağımsızlığa geçişinin desteklenmesini öngörmektedir.</span></li></ul><h2><span style="font-weight: 400;">4 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sınavın yılda birden fazla yapılması sağlanmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sınavı bekleyen gençler için geçici barınma içeren sosyal destek mekanizmaları oluşturulması, özel sektörde ve kamuda istihdam gerçekleşene kadar barınma ve ekonomik desteğin her ilde standartlaştırılması ve mevzuatta tanımlanması gerekmektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Özel sektörde istihdam garantili meslek edindirme programları geliştirilmeli; ortaöğretimi tamamlamayan gençler için alternatif eğitim yolları (açık öğretim, mesleki eğitim) ile desteklenmelidir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Bakım Sonrası İzleme ve Rehberlik Birimlerinin Güçlendirilmesi sağlanmalı </b><span style="font-weight: 400;">mevcut birimlerde personel sayısı ve niteliği artırılmalı; özellikle psikolog ve sosyal hizmet uzmanları ağırlıklı olmalıdır.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu birimler, gençlerin mesleki eğitim, istihdam, barınma ve sosyal uyum süreçlerini etkin şekilde izlemeli, ihtiyaç duyan desteklere barınma desteği sunmak üzere kapasiteleri genişletilmelidir.</span></li></ul><h3><span style="font-weight: 400;">5. Güvenlikli Kuruluş Yaklaşımının Genişlemesi</span></h3><p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinde yer alan </span><b>“ihtisaslaşmış çocuk evleri sitesi”</b><span style="font-weight: 400;"> tanımı kapsamında;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">suça sürüklenen çocuklar</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">suç mağduru çocuklar</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sokakta risk altındaki çocuklar</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">refakatsiz çocuklar</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">aynı yapı içinde değerlendirilmektedir.</span></p><h2><span style="font-weight: 400;">5 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu grupların ihtiyaçları ve deneyimleri oldukça farklı olabilmektedir. Uluslararası çocuk koruma standartları, farklı ihtiyaç grupları için </span><b>ayrıştırılmış ve özel destek modelleri</b><span style="font-weight: 400;"> geliştirilmesi önerilmektedir.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">İhtisaslaşmış çocuk evleri sitesi modelinin etkili şekilde uygulanabilmesi için bu merkezlerde görev alacak </span><b>meslek elemanlarının niteliğinin de açık şekilde tanımlanması önem taşımaktadır.</b></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">Bu kapsamda merkezlerde;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">en az </span><b>1 psikolog</b><span style="font-weight: 400;">,</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>2 sosyal hizmet uzmanı</b><span style="font-weight: 400;">,</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>1 çocuk gelişimi uzmanı</b></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">gibi farklı disiplinlerden uzmanların bulunması, çocukların psikososyal ihtiyaçlarının karşılanması açısından kritik öneme sahiptir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Mevzuatta farklı meslek gruplarını tek bir çatı kavram altında toplayan </span><b>“sosyal çalışma görevlisi”</b><span style="font-weight: 400;"> gibi genel tanımlar yerine, meslek elemanlarının </span><b>uzmanlık alanlarının ve görev tanımlarının açık biçimde tanımlanması</b><span style="font-weight: 400;"> hizmet kalitesini güçlendirecektir. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Sosyal Çalışma Görevlisi tanımlaması kaldırılmalı; Psikoloji lisans bölümü mezunları psikolojik ve psikososyal destek sunulması alanında; sosyal hizmet lisans bölümü mezunları vaka yönetimi, danışmanlık ve sosyal inceleme raporlarının hazırlanması alanında; rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü mezunları çocuğun eğitim hayatına uyumu ve rehberlik alanında; çocuk gelişim lisans bölümü mezunları çocuğun gelişimsel özelliklerine ve ihtiyaçlarına uygun alanda mesleki çalışma yürütmelidir. Bununla birlikte 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan meslek grupları multidisipliner yaklaşımlar çerçevesinde iş birliği içinde çocuk yararına mesleki çalışmalar yürütmelidir.</span></p><h3><span style="font-weight: 400;">6. Merkezi İzleme Sistemi ve Çocukların Mahremiyeti</span></h3><p><b>Endişe: </b><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinde sosyal hizmet kuruluşlarında </span><b>kamera sistemi kurulması</b><span style="font-weight: 400;"> öngörülmektedir. Ancak kameraların nerelere yerleştirileceği, kimler tarafından erişilebileceği açıkça belirtilmemiştir. Kuruluşlarda güvenliğin artırılması ve olası ihlallerin önlenmesi açısından bu düzenleme anlaşılabilir olmakla birlikte, çocukların </span><b>mahremiyet haklarının korunmasına ilişkin güvencelerin</b><span style="font-weight: 400;"> açık şekilde tanımlanması önem taşımaktadır.</span></p><h2><span style="font-weight: 400;">6 için Öneriler:</span></h2><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kameraların hangi alanlarda bulunacağı, çocukların özel yaşam alanlarının korunması, veri erişimi (kimlerin erişebileceği net şekilde eklenmeli) ve denetim mekanizmaları konularının açık biçimde düzenlenmesi faydalı olacaktır.</span></li></ul><h2><span style="font-weight: 400;">Genel Değerlendirme</span></h2><p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinin çocuk koruma sisteminin güçlendirilmesine yönelik bazı önemli düzenlemeler içerdiği görülmektedir. Ancak sunulan kanun teklifi, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı (2024-2028) ile belirlediği &#8220;destekleyici ve kapsayıcı&#8221; vizyon ve BM Alternatif Bakım Kılavuzu ile çelişen noktaları da bulunmaktadır. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bununla birlikte yukarıda belirtilen hususlarda yapılacak iyileştirmelerin;</span></p><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">çocukların bakım sonrası hayata daha güçlü hazırlanmasını</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sosyal risklerin azaltılmasını</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin ulusal politika belgeleri ve uluslararası standartlarla uyumunun güçlendirilmesini</span></li></ul><p><span style="font-weight: 400;">destekleyeceği değerlendirilmektedir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu doğrultuda, söz konusu düzenlemelerin </span><b>kapsayıcı ve hak temelli bir çerçevede geliştirilmesi</b><span style="font-weight: 400;">, çocuk koruma sisteminin etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için </strong><a style="color: #000000;" href="https://fonzip.com/hayatsende/bagis#/?r=true"><span style="text-decoration: underline;">tıklayın</span><strong>.</strong></a></span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/2828-sayili-kanun-teklifine-yonelik-oneriler-raporu/">2828 Sayılı Kanun Teklifine Yönelik Öneriler Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SHÇEK ve ÖĞRETMEN OLMAK</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/shcek-ve-ogretmen-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 10:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler günü]]></category>
		<category><![CDATA[SHÇEK]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=7032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün 24 Kasım 2023. Öğretmenler günü. Benim vatana faydalı, iyi bir evlat olarak yetişmemde ve kariyerimde büyük emekleri olan yurt ve yuva öğretmenim; Ankara, Keçiören, Atatürk Çocuk Yuvası öğretmeni (örtmenimi) Neslihan Öğretmenimi anlatacağım sizlere.İlkokul son sınıf ya da orta birinci sınıf öğrencisiyim. Yıl 1994-1995. E Blokta kalıyorum. Akşam saati yoklama almaya A Blokta çalışan nöbetçi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/shcek-ve-ogretmen-olmak/">SHÇEK ve ÖĞRETMEN OLMAK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün 24 Kasım 2023. Öğretmenler günü. Benim vatana faydalı, iyi bir evlat olarak yetişmemde ve kariyerimde büyük emekleri olan yurt ve yuva öğretmenim; Ankara, Keçiören, Atatürk Çocuk Yuvası öğretmeni (örtmenimi) Neslihan Öğretmenimi anlatacağım sizlere.<br>İlkokul son sınıf ya da orta birinci sınıf öğrencisiyim. Yıl 1994-1995. E Blokta kalıyorum. Akşam saati yoklama almaya A Blokta çalışan nöbetçi bir öğretmen geldi. Tanımıyorum. Sanırım kısa bir süre önce o da bizim yuvamıza İstanbul ilindeki bir Erkek Yetiştirme Yurdundan tayin gelmiş. Bizim kaldığımız blok iki katlı; alt katı koğuş dediğimiz odalar ve banyo, üst katı ise sosyal faaliyet, etüt odası, idari odaların olduğu küçük ve eski, lakin çok güzel, tarihi bir bina. Geçen yaz ziyarete gittim ve o bina farklı bir amaçla da olsa çocuklara hizmet vermeye devam ediyor.<br>Benim çocukluğumda E blok Sorumluları; Ali Müdür Baba, Mehtap ve Yüksel Öğretmen, Sosyal Hizmet Uzmanı Yücel Abi, Sosyal Hizmet Uzmanı Servet Abi. Gece vardiyasında; Hacer ve Şerife Anne. Gündüz vardiyasında ise Günnur ve Esengül Anne ve bir de Yardımcı Hizmetler Personeli Ayhan Abi… Her birinin ayrı ayrı üzerimizde hakları var. Onlara dair de aklımda kalan bir iki anıyı kaleme dökmek istiyorum. Gündüz vardiyasında çalışan Günnur Anne o dönem gebe idi. O yaşlarda en uzun zaman geçirdiğim gebe insan olarak farklı gelirdi. Merhameti öyle yüce, sevgi dolu bir kadındı. Bize kıyamazdı. Ne yaramazlık yaparsak yapalım, inciniriz diye sesini yükselttiğini hatırlamam. Dilerim kendi evladı da öyle insanlara denk gelsin… Diğer vardiyada Esengül Anne daha otoriter, yüksek sesli bir kadındı. Muhtemelen biz çocuklarla ilgisi olmayan, aşamadığı sorunları vardı. Üzerinde “HAYDAR” yazan bir değnek hatırlıyorum. Kapılara vurulup korku salınan…<br>Ayhan Abi temizlik görevlisiydi. Zeki bir adamdı. Özellikle hafta sonu mavi bir halıfleks kaplı televizyon salonunu, elektrik süpürgesi ile süpürmek yerine çekirge sürüsü gibi olan biz çocuklara ellerimizle halıdaki pislikleri toplatır sonra da ellerimizdeki pislik miktarını kontrol ederdi kim daha fazla toplamış diye. Yerden en çok pislik toplayıp, minicik avucunun içini en çok dolduranlara ödül olurdu. Belki bir pötibör bisküvi ya da bir meyve… Ayhan Abi yumuşak huylu bir çalışandı. Kırıp incitmezdi. Espriliydi. Kısa bir dönem de Aysel Annenin çalıştığını hatırlıyorum. Muhtemelen Günnur Anne doğum iznine ayrılınca onun yerine gündüz vardiyasına geldi. Ağır, oturaklı, hanım hanımcık bir kadındı. Bende ki izlenimi böyle kalmış.<br>Laf lafı açar derler; Neslihan Öğretmenimi anlatırken yad etmiş olayım diğer kurum çalışanlarını da…Söz uçar yazı kalır. Malum…<br>Nerede kalmıştım? Yoklama almaya E Bloğa gelmişti Neslihan Öğretmen.<br>Bizim blok halı kaplama olduğu için terzihanede kumaş galoş diktirdiler. Ayakkabı ile girilmesin, dışarıdan gelen galoş giyilsin denildi. O gün nöbetçi öğretmen galoşları fark etmemiş. Ayakkabısı ile girmiş. Akşam saati. Ben bacak kadar boyumla dikildim karşısına, nasıl kızıyorum;</p>



<p>‘Sen neden bizim bloğumuza galoşsuz girdin?’ diye.<br>İçten içe de korkuyorum aslında, şimdi bana kızacak, yarın da beni şikâyet eder müdür babaya diye.. ama haklıyım. Kuyruğum dik!<br>Neslihan Öğretmen o gün bana hiç kızmadı. Dakikalarca konuştu benimle. Adımı, yaşımı, kardeşlerimi, çok doğru söylediğimi, haklı olduğumu, bir önceki nöbetinde galoş olmadığını, bu kuralın yakın zamanda getirildiğini tane tane anlattı.<br>Sonra bizim Neslihan Öğretmen ile aramızda gözle görülmesi mümkün olmayan, çok derin ve güçlü bir bağ oluştu.<br>Neslihan Öğretmenin benim için her daim bir öğretmenden çok daha fazlası oldu. Mezuniyet törenlerimde yanımdaydı. O benimle gururlandı.<br>Beni istemeye gelecekleri zaman yanımdaydı. Nişanımda, nikahımda, doğumlarımda o hep yanımda oldu…<br>Bugün 24 Kasım 2023 Öğretmenler Günü. Ben Neslihan Öğretmenim nezdinde bana ve benim gibi koruma deneyimi olan binlerce gence ışık olmuş bütün ÖĞRETMENLERİMİZİN Öğretmenler Gününü kutluyorum.<br>Ben yazıma SHÇEK diye başladım. Benim zamanımda öyleydi. Bakanlığın defalarca adı değişti. Şimdiki adı ile ‘kurum çalışanı’ öğretmenlere selam olsun. Sizlerin de yetiştirdiği çocuklar, gençler sizleri 25-30-40 yıl sonra, en güzel anılarla yad etsinler.<br>Yazmak bana iyi geliyor. Mazide kalan yaşanmışlıkların bende bıraktığı izleri ifade etmek tıpkı bir yelkenli ile denizin derin maviliklerine açılıp orada denize bırakılmış kalıntıların, uzun bir zaman sonra dalgaların da etkisi ile kıyıya vurması misali.<br>Konuşmak için insan kayırıyorum. Karşımdaki dinleyenin ne dediğimi doğru anladığını bilmek bana güven veriyor. Aksi takdirde -ah, -vah, -tüh… gibi geri dönüşler “ama öyle değil o durum” izlenimi bırakıyor. Yazmaktaki maksadım; yüzlerde tebessüme hasıl olsun. Çünkü ben kendi ayaklarının üzerinde durabilen, en zor yaşam koşullarında dahi kendini en iyi şekilde yetiştirebilmiş bir bireyim.<br>Hayatın bana verdiği dersler içerisinde maddi ve manevi yoksunluğun en dibini görmüş ve üstelik bu durumu çocukluk çağında yaşamış olmanın kazanımı olarak; dirayetli ve yıkılmaz, düşsem dahi kalkmayı bilen, bu durumdan ders almayı bilen bir birey olmak kârım oldu.<br>Son olarak da;<br>Koruyucu aile sistemi nedir?<br>Türleri nelerdir?<br>Ülkemizde gelişmesi için neler yapılabilir? gibi bilgileri edinerek sonraki nesiller için ışık olalım.<br>Bilgi güçtür.<br>Sağlık, Sevgi ve Selametle<br><br>Bu yazı Aslı Ece AYGÜN tarafından <em>Hayat Sende Derneği </em>adına hazırlanmıştır.<br><br><em>Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun. <a href="/?page_id=3767" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bağış yapmak için tıklayınız.</a></em></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/shcek-ve-ogretmen-olmak/">SHÇEK ve ÖĞRETMEN OLMAK</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurum Bakımında Yetişen Çocuklarda Bağlanma ve Kurumlarda Gönüllülük: Çocukların İhtiyaçları ve Sürekli Değişen İlişkiler</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/kurum-bakiminda-yetisen-cocuklarda-baglanma-ve-kurumlarda-gonulluluk-cocuklarin-ihtiyaclari-ve-surekli-degisen-iliskiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 11:03:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk evlerinde gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[kimsesizler yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi evleri]]></category>
		<category><![CDATA[yetimhane]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=6848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağlanma; çocuk ve çocuğa bakım veren kişi arasında oluşan, çocuğun kendisine bakım verenkişiyle ilişki kurması, bakım veren kişiye ihtiyaç duyması, onu araması ve ona yönelikyakınlık arayışı gibi davranışlarda bulunması ile kendini gösteren, sürekliliği olup yaşamboyu devam eden duygusal, özel ve uzun süreli, samimi bir bağın oluşum sürecidir.Bebeğin, doğduktan sonra çevresiyle kurmaya başladığı bu bağ, hayatının [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/kurum-bakiminda-yetisen-cocuklarda-baglanma-ve-kurumlarda-gonulluluk-cocuklarin-ihtiyaclari-ve-surekli-degisen-iliskiler/">Kurum Bakımında Yetişen Çocuklarda Bağlanma ve Kurumlarda Gönüllülük: Çocukların İhtiyaçları ve Sürekli Değişen İlişkiler</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bağlanma; çocuk ve çocuğa bakım veren kişi arasında oluşan, çocuğun kendisine bakım veren<br>kişiyle ilişki kurması, bakım veren kişiye ihtiyaç duyması, onu araması ve ona yönelik<br>yakınlık arayışı gibi davranışlarda bulunması ile kendini gösteren, sürekliliği olup yaşam<br>boyu devam eden duygusal, özel ve uzun süreli, samimi bir bağın oluşum sürecidir.<br>Bebeğin, doğduktan sonra çevresiyle kurmaya başladığı bu bağ, hayatının diğer dönemlerinde<br>kuracağı ilişkilerin temelini oluşturmada doğrudan etkili olmaktadır. Erken dönemde yaşanan<br>travma, ayrılık, sevdiklerini kaybetme veya yakın ilişki temelli diğer sorunlar ileriki dönemde<br>yaşanan kaygı bozukluğu, depresyon, öfke kontrol problemi, duygusal kopukluk, kendini ve<br>duygularını kontrol etme kapasitesi ile yakından ilişkilidir.<br>Kısaca bağlanma, insanların duygusal olarak birbirine bağlanma yeteneği ve ihtiyacıdır.<br>Türkiye’de koruma altındaki çocukların hayata hazırladığı kurum çeşitleri; çocuk evleri,<br>çocuk evleri sitesi ve ihtisaslaştırılmış çocuk evleri sitesidir. Bu bakım modellerinden birinde<br>yetişen çocuklar, genellikle aile bağlarından yoksun olarak büyümekte ve bu durum onların<br>bağlanma ihtiyaçlarını büyük oranda etkilemektedir. Kurum bakımında yetişen çocuklar için<br>sağlıklı bağlanma ilişkileri, güvenli ve destekleyici bir bağlanma örüntüsünde büyümeleri ile<br>sağlanabilir. Yetişkinlerin, çocuklarla bağ kurması ve onlara güven duygusu aşılaması,<br>çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılaması için önemlidir. Çocuklar, bağlandıkları<br>yetişkinler aracılığıyla sevgi, anlayış, empati gibi temel duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilir.<br>Bu bağlantılar, çocukların duygusal sağlamlıklarını artırabilir, kendilerini daha iyi<br>tanımalarını sağlayabilir ve ilişkilerde daha sağlıklı davranışlar geliştirmelerine yardımcı<br>olabilir. Kurumlarda gönüllülük faaliyetleri çocukların yaşamlarında olumlu etkiler<br>oluşturabilirken bilinçli ve nitelikli planlanmayan gönüllülük çalışmaları çocukların bağlanma<br>süreçlerinde olumsuz etkiler oluşturur.<br>Gönüllülük, insanların başkalarına yardım etme amacıyla kendi istekleri doğrultusunda çıkar<br>beklemeksizin zamanlarını ve enerjilerini harcamalarıdır. Kurum temelli bakım modellerinde<br>yapılan gönüllülük, çocukların günlük yaşamlarını iyileştirmek ve ilham vermek için gönüllü<br>kişilerin katkılarını içerir. Gönüllülük faaliyetleri, çocukların günlük yaşamlarına farklı<br>deneyimler ve etkileşimler getirir. Ancak gönüllünün çocuğun düzenini bozmaya yönelik<br>davranışları, sadece vicdanını rahatlatmak için günübirlik ziyaretler yapması, acıma<br>duygusuyla çocuğa yaklaşması, çocukla çalışmaya ilişkin bilgi ve becerisinin yeterli<br>olmaması durumlarında kurumlarda gönüllülük çocuğa yarardan çok zarar vermektedir . Bu<br>durumlar çocukların güven duygusunu zedeleyebilir; koruma altındaki çocukları güçlü bağlar<br>kurma konusunda çekingen, özgüvensiz hale getirebilir. Sürekli değişen gönüllülerle bağ<br>kurma deneyimi, çocukların duygusal açıdan güvende hissetmelerini zorlaştırır ve gelecekteki<br>yaşamlarında ilişki kurma yeteneklerini büyük oranda etkileyebilir.<br>Kurum bakımında yetişen çocuklar benzer şekilde bakıcı personeller ile bağlanma<br>ilişkilerinde de zorluklarla karşılaşılaşabilir. Biyolojik ailelerinden ayrılma sürecinde<br>çocukların kayıp ve yalnızlık duyguları yaşama ihtimali yüksektir. Biyolojik ailesinden<br>ayrılırken deneyimlenen bu duygular bakım personellerinin sık değişmesiyle tekrar tekrar<br>yaşanabilir. Bu da çocukların güvende hissetmelerini ve sağlıklı bir bağlanma geliştirmelerini<br>zorlaştırabilir. Bu sorunlar çocukların kendilerini terk edilmiş hissetmesine, hayal kırıklığı ve<br>reddedilme duyguları ile ortaya çıkan psikolojik sorunlara ve düşük özgüven geliştirmelerine<br>neden olabilir.</p>



<p>Kurum temelli bakım modellerinde çocuklarla çalışan profesyonellerin ve gönüllülerin,<br>çocukların duygusal ihtiyaçlarını anlamaları ve karşılamaları önemlidir. Çocuklarla, güvenli<br>bağlanma ilişkileri kurabilmeleri için zaman, ilgi ve güvenilirlik sağlanmalıdır. Bakıcılar ve<br>gönüllüler, çocuklarla etkileşime girebilmeli, onları dinlemeli ve duygusal ihtiyaçlarını<br>önemseyerek zamana yayılmış bir gönüllülük süreci ile yanlarında olmalıdır. Bu nedenle,<br>gönüllülük programları düzenleyen kuruluşlar, süreklilik sağlamaya ve çocuklarla uzun vadeli<br>bir perspektif benimseyerek sağlıklı bağlanma ilişkilerin kurulmasına özen göstermelidir.<br><br></p>



<p>Bu yazı <em>Destegül Yavuz</em> tarafından <em>Hayat Sende Derneği </em>adına hazırlanmıştır.</p>



<p><em>Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun.&nbsp;<a href="/?page_id=3767" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bağış yapmak için tıklayınız.</a></em></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/kurum-bakiminda-yetisen-cocuklarda-baglanma-ve-kurumlarda-gonulluluk-cocuklarin-ihtiyaclari-ve-surekli-degisen-iliskiler/">Kurum Bakımında Yetişen Çocuklarda Bağlanma ve Kurumlarda Gönüllülük: Çocukların İhtiyaçları ve Sürekli Değişen İlişkiler</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremden etkilenen çocuklar #duyulsun 1</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/depremden-etkilenen-cocuklar-duyulsun-1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jul 2023 17:43:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk koruma]]></category>
		<category><![CDATA[depremden etkilenen çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duyulsun]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=6682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk nüfus oranı Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olan Türkiye’de nüfusun yaklaşık 23 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır.1&#160;Çocuk işçiliği, çocukların evlendirilmesi, ihmal-istismar riski, bakım verenden yoksun kalma, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişememe riski göz önüne alındığında yaklaşık 23 milyon çocuğun bulunduğu Türkiye’de risk altında bulunan çocuk sayısı en az 2 milyon olarak değerlendirilmektedir. En az 2 milyon [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/depremden-etkilenen-cocuklar-duyulsun-1/">Depremden etkilenen çocuklar #duyulsun 1</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="6682" class="elementor elementor-6682" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-70401d41 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="70401d41" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1f589ea0" data-id="1f589ea0" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5309488d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5309488d" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Çocuk nüfus oranı Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olan Türkiye’de nüfusun yaklaşık 23 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır.<a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Cocuk-2021-45633?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><sup>1</sup> </a>Çocuk işçiliği, çocukların evlendirilmesi, ihmal-istismar riski, bakım verenden yoksun kalma, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişememe riski göz önüne alındığında yaklaşık 23 milyon çocuğun bulunduğu Türkiye’de risk altında bulunan çocuk sayısı en az 2 milyon olarak değerlendirilmektedir. En az 2 milyon çocuğun risk altında olduğu bir ülkede TÜİK ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ALO 183 Danışma Hattı verilerine göre yaklaşık 500 bin çocuk bir şekilde güvenlik birimleri ile irtibat kurmuştur, ancak risk altındaki 1 milyon 500 bin çocuk sistemde hiçbir şekilde yer almamaktadır.<a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Guvenlik-Birimine-Gelen-veya-Getirilen-Cocuk-Istatistikleri-2021-45586?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><sup>2</sup> </a>Risk altındaki çocukların çocuk koruma sisteminde yer almaması ve bu çocukların içinde bulunduğu risklerin bilinmemesi halihazırda bir sorun oluşturmaktaydı. Bunun üzerine 6 Şubat’ta yaşanan depremler ile birlikte çocukların içinde bulunduğu riskler daha da artmıştır.  Türkiye’nin güneydoğusu ve Suriye’nin kuzeyinde oluşan iki yıkıcı depremin üzerinden iki ay geçti. Yaklaşık 5 milyon çocuğun etkilendiği depremden sonra 850.000’den fazla çocuk, hasar görmüş veya yıkılmış evlerini terk etmek zorunda kalarak başka yerlerde yaşamaya başladı. Depremler sırasında ve sonrasında hayatını kaybeden ve yaralanan çocukların sayısı binlerce olarak tahmin edilmektedir.<a href="https://www.unicef.org/turkiye/bas%C4%B1n-b%C3%BCltenleri/t%C3%BCrkiye-ve-suriyeyi-etkileyen-%C3%B6l%C3%BCmc%C3%BCl-depremlerin-%C3%BCzerinden-bir-ay-ge%C3%A7ti-ve-hala?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><sup>3</sup> </a>Türkiye’de bulunan yaklaşık her beş çocuktan biri deprem bölgesinde yaşamaktadır ve afetten doğrudan etkilenmiştir. Üzerinden 2 ay geçen depremde kayıp ve refakatsiz çocuklar bulunmaktadır. Ambulansa bindirildikten ya da hastaneye götürüldükten sonra çocuklarından haber alamayan aileler, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Alo 183, E-Nabız, Alo 184, 10 hatlı çağrı merkezi, refakatsiz çocuklar arama ekranı gibi uygulamalar aracılığıyla çocukların aramasını yapmaktadır.<sup><a href="https://t24.com.tr/yazarlar/cigdem-toker/depremde-kaybolan-cocuklar,39471?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined" target="_blank" rel="noreferrer noopener">4</a></sup></p>
<p>     Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın refakatsiz çocuklar arama ekranında 1.915 kayıtlı, 1.786 aileye teslim edilen, 41 hastanede takip edilen, 80 kuruluş bakımına alınan, 1.894 kimliği bilinen, 21 kimliği bilinmeyen çocuk olarak listelenen ve sürekli güncellenen verilerle deprem yaşamış ve bakanlığın veri tabanı ve ihbar hatlarına bırakılan çocukların kayıtları bulunmaktadır.<a href="https://www.aile.gov.tr/sayfa/refakatsiz-cocuklar-arama-ekrani/?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><sup>5</sup> </a>Burada dikkat çekilmek istenen konu sadece sayılar değildir. Ancak konunun bu denli sayılar üzerinden ilerlemesinin nedeni durumun ehemmiyetini gösterecek verilerin ortaya çıkarılması ve veriler temel alınarak müdahalelerin gerçekleştirilmesi gerekliliğinin vurgulanmasıdır. UNICEF, Türkiye’yi ve Kuzey Suriye’yi sarsan iki büyük depremden iki ay sonra, bugün, 2,5 milyon çocuğun insani yardıma ihtiyaç duyduğu, çocukların yoksulluk, çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evlilik riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıda bulunmaktadır.<a href="https://www.unicef.org/turkiye/bas%C4%B1n-b%C3%BCltenleri/t%C3%BCrkiyede-meydana-gelen-depremlerden-iki-ay-sonra-insani-yard%C4%B1ma-ihtiya%C3%A7-duyan-25?utm_source=undefined&amp;utm_medium=undefined&amp;utm_content=undefined&amp;utm_campaign=undefined" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><sup>6</sup> </a>Elimizdeki bulgular göz önüne alındığında deprem sonrasındaki kriz sürecinin halen devam ettiğini söyleyebiliriz. Depremden etkilenen çocuklar ile ilgili yapılan açıklamalara göre süreçten etkilenen çocukların oranı yüksek ancak ilgili mercilerin veri tabanlarına ve ihbar hatlarına ulaştırılan çocukların oranı çok düşüktür. Çocukların yaşadığı kriz süreci ardından yaşama ihtimalleri bulunan riskler göz önüne alındığında süreçle ilgili harekete geçilmesi ve çocuk temelli hizmetlerin artırılması gereklidir. Sistem tarafından ulaşılmayan çocukların karşılaştığı risklerin, sorunların ve ihtiyaçlarının görünür olması gerekmektedir. Tüm bunlar için öncelikli olarak çocukların durumlarına dair daha net bilgilerin sağlanması, verilerin güvenilir ve tek bir yerde toplanması önem arz etmektedir. Bu şekilde yaşanacak bilgi kirliliği ve belirsizlerin önüne geçilerek daha uygun hizmet sunumlarının önü açılacaktır.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-be2acf6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="be2acf6" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><em>Bu yazı İlknur Erbulut tarafından Hayat Sende Derneği adına hazırlanmıştır.</em></p>
<p><em>Pozitif sosyal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun. <a href="https://www.hayatsende.org/bagis/" target="_blank" rel="noopener">Bağış yapmak için tıklayınız.</a></em></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/depremden-etkilenen-cocuklar-duyulsun-1/">Depremden etkilenen çocuklar #duyulsun 1</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekonomik Şiddet</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/ekonomik-siddet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 11:13:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet türleri]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=6535</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik Şiddet Nedir ?Herhangi bir bireyi küçük düşürmek, cezalandırmak, kontrol altında tutabilmek, üstünlükkurabilmek ve aşağılamak için maddi güç uygulayarak ve üstünlük kurarak uygulanan şiddettürüdür. Maddi geliri sömürmek, gelir ve birikime el koymak, para biriktirmesine engelolmak, borçlandırmak, iş bulmasını engellemek ve mal-mülk konusunda ayrımcı tutumlarsergilemek gibi eylemler ekonomik şiddet biçimleri arasında yer alır. Ekonomik Şiddetin Oluşumuna [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/ekonomik-siddet/">Ekonomik Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Ekonomik Şiddet Nedir ?</strong><br>Herhangi bir bireyi küçük düşürmek, cezalandırmak, kontrol altında tutabilmek, üstünlük<br>kurabilmek ve aşağılamak için maddi güç uygulayarak ve üstünlük kurarak uygulanan şiddet<br>türüdür. Maddi geliri sömürmek, gelir ve birikime el koymak, para biriktirmesine engel<br>olmak, borçlandırmak, iş bulmasını engellemek ve mal-mülk konusunda ayrımcı tutumlar<br>sergilemek gibi eylemler ekonomik şiddet biçimleri arasında yer alır.<br><br><strong>Ekonomik Şiddetin Oluşumuna Neden Olan Etkenler</strong><br>Dünyadaki birçok kadın, ekonomik imkanlara ve fırsatlara erişim konusunda ciddi<br>problemlerle karşı karşıya kalmaktadır. Dini inançlar, ayrımcılık, gelir dağılımındaki<br>dengesizlik, kişilik bozukluğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, toplumsal kalıplar vb. faktörler<br>ekonomik şiddetin oluşmasına neden olan etkenlerin arasındadır.<br><br><strong>Ekonomik Şiddetin Türkiye’deki Durumu</strong><br>Türkiye’de yaşayan kadınların kendi imkanlarıyla sahip oldukları harcamaları konusunda<br>%38’i kendisi, %50’si eşleriyle birlikte karar verirken %10’unun ise hiçbir söz hakkı olmadığı<br>tespit edilmiştir. Buna ek olarak ileri yaşlardaki kadınlar gelirlerini harcama konusunda daha<br>fazla söz hakkına sahipken 15-19 yaş aralığındaki kadınların %26’sının daha az söz hakkına<br>sahip olduğu gözlemlenmiştir.<br>Türkiye’deki kadınlar iş hayatında hem erkeklere göre daha az ücret alırlar hem de iş<br>alımlarında erkeklere öncelik tanınır. Özellikle ekonomik kriz döneminde kadınların işten<br>çıkarılma durumları daha fazladır. Ayrıca evlilik döneminde kadınlar, çocuğa bakma gibi<br>durumlarla karşı karşıya kaldıklarından işi bırakma ihtimalleri daha yüksektir. Buna ek olarak<br>kadınların yönetimde söz sahibi olma, yöneticilik yapma ve yönetime katılma oranı erkeklere<br>oranla çok daha düşüktür.<br>Kentlerde yaşayan kadınların işsizlik oranı erkeklere göre 2 kat daha fazladır. Kadınların<br>eğitim düzeyi yükseldikçe iş gücüne olan katılımları da artmaktadır ancak katılım oranları<br>artsa bile erkeklerin özel sektördeki kazançları %68, kamudaki kazançları ise %76 oranla<br>kadınlara göre daha fazladır. Erkeklerin %54,5’i ücretli çalışırken kadınlar %24,3 oranında<br>çalışmaktadırlar.</p>



<p><strong>Kadınların Ekonomik Şiddete Maruz Kalma Oranları</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İlkokul mezunu kadınların %55,3’ü fiziksel, %51,7’si duygusal, %57&#8217;si ekonomik ve<br>%51,4’ü cinsel şiddetle karşı karşıya kalmaktadır.</li>



<li>Ekonomik şiddetle ilgili yapılan bir araştırmada kadınların %50’si parasının elinden<br>alınmasını, %39,5’i çalışmasının yasaklanmasını, %39,5’i harçlık vermemeyi ya da<br>kısıtlamayı ve %35’i aile geliri konusunda bilgisiz bırakılmayı şiddet olarak belirtmişlerdir.</li>



<li>Türkiye’de 15-20 yaş aralığındaki kadınların %39’u gereksiz harcamalar sonucunda eşinin<br>kendisini dövme hakkına sahip olduğunu ifade etmişlerdir.</li>



<li>Cumhuriyet Üniversitesinin psikiyatri polikliniğine başvuran 16–29 yaş aralığındaki 300<br>evli kadınla yapılan araştırmada; kadınların %57’si fiziksel şiddete, %36’sı duygusal şiddete,<br>%32’si ekonomik şiddete, % 30,7’si cinsel şiddete ve %29,3’ü sözel şiddete maruz<br>kalmaktadır.<br><br><strong>Ekonomik Şiddetin Bireyler Üzerindeki Etkileri<br></strong></li>



<li>1.Etki= Ekonomik şiddetle karşı karşıya kalan bireyler ciddi bir yoksullukla karşı karşıya<br>kalmaktadırlar. Bunun sonucunda da psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar.<br>Yapılan araştırmalara göre özellikle kadınlar, kendi kazandıkları parayı eşlerine<br>vermediklerinde çeşitli şiddet türleriyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Buna ek olarak<br>ekonomik şiddet; bireylerin kendi kendine yetebilmelerine, sosyalleşmelerine, kendi<br>ayaklarının üzerinde durabilmelerine, bazı temel haklarını kullanmalarına ve kişisel<br>ihtiyaçlarını karşılamalarına engel olur.<br></li>



<li>2.Etki= Ekonomik şiddet sonucunda kadınlar; iş bulamamaları, finansal bir desteğe sahip<br>olamamaları ve ekonomik baskılar sonucunda ortaya çıkan sosyal yetersizlik gibi sorunlarla<br>karşılaşmaktadırlar. Bu yüzden kadınlar ve kızlar, daha yaşlı erkekler tarafından bedenleri<br>ticari amaçlı kullanılarak cinsel şiddet riskleriyle ve çeşitli cinsel hastalıklarla karşı karşıya<br>kalmaktadırlar.<br></li>



<li>3.Etki= Ekonomik şiddet sadece bireyleri değil, aynı zamanda ülkeleri etkileyerek o ülkenin<br>üretim ve iş gücünü azaltmış olur. Çünkü bireylerin –özellikle kadınların- örgün eğitim<br>almalarına fırsat verilmemesiyle ve gelişimlerine engel olunmasıyla erken yaşta evlilikler<br>ortaya çıkar ve çiftçi, seyyar satıcı, çıraklık gibi vasıf seviyesi az olan mesleklerde artışlar<br>meydana gelir.<br></li>



<li>4.Etki= Ekonomik şiddete uğrayan kişiler; diğer kişilere göre daha fazla depresyon, madde<br>kullanımı, intihar girişimi ve şiddete eğilim gibi risklerle 6 kat daha fazla karşı karşıya<br>kalmaktadırlar.<br><br><strong>Öneriler</strong></li>



<li>Ekonomik şiddetin azaltılmasına yönelik çözüm önerileri şunlardır:</li>



<li>Kadına yönelik şiddetin azaltılmasına ve kadının ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik<br>programlar oluşturulmalıdır.</li>



<li>Kadın ve erkeklerin eğitim seviyeleri yükseltilmelidir.</li>



<li>İstihdam konusunda kadın-erkek eşitliği geliştirilmelidir.</li>



<li>Ekonomik şiddet mağdurlarının gelişimi ve eğitimi için sosyal destek servisleri<br>oluşturulmalıdır.</li>



<li>Ekonomik şiddetle ilgili çeşitli ve detaylı araştırmalar yapılıp veri analizi yapılmalıdır.</li>



<li>Kadınların istihdam seviyelerini geliştirmek, ekonomik şiddetten korunabilmeleri ve kendi<br>işlerini kurmalarını sağlamak için çeşitli kredi imkanı sağlanmalıdır.<br><br>KAYNAKÇA</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>1) Can Gürkan, Ö., &amp; Coşar, F. (2009). Ekonomik Şiddetin Kadın Yaşamındaki</li>



<li>Etkileri.</li>



<li>2) <em><a href="https://morcati.org.tr/siddet-bicimleri/">Şiddet Biçimleri</a></em> &#8211; Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı <br><br></li>



<li><strong><em>Bu yazı </em>Emircan Dündar<em> tarafından Hayat Sende Derneği adına  </em></strong><em><strong>hazırlanmış</strong></em><strong><em>, kontrolü </em>Şeyma Fidan <em>tarafından yapılmıştır.</em></strong></li>



<li><strong><em>Pozitif toplumsal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun. </em></strong><a href="/?page_id=3767"><strong><em>Bağış yapmak için tıklayınız.</em></strong></a></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/ekonomik-siddet/">Ekonomik Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik Şiddet</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/haberler/psikolojik-siddet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:52:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl bulandırma]]></category>
		<category><![CDATA[Aşırı Kıskançlık:]]></category>
		<category><![CDATA[Breadcrumbing]]></category>
		<category><![CDATA[Gaslighting]]></category>
		<category><![CDATA[Mansplaining]]></category>
		<category><![CDATA[Mobbing]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Saklanmak]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Stashing]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Zombieing]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=6245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikolojik Şiddet Nedir?Şiddet denilince akla ilk gelen fiziksel şiddet olsa da en az onun kadar zarar veren ve çoğunlukla farkedilmeyen psikolojik şiddet, duygulara yönelik sözlü veya sözsüz eylemlerle uygulanır. Genelde ikiliilişkilerde gerçekleşen psikolojik şiddette amaç karşı taraf üzerinde güç sahibi olmak, karşı tarafıkontrol altına almaktır. Böylece psikolojik şiddette bulunan kişi karşı tarafın benlik saygısınınzedelenmesine sebep [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/psikolojik-siddet/">Psikolojik Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Psikolojik Şiddet Nedir?<br></strong><br>Şiddet denilince akla ilk gelen fiziksel şiddet olsa da en az onun kadar zarar veren ve çoğunlukla fark<br>edilmeyen psikolojik şiddet, duygulara yönelik sözlü veya sözsüz eylemlerle uygulanır. Genelde ikili<br>ilişkilerde gerçekleşen psikolojik şiddette amaç karşı taraf üzerinde güç sahibi olmak, karşı tarafı<br>kontrol altına almaktır. Böylece psikolojik şiddette bulunan kişi karşı tarafın benlik saygısının<br>zedelenmesine sebep olur.<br>Kişiyi aşağılamak, küçümsemek, ağır bir şekilde eleştirmek, toplumdan soyutlamak, yalan söylemek,<br>kendi istediğinin olması için tehdit etmek ve kişinin duygularını yok sayıp kendi istediğinde iletişime<br>geçmek psikolojik şiddete örnek olarak verilebilir.<br><br><strong>Belirtileri<br></strong>Psikolojik şiddete maruz kalan kişinin durumu fark etmesi genellikle kolay olmaz. Çünkü insanlar bu<br>şiddet türüne genelde en yakınları tarafından maruz bırakılırlar. Şiddete maruz kalan kişi kendini<br>sorgular, karşı tarafın haklı olduğunu düşünür ve kendine suçlayıcı bir tavırla yaklaşır. Kişi kendinin<br>fazla duygusal olduğunu, karşı tarafın ondan daha üstün olduğunu ve tüm bunları onun iyiliği için<br>yaptığını düşünebilir. Yaşadığı olayları yanlış algılayıp yorumladığı için maruz kaldığı psikolojik şiddeti<br>normalleştirebilir.<br>Psikolojik şiddete maruz kalan kişilerde özgüven eksikliği, korku, huzursuzluk, yalnızlık hissi ve aşırı<br>gerginlik gibi durumlar görülür. Bu kişilerde yorgunluk, uykusuzluk, aşırı yeme veya iştahsızlık gibi<br>belirtiler de görülür. Arkadaş ilişkilerinde ve meslek hayatında bozulmalar yaşanabilir. Psikolojik<br>şiddet bazı durumlarda fiziksel şiddetten bile daha çok zarar verebilir. Şiddetin uzun süre devam<br>etmesi halinde kişinin benlik saygısı zedelendiği için depresyon, anksiyete, travma sonrası stres<br>bozukluğu ve madde bağımlılıkları ortaya çıkabilir.<br><br><strong>Türleri<br><em>Yalnızlaştırma</em></strong>: Bu psikolojik şiddet türünde mağdurun çevresindeki en yakın insanlardan uzak<br>durması sağlanmaya çalışılır. Bu davranışla mağdurun tamamen şiddeti uygulayan kişiye ait olması<br>amaçlanır. Böylece kişi gitgide yalnızlaşır ve kendisine şiddet uygulayan kişi hariç kimsesi olmadığını<br>düşünür. Bu durumda olan kişi sürekli sevilmediğini, hor görüldüğünü ve istenmediğini hisseder.&nbsp;<br><strong><em>Gaslighting (Akıl bulandırma): </em></strong>Bu psikolojik şiddet türünde mağdurun sürekli kendini sorgulaması<br>sağlanır ve mağdur bir süre sonra kendi düşüncelerinin uydurma olduğuna, her şeyi kendi kafasında<br>kurduğuna ve sürekli paranoyakça düşündüğüne inanır. Böylelikle aslında suçlu karşı taraf olsa bile<br>mağdurun kendine olan inancı kırılır ve mağdur kendine güvenemez hale gelir. Ayrıca yalan<br>söylenerek mağdur manipüle edilebilir ve mağdur da karşısındaki kişinin söylediklerine inanır. Bir süre<br>sonra mağdur tamamen karşı tarafa bağlı hale gelebilir.&nbsp;<br><strong><em>Stashing (Saklamak):</em></strong> Bu psikolojik şiddet türünde ilişkide karşı taraf şiddete maruz kalan kişiyi adeta<br>yasak bir ilişki yaşıyormuş gibi saklar. Kişiyle toplum içinde görülmekten kaçınır ve kimsenin onları<br>göremeyeceği yerlerde buluşmaya çalışır.&nbsp;<br><strong><em>Ghosting (Yok Olmak): P</em></strong>sikolojik şiddetin bu türünü uygulayan kişi hiçbir sorun yokken aniden ve<br>sebepsiz bir şekilde ortadan kaybolur. Şiddete maruz kalan kişi karşısındakine ulaşamaz, mesajlarına<br>cevap alamaz. Böylece kişi zamanla kendini boşlukta hissetmeye başlar.&nbsp;</p>



<p><strong><em>Zombieing (Aniden Ortaya Çıkmak): </em></strong>Bu psikolojik şiddet türünde kişinin hayatında olup daha sonra<br>ortadan kaybolan birisi belirli bir zaman sonra aniden onun hayatına yeniden girmeye çalışır. Bu kişi<br>daha öncesinde ilişkiyi keserken hiçbir açıklama yapmamış olmasına rağmen karşıdaki kişinin hayatına<br>tekrardan girmekte bir problem görmez. Ancak bu durum mağdurun bütün hayat düzenini alt üst<br>eder. Eğer mağdurun daha öncesinde yaşadığı ve çözdüğü sorunlar varsa bu durumda o sorunları<br>yeniden yaşamaya başlar.<br><strong><em>Breadcrumbing (Yemleme):</em></strong> Bu durumda şiddet uygulayan kişi mağdurla bir süre boyunca çok iyi<br>şekilde vakit geçirir. Ardından bir süre sonra karşıdakiyle ilişkisini bir anda keser. Bir süre sonra<br>karşıdakiyle yeniden iletişime geçer ve hiçbir şey olmamış gibi davranır. Bu durum mağdurun<br>kendisini kullanılmış hissetmesine neden olur.&nbsp;<br><strong><em>&nbsp;Cushioning (Tamponlamak): </em></strong>Bu durumda şiddeti uygulayan kişi evlidir veya başka bir ilişki<br>içerisindedir. Fakat mağdura ilişkisinden memnun olmadığını ve onu sonlandırmak istediğini söyler.<br>Fakat sürekli çeşitli bahaneler öne sürerek sözlerini yerine getirmez. Bu durum hem mağduru hem de<br>şiddeti uygulayan kişinin hayatındaki insanı çok kötü etkiler. Mağdur sürekli oyalanır ve en sonunda<br>yalnız bırakılır.<br><strong><em>Mansplaining:</em></strong> Mansplaining uygulanan kişi, karşıdaki tarafından sürekli küçük görülür. Mağdur<br>sürekli eleştirilirken şiddeti uygulayan kişi kendini över. Böylece mağdur kendini eksik ve yetersiz<br>hissetmeye başlar.<br><strong><em>Aşırı Kıskançlık:</em></strong> Kıskançlık belli düzeyde olduğu sürece ilişkilerde normal karşılanabilir. Ancak eğer<br>kıskançlık karşı tarafın hayat kalitesini düşürüp onu kısıtlamaya başladıysa durum artık psikolojik<br>şiddete döner. Bu duruma maruz kalan kişi sürekli takip edilir, kimlerle görüştüğü sorgulanır ve sosyal<br>hayatına devam edemez. Bu durumda olan kişi bu durumun normal olduğunu ve sevildiğini<br>düşünebilir. Ancak bu durum kesinlikle normal değildir ve bu bir psikolojik şiddettir.&nbsp;<br><strong><em>Mobbing:</em></strong> Mobbing iş yerinde uygulanan psikolojik bir şiddettir. Amaç kişinin iş hayatında rahatsız<br>olup baskı altında hissetmesini sağlamaktır. Bu durum iş hayatında sıkça rastlanmaktadır. Mobbinge<br>uğrayan kişinin iş ortamında sürekli sözü kesilebilir ve görevlerini yapmasının önüne engeller<br>koyulabilir. Kişi sürekli eleştiriye ve suçlanmaya maruz kalır. Hatta bazen yüksek rütbeli kişiler<br>pozisyonlarını kullanıp kişiyi taciz dahi edebilirler.<br><br><strong>Psikolojik Şiddetle Başa Çıkmanın Yolları</strong><br> Bu durumun normal olmadığı ve psikolojik şiddetin varlığı kabullenilmeli.<br> Psikolojik şiddet uygulayan kişi ne yaptığının farkında değilse ona durum anlatılmalı.<br> Psikolojik şiddet uygulayan kişi ne yaptığının farkındaysa ve bunda bir sorun görmüyorsa<br>onunla iletişim kesilmeli.<br> Kişi kendine karşı olan tutumlarını, davranışlarını ve özsaygısını geliştirmeli.<br> Hayır demeyi öğrenmeli.<br> Sınırlarını belirlemeli ve korumalı.<br> Kişi, psikolojik şiddet ile nasıl başa çıkabileceğini veya olumsuz etkilerden nasıl en hafif<br>şekilde etkileneceğini doğru şekilde öğrenmek için bir uzman desteği almalı.<br>&nbsp; &nbsp;</p>



<p><strong>Kaynakça<br></strong>Psikolojik Şiddet Nedir? Nasıl Başa Çıkılır? | Jetklinik.com<br>Psikolojik Şiddet Nedir? &#8211; Klinik Sitesi<br>Psikolojik Şiddet Nedir? Psikolojik Şiddetle Nasıl Başa Çıkılır? (psikologofisi.com)<br>Psikolojik Şiddet Nedir? Psikolojik Şiddetle Nasıl Başa Çıkılır? | Psikolog Merkezi<br>Psikolojik Şiddet Nedir? 2022 &#8211; Çevrimiçi Terapi (cevrimiciterapi.com)<br>Psikolojik/Duygusal Şiddet Nedir? Türleri Nelerdir? | Hiwell (hiwellapp.com)<br><br></p>



<p><strong><em>Bu yazı </em>Munise Tanrıklu<em> tarafından Hayat Sende Derneği adına&nbsp; </em></strong><em><strong>hazırlanmış</strong></em><strong><em>, kontrolü </em>Seray Dicle Günay Ekinci <em>tarafından yapılmıştır.</em></strong></p>



<p><strong><em>Pozitif toplumsal dönüşüm için bağışlarınızla destek olun.&nbsp;</em></strong><a href="/?page_id=3767"><strong><em>Bağış yapmak için tıklayınız.</em></strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/haberler/psikolojik-siddet/">Psikolojik Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAMUOYUNA DUYURU</title>
		<link>https://www.hayatsende.org/duyurular/kamoyuna-duyuru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayat Sende Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 May 2023 13:58:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hayatsende.org/?p=6236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu duyuru aracılığıyla, Socres Net ile olan sözleşmemizin 23.05.2023 tarihinde feshedildiğini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Destekleriniz ve anlayışınız için teşekkür ederiz. Saygılarımızla,Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/duyurular/kamoyuna-duyuru/">KAMUOYUNA DUYURU</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu duyuru aracılığıyla, Socres Net ile olan sözleşmemizin 23.05.2023 tarihinde feshedildiğini sizlerle paylaşmak istiyoruz.<br> Destekleriniz ve anlayışınız için teşekkür ederiz.</p>



<p>Saygılarımızla,<br>Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği</p>
<p>The post <a href="https://www.hayatsende.org/duyurular/kamoyuna-duyuru/">KAMUOYUNA DUYURU</a> appeared first on <a href="https://www.hayatsende.org">Hayat Sende Derneği</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
