ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK - Hayat Sende Derneği Skip to content

Haberler & Duyurular

ÇOCUK BAKIM SİSTEMİNDE RUH SAĞLIĞI VE İYİ OLUŞ BAKIŞINI GETİRMEK

Hayat Sende Müzik

Avrupa ve Orta Asya’da Çocuk Bakım Sistemine Ruh Sağlığı ve İyi Oluş Bakışını Getirmek

Avrupa ve Orta Asya’da alternatif bakım hizmetlerinden yararlanan, alternatif bakım altında bulunan veya bakımdan ayrılmış çocuk ve gençler, akranlarına kıyasla ruh sağlığı sorunlarıyla daha sık karşılaşmaktadır. Çocukların ve bakım verenlerin yaşadığı ruh sağlığı sorunları; aile ve çocuk arasındaki ayrılıkların artmasına, bakım sürecinde sık yerleştirme değişikliklerine ve çocukların biyolojik aileleriyle sağlıklı şekilde yeniden bir araya gelmelerinin zorlaşmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinin, çocuk koruma sistemindeki bakım sürecinin tamamına entegre edilmesi; çocuklar, gençler ve bakım verenler açısından daha olumlu sonuçlar elde edilmesi için kritik öneme sahiptir.

Ruh sağlığına duyarlı hizmetlere duyulan ihtiyaç küresel düzeyde kabul görmekle birlikte, birçok ülkede politika yapıcılar ve uygulayıcılar ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerini yeterli düzeyde sunamamaktadır. Bu bildiri, söz konusu boşluğun giderilmesine katkı sağlamak amacıyla anlaşılır, kanıta dayalı ve uygulanabilir bir yol haritası sunmaktadır.

Bakım Sürecinde Ruh Sağlığı İhtiyaçları

Alternatif bakım altındaki çocuk ve gençler; depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, bağlanma sorunları ve intihar riski açısından yaşıtlarına göre daha yüksek risk altındadır. Bu durum; olumsuz çocukluk deneyimleri, güvenli bağlanma ilişkilerinin geliştirilememesi ve alternatif bakım öncesinde ya da sırasında yaşanan istikrarsız bakım deneyimleriyle (örneğin sık yerleştirme değişiklikleri) ilişkilidir.

Ebeveynler ve bakım verenler de bakım süreci boyunca psikolojik zorluklar yaşayabilmektedir. Bu zorluklar, çocuğun iyi oluşunu ve korunmasını doğrudan etkileyebildiği gibi, aileyle yeniden birleşme süreçlerinin başarıyla yürütülmesini de olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Çocuk koruma sistemi ve ilgili sektörlerde görev yapan profesyoneller sıklıkla kronik stres, tükenmişlik ve ikincil travmaya maruz kalmaktadır. Bu durum yalnızca çalışanların iyi oluşunu değil, aynı zamanda kaliteli ve sürdürülebilir bakım hizmetlerinin sunulmasını da zorlaştırmaktadır.

Özel gereksinimli çocuklar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalanlar, etnik azınlıklara mensup çocuklar, göçmenler, mülteciler, sığınmacılar ile suça sürüklenmiş veya sürüklenme riski taşıyan çocuklar daha yüksek risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır. Birden fazla kırılganlıkla karşı karşıya kalan bu çocukların ihtiyaçlarına uygun, özel olarak uyarlanmış ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine erişebilmeleri gerekmektedir.

Silahlı çatışmalar, afetler ve zorunlu göç gibi insani krizler; çocuklar, bakım verenler ve profesyoneller açısından ruh sağlığı risklerini daha da artırmaktadır. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinin acil durumlarda sunulan çocuk koruma müdahalelerinin ayrılmaz bir parçası olması gerekmektedir.

Ruh Sağlığı ve İyi Oluş Perspektifinin Uygulanması

Bu bildiri, ruh sağlığı ve psikososyal desteğin önceliklendirilmesi gereken kritik aşamalara dikkat çekmektedir. Özellikle çocuk-aile ayrılığının önlenmesi ve ruh sağlığı ihtiyaçlarının artabileceği dönemler ön plana çıkmaktadır. Alternatif bakıma geçiş, yerleştirme değişiklikleri, şiddete maruz kalma, aileyle yeniden birleşme ve korumadan ayrılarak bağımsız yaşama geçiş bu kritik dönemler arasında yer almaktadır.

Bildiri, devletlerin ve ilgili paydaşların ruh sağlığı ve psikososyal destek ilkelerini çocuk bakım sisteminin tüm bileşenlerine entegre edebilmeleri için aşağıdaki temel adımları önermektedir:

  • Güvenlik, güven duygusu ve güçlenmeyi merkeze alan; travma duyarlı, katılımcı, güçlü yönler ve dayanıklılık odaklı yaklaşımların benimsenmesi.

  • Eşitsizlikleri ve damgalanmayı azaltmayı hedefleyen; kültürel açıdan duyarlı, kapsayıcı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten programların geliştirilmesi.

  • Vaka yönetimi süreçlerine entegre edilmiş sistematik tarama, değerlendirme ve yönlendirme mekanizmalarının oluşturulması.

  • Çocuk koruma, sağlık, eğitim, adalet ve toplum temelli hizmetler arasında sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi; aynı zamanda çocuk, gençlik ve yetişkin hizmetleri arasında geçişlerin desteklenmesi.

  • Sosyal hizmet uzmanları, ruh sağlığı ve psikososyal destek uzmanları ile diğer sektörlerde çalışan profesyoneller için kapasite geliştirme faaliyetleri ve çalışanların iyi oluşunu destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılması.

  • Sürekli gelişimi desteklemek amacıyla veri ve kanıt üretiminin güçlendirilmesi, politika uyumunun sağlanması ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarının oluşturulması.

Bakım Süreci Boyunca Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek Müdahaleleri

Bildiri, çocuk koruma sistemi içerisinde uygulanabilecek kanıta dayalı ruh sağlığı ve psikososyal destek müdahalelerini tanımlamaktadır. Bu müdahaleler çocukların, ailelerin ve bakım verenlerin ihtiyaçlarına göre farklı düzeylerde sunulmaktadır.

Evrensel ve Önleyici Müdahaleler

Bu müdahaleler tüm çocukların ve bakım verenlerin iyi oluşunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Psikoeğitim çalışmaları, ebeveynlik destek programları, sosyal ve duygusal öğrenme faaliyetleri, akran destek mekanizmaları ve benzeri uygulamalar bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hedefe Yönelik Uzmanlık Gerektirmeyen Destekler

Eğitim almış sosyal hizmet uzmanları veya uzman olmayan uygulayıcılar tarafından yürütülebilen yapılandırılmış grup çalışmaları, aile güçlendirme programları ve ölçeklenebilir psikolojik destek uygulamaları; hafif ve orta düzeyde ruh sağlığı ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamaktadır.

Uzmanlaşmış Ruh Sağlığı Hizmetleri

Daha ciddi ruh sağlığı sorunları yaşayan çocuklar ve bakım verenler için psikologlar, psikiyatristler ve diğer ruh sağlığı uzmanları tarafından sunulan psikoterapötik ve psikiyatrik müdahaleleri kapsamaktadır.

İnsani Krizlerde Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek

Silahlı çatışmalar, afetler ve zorunlu yerinden edilme gibi insani krizlerde çocuklar ve bakım verenler yoğun stres altında kalmakta, aile ve çocuk arasındaki ayrılık riski artmaktadır. Bu nedenle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri, aile bütünlüğünün korunmasını ve çocuk-aile ayrılıklarının önlenmesini önceliklendirecek şekilde planlanmalıdır.

Bu kapsamda ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri; acil çocuk koruma müdahaleleri ve aile destek hizmetleriyle bütünleşik biçimde sunulmalı, yoğun stres altındaki çocuklar ve bakım verenler için hedefe yönelik destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Ayrılığın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise çocuk için uygun alternatif bakım sağlanırken hem biyolojik aileye hem de alternatif bakım sağlayan kişilere psikososyal destek sunulmaya devam edilmelidir.

Temel Öneriler

  • Çocuk-aile ayrılıklarının önlenebilmesi için ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri erken müdahale çalışmalarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmelidir.

  • Alternatif bakım altında bulunan veya bakımdan ayrılan tüm çocukların ve bakım verenlerin koruyucu, önleyici ve tedavi edici ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine erişimi güvence altına alınmalıdır.

  • Yatılı bakımın olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla kurum bakımından kademeli çıkış süreçleri planlanmalı; bu süreçler ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleriyle desteklenmelidir.

  • Yaşam döngüsü boyunca sektörler arası koordinasyonu esas alan, çok disiplinli hizmet sunum modelleri güçlendirilmelidir.

  • Sosyal hizmet çalışanlarına temel ruh sağlığı ve psikososyal destek becerileri kazandırılmalı; düzenli süpervizyon ve mesleki destek mekanizmaları sağlanmalıdır.

  • Çocukların ve bakım verenlerin ihtiyaçlarına yanıt verebilecek yeterli sayıda ruh sağlığı ve psikososyal destek uzmanı ile çok disiplinli profesyonel ekipler oluşturulmalıdır.

  • Çocuk koruma alanında çalışan kurum ve kuruluşlar, çalışanların ruh sağlığını ve iyi oluşunu desteklemek amacıyla süpervizyon, akran desteği ve bireysel destek mekanizmalarına yatırım yapmalıdır.

  • İnsani krizlere hazırlık ve müdahale süreçlerine, bakım hizmetlerinden yararlanan çocuklar ve bakım verenler için ruh sağlığı ve psikososyal destek bileşenleri sistematik olarak dahil edilmelidir.

  • Çocuk bakım sistemlerinde ruh sağlığı ve psikososyal destek alanında araştırma, veri toplama ve kanıt üretme çalışmaları güçlendirilmelidir.

  • Ruh sağlığı ve psikososyal destek ilkeleri; politika, mevzuat, finansman, farkındalık, iletişim ve hesap verebilirlik mekanizmalarına entegre edilmelidir.

Bu yazı  UNICEF tarafından hazırlanan “White Paper: Introducing a Mental Health and Well-being Lens to the Continuum of Care in Europe and Central Asia Integrating Mental Health and Psychosocial Support into Family Support, Alternative Care, and Leaving Care Services” isimli rapordan çevrilmiştir. Yazı Mehmet Enes Ateş tarafından hazırlanmıştır. 

Siz de Hayat Sende’ye bağışta bulunun, koruma altındaki çocuk ve gençlerin hayatlarına umut olun. Bağış yapmak için tıklayın

Web E-Bulten Isteyenler

Bültenimize üye olarak güncel olaylardan, eğitim ve kampanyalarımızdan haberdar olabilirsiniz.

Bültenimize üye olarak güncel olaylardan, eğitim ve kampanyalarımızdan haberdar olabilirsiniz.

*