Evlat Edinmek Zordu. Covid-19 Bunu Daha Da Zorlaştırdı.

Evlat Edinmek Her Zaman Zordu. Covid-19 Bunu Daha da Zorlaştırdı!

(Amerika)

“Bazı çocuk refahı sistemleri uzak bir gerçekliğin etrafında dönerken, savunucular 400.000 evlat edinilmeyi bekleyen çocuk için bu sistemin yeterince düzenli veya hızlı olmadığını söylüyor.”

Koruyucu aile sistemi aracılığıyla bir çocuğu evlat edinmek için bu uzun yolculuğun son adımı mahkemenin kararıdır. Bu, çoğunlukla bir formalite olmasına rağmen, geleneksel olarak sevdiklerinizle bir arada bulunmak için bir fırsat sağlar çünkü artık yargıç, bir tokmakla, bağların kopamayacağı bir ailenin oluşmasına yüz yüze karar veriyor.

Ancak, Covid-19 döneminde bu da tıpkı diğer pek çok şey gibi sanal hale geldi. Geçtiğimiz Mayıs ayında, 2019’un ilkbaharında, birlikte yaşadığı 4, 5 ve 6 yaşındaki üç küçük çocuğunu evlat edinen Celeste Scott “Evlat edinme sürecimizi telefonla tamamladık, Zoom’da bile konuşmadık, bu benim için büyük hayal kırıklığı oldu.” dedi.

Yine de, (Oregon – Dalles’li)  Scott, evlat edinme sürecini tamamladığı için şanslı olduğunun farkında. Ülkenin başka bir yerinde yaşıyor olsaydı belki de hala bekliyor olabilirdi. Pandemi, çocuk refah sisteminde yeni zorluklar yarattı ve eski zorlukları daha da kötüleştirdi. Mesela yerleşimlerde, evlat edinmelerde gecikmeler yarattı ; gençleri bir sağlık ve ekonomik krizinin ortasında bu sistemden çıkmaya, korumadan ayrılmaya zorladı. Buna ek olarak çocuk refahı destekçileri, bu sistemin ülke çapında sistemli ve bunun üzerine yeterince hızlı olmadığını söylüyorlar.

Fosterclub’un yöneticisi ve kurucusu Celeste Bodner, bu durum hakkında, ”çocuk refahı sistemi son derece karmaşıktır ve devletin içinde ve hatta ilçeye göre bile büyük ölçüde değişiklik gösterebilir. Bu sistemlerin her biri pandemiyi kendi başına yönlendiriyor ve yönetiyor, bu da bir ilçedeki bir çocuğun deneyiminin hemen yanındaki ilçedeki çocuktan tamamen farklı olabileceği anlamına geliyor” diye belirtti. Örneğin, pandeminin başlamasından hemen kısa bir süre sonra, Florida’nın kendi çocuk refahı sistemi, koruyucu ebeveynlerin belgelenmesini, çocuklara yapılan sosyal hizmet uzmanlarının  ziyaretlerini, ebeveynlik kurslarını, mahkeme duruşmalarını ve daha fazlasını uzaktan yürütmeye başladı. Geçtiğimiz Haziran ayında Florida, bir yargıç 22 yaşındaki Daisy Gains’in evlat edinilme sürecini tamamladığında 100. Zoom tabanlı koruyucu aile toplantısını kutlayarak bir sağlık ve ekonomik kriz sırasında devletin koruyucu bakım sisteminin “yaşlanmasını” önlemesine nasıl yardımcı olduğuna dair bir kez daha örnek oldu.

Ancak New York’ta, sistem neredeyse durma noktasına geldi. MercyFirst adlı Brooklyn’de kar amacı gütmeyen bir kuruluşta, korumadan ayrılan gençler için yerleşimler bulmaya odaklanan Wendy’nin çocuk programı ile çalışan Shantell Lewis,” uzun bir süre için, buradaki mahkemeler neredeyse hiçbir şey yapmıyordu ” dedi. New York son zamanlarda işin yürütülmesine devam etse de devletin önemli bir birikimi var. “New York’ta bazı yönlerden eski bir kuruluş, bir antika bir sistem var. Her zaman sanal çalışmaya sıcak bakmıyorlardı, bu yüzden uyum sağlamak için çok çok yavaş hareket ettiler.”

Devletler, evlat edinme ve koruyucu bakım yerleşimlerini uzaktan ve etkili bir şekilde yürütmenin mümkün olduğunu göstermiştir, ancak sosyal hizmet uzmanları, şu anda sistemde bulunan 400.000’den fazla çocuğa hizmet etmek için işlerini önemli ölçüde daha zor hale getirdiğini belirtmekte.

Brentwood, Missouri’deki Foster & Adoptive Care Koalisyonu’nda bir sosyal hizmet uzmanı olan Edna Green,” normalde, güveni inşa etmeye yardımcı olmak için çocuklarla yemek ve etkinliklerde aramızdaki buzları kırıyorum” “Bu çocukları kalıcılığa doğru hareket ettirmek için orada böyle bir ilişkiye sahip olmak çok önemlidir.” diye belirtti. Şahsen bağlantı kurma yeteneğinden yoksun olan Green, çocuklarla bağlantı kurmak için örneğin onları parkta veya hayvanat bahçesinde görüntülü görüşme yoluyla sanal “yürüyüşlere” götürmek gibi daha yaratıcı yöntemlere başvurdu. Yine de, birçok sosyal hizmet uzmanı, çocuk refahı sistemi içinde çalışırken ortaya çıkan problemlerin sadece bölge ile sınırlı olduğunu söyledi. Green,” yaratıcı olmak zorunda kalıyoruz ” “Ön kapıdan geçemezsem, bu çocukları olması gereken yere götürmek için arka kapıdan, mutfak penceresinden veya bodrumdan tırmanacağım.” diye ekledi.

Ancak koruyucu sistemin tüm köşeleri uyum sağlayamamakta. Birçok çocuk refahı uzmanı, yerel yönetimlerin artık maddi yardım sağlamakla yükümlü olmadığı durumlarda, gençlerin koruyucu aileden “ayrılma süreci” konusunda da endişe duymaktadır. Devlete koruması altında olarak 18 ila 21 yaş arasındaki yetişkinliğe bu ani geçiş, en iyi zamanlarda her yıl yaklaşık 20.000 genç için önemli bir meydan okumayı temsil ediyor. Ancak bugün, koruyucu ailede büyüyen insanlar, devam eden bir pandemi ve düzensiz  bir ekonomi tarafından etrafı sarılan bir ülkenin içinde büyümüş oluyor.

Bodner,” korumadan ayrılan gençlerin sokaklarda veya bir arabaya sahip olacak kadar şanslılarsa arabalarda uyuduğuna dair raporlarımız var ” diye belirtti.

Geçtiğimiz Mayıs ayında, FosterClub, pandeminin koruyucu bakım sisteminde deneyime sahip genç yetişkinleri nasıl etkilediğini anlamak için 18 ila 24 yaş arasındaki 613 korumadan ayrılan gence bir anket yaptı. Pandemiden önce çalışan katılımcıların yüzde altmış beşi işlerini kaybettiğini bildirdi. Ankete katılanların %23’ü konut güvensizliği yaşadıklarını söyledi. Ve sadece yüzde 37’si yanına dönebilecekleri bir yetişkinin olduğunu söyledi.

Dave Thomas Evlat Edinme Vakfı’nın Başkanı ve CEO’su Rita Soronen,” genç bir kişi sistemin dışına çıktığında, birçok yönden zaten başarısız olmuş sayılıyoruz ” “Ama bu şu anda daha da doğru — bu genç grubun yetişkinliğe geçişte ne kadar savunmasız olduğunu göstermek için bir krizden daha iyisi yok.” dedi.

Davita Short, geçen sene Ağustos ayında 12 yaşından beri yaşadığı Indiana’ nın koruyucu bakım sisteminden 21 yaşında ayrıldı. Mart ayında, kayıtlı olduğu Vincennes Üniversitesi’ndeki yurtlar kapatıldıktan sonra, eski koruyucu ailesi onu geri dönmeye davet etti. Eylül ayında, federal programından 5.000 dolarlık bir bursla birlikte bir daireye taşınmasına yetecek bir iş buldu. Yine de, Short’un mali durumu istikrarsız olmaya devam ediyor. Şubat ayında konut kuponundaki fonları tüketecek ve işinin istikrarı konusunda endişelenmeye başlayacak. Short, “Özel konutlarından daha ucuz olan yurtlarda olabilseydim daha da güvende hissederdim; bütün bunları, okula gitmeyi ve aynı anda tam zamanlı işimi nasıl bir çırpıda yapmam gerektiğini bilmiyorum” diye belirtti.

Pandemiden önce nispeten istikrarlı olan korumadan ayrılan gençler, bu kriz sırasında koşullarının hızla kötüleştiğini belirttiler. Jaxx Saunders (20), yaklaşık iki yıl önce Montana’nın koruyucu bakım sisteminden ayrıldı. Saunders, koruyucu aileden ilk ayrılışlarının sorunsuz olduğunu söyledi. Eşiyle birlikte bir daireye taşındılar, Montana Üniversitesi’ne tıp öğrencisi olarak girdiler ve bir sinemada iş buldular. Montana’da ilkbaharda karantina başladıktan sonra, Saunders anında işini kaybetti. Saunders’ın eşi çalışıyor olsa da çift artık kira ödeyemedi ve başka bir yere taşındı. Saunders,” son birkaç aydır tanıdıklarımızda kalıyoruz bağışıklık sistemim zaten kötü olduğu için covid ile aram pek iyi değil. Sadece kendimi beslemek için para bulma konusunda endişelenmek zorundayım ve bu akıl sağlığım üzerinde oldukça etkili oldu.”

Kaliforniya ve Ohio gibi bazı eyaletler, gençlerin pandemi süresince sistemden ayrılmasını önlemek için politikalar uygulamak için hızlı davrandılar ve yakın zamanda ayrılmış olanların geri dönmelerine izin verdiler. Ama birçok  devletler diğer gençleri kendi kaderlerine terk ettiler.

Savunucular tarafından aylarca yapılması önerilen sınırlı acil yardım fonu, son zamanlarda Kongre tarafından geçirilen en son teşvik finansmanına dahil edildi. Tasarı, korumadan ayrılan gençlere eğitim ve konut konusunda yardımcı olmak ve bu sisteme dahil olma yaşını 26’ya çıkarmak için ek bir 400 milyon dolar sağlıyor. Ayrıca, pandemi sırasında koruyucu bakım sisteminden ayrılma konusunda ülke çapında borçların ertelenme hakkını da hayata geçirecek. Tasarının ana temsilcilerinden biri olan Illinois Demokrat Temsilcisi Danny K. Davis,” harekete geçmeliyiz ya da yakında bu gençlerin çoğunu kaybedeceğiz.” diye belirtti.

Koruyucu bakım savunucuları için Covid-19’dan bile önce gelen bir başka önemli endişe onaylı koruyucu ebeveynlerin eksikliği, bu kriz sırasında daha da belirgin hale geldi. Austin, Teksas’ ta bulunan Helping Hand Home for Children’dan bir işveren olan Grace Lindgren,” ebeveynler, insanların şu anda evlerine girip çıkmalarına muhtemelen izin veremezler, birçok koruyucu ebeveynin şu anda düşünmeleri gereken başka çocukları veya bakıma ihtiyacı olan aile üyeleri var.”

Normalde bir yerleşimi kabul edebilecek birçok koruyucu ebeveyn, pandeminin beraberinde getirdiği ekonomik çöküş nedeniyle bunu yapamaz. Geçtiğimiz Ocak ayında, Teksas’ta onaylı  bir koruyucu ebeveyn olan Jennifer Anderson, aniden işini kaybettiğinde 13 yaşındaki bir kız olan Maddie’nin evlat edinilme sürecini tamamlamaya yakındı. Milyonlarca işsiz Amerikalı gibi, o zamandan beri kalıcı bir iş bulamadı — Maddie’nin evlat edinilmesini ve diğer gençlere yardım etmeyi süresiz olarak askıya aldı. Anderson, “sürekli bir işim olup, gelir elde edene kadar, yapabileceğim fazla bir şey yok” dedi.

Soronen, bunu yapabilecek olanların bir araya gelmesinin daha iyi olabileceğini söyledi, ayrıca koruyucu ebeveyn olmayı düşünenlere “şimdi tam zamanı” diye belirtti. Daha fazla bilgi edinmek için kuruluşunun web sitesini ziyaret etmelerini önerdi. “Küresel bir salgın, doğal afet ya da başka bir şey olsun, bir kriz bu çocuklara yardım etmek zorunda olduğumuzu, ahlaki ve yasal yükümlülüğümüzü unutmak için bir bahane değildir.” diye de ekledi.

Bu yazı Şevval Tufan tarafından Hayat Sende Derneği adına Türkçeye kazandırılmıştır.

Yazının orjinal linkine ulaşmak için tıklayınız.

Kriz dönemlerinde koruma altında yetişen çocuklar eğitime nasıl erişir?

Kriz dönemlerinde toplumda odaklanılan öncelikli konu yaşam ve sağlıktır. Sonrasında ise eğitim ve diğer temel gereksinimlere yönelik çalışmalar gerçekleştirilir. 2020 pandemi süreç yönetimi de buna benzer bir şekilde ilerledi. Öncelik olarak hastalığın yayılmasının önlenmesi ve tedavi süreçlerine ilişkin hızlı uygulamalar geliştirildi. Hastalığın ciddiyeti devam etmekle birlikte işin ekonomi ve eğitim ayağı da ele alındı. Eğitim ayağında hızlı bir adımla uzaktan eğitime geçiş yapıldı. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri derslere Eba, EbaTV ve ZOOM üzerinden katılım sağlarken, üniversite öğrencileri de kendi üniversitelerinin tercih ettiği online platformlar üzerinden eğitime katılım sağlamaya başladı. Bu noktada pandemi öncesinde de üzerine çalışılan bir konu çok daha somut ve keskin bir şekilde yüzümüze çarptı.

Uzaktan eğitim bu süreçte yapılabilecek en hızlı ve akıllıca çözüm olarak kurtarıcı bir rol üstlendi. Peki ama tüm çocuklar eğitime erişimde eşit fırsatlara sahip miydi? Gelir düzeyi düşük veya çok çocuklu ailelerde, çocukların bilgisayar, tablet ve telefona erişiminde güçlük yaşandı, kampanyalar düzenlendi. Buna bir de kırsal kesimde yaşayan çocukların internete erişimde yaşadığı güçlükler eklendi. Kısaca eğitime erişimde fırsat eşitliği ülke genelinde tartışılan bir konuyken koruma altında yetişen çocukların eğitime erişimde yaşadığı güçlükler çok da ön plana çıkmadı. 

Kapalı kurumlar yapısı gereği iç düzenini ve güçlüklerini denetleyemediğimiz yapılar. Bu nedenle kurum bakımında koruma altında yaşayan çocukların yaşadıkları güçlüklere ilişkin elimizde somut veriler yok. Yalnızca duyumlarımız doğrultusunda oluşturduğumuz varsayımlarımız var. Çocuk evlerinde kalan her çocuğa özel tablet veya bilgisayar desteği sağlanıyor mu? Çocuklar derslerine rahatça katılım sağlayabiliyor mu? Evde çoğu anne-baba çocuklarının başında durarak derslere katılımından emin oldu ve ödev takibini sağladı. Peki kurum bakımında ortalama 5 kişilik evlerde her biri farklı sınıfa giden çocukların eğitim devamlılığını ve verimliliği kim takip ediyor? Bilmiyoruz.

Bildiğimiz ve yakından takip ettiğimiz konu ise koruma altındaki üniversite öğrencilerinin yaşadıkları süreç oldu. Pandeminin yayılmasıyla karantina tedbirleri kapsamında KYK’ler yani öğrenci yurtları boşaltılarak karantina merkezleri haline getirildi. O dönemde bir gece yurtlarından çıkarılan gençlerin yaşadığı şoku hep birlikte izledik. Üniversiteli gençler ailelerinin yanına dönüş yaptı.

Peki koruma altındaki gençler ne yaptı?

Sorumlu sosyal hizmet uzmanlarıyla görüşen gençler kayıtlı oldukları çocuk evlerine dönüş yapabileceklerini ama giriş yaptıktan sonra koronavirüs tedbirleri sebebiyle kurum dışına çıkış yapamayacaklarını öğrendiler. Bir kısmı ise kayıtlı olduğu çocuk evinde yer olmadığı bilgisine ulaştı. Sonuç olarak çok az bir kısmı çocuk evlerine dönüş yaparken bir çoğu kalacak yer bulma telaşına girdi. Bu süreçte akrabalarının ve arkadaşlarının yanına giden oldu ancak pandemi süreci bitmek bilmeyince, koruma altındaki gençler bireysel yaşama erken ve ani bir giriş yaptılar. Kalacak yer sorununu bir şekilde çözen gençleri karşılayan bir diğer sorun eğitime erişim oldu. O dönemde Hayat Sende Derneğine eğitime erişim için bilgisayar ve tablet talebiyle başvuran pek çok genç oldu. Biz de hem kalacak yer sorununa hem eğitime erişim sorununa dikkat çekmek için #YaEvdeYoksam isimli bir kampanya düzenledik ve halihazırda bursiyerimiz olan koruma altındaki gençlere ek burs sağladık. Yeterli olmasa da bu süreci koruma altındaki üniversite öğrencileri için kolaylaştırmaya çalıştık. Ancak sorun çözülebilmiş değil.

Koruma altındaki üniversite öğrencileri hem barınma hem eğitime erişimdeki güçlüklerle mücadele etmeye devam ediyor.

Kriz dönemlerinde yaşanacak karmaşayı ve mağduriyetleri önlemenin en etkili yolu aslında krize kriz gelmeden önce hazırlıklı olmaktan geçiyor. Kriz dönemleri için acil uygulama planlarınız olduğu takdirde bu sorunları gelmeden öngörüp önlemler almak daha kolay. Zaman bir şekilde ilerliyor ve pandemi atlatılıyor. Ancak eğitime erişimde sıkıntı yaşayan çocuk ve gençlerin kayıplarının yeri doldurulması mümkün olmayan bir boşluk olarak kalıyor. Süreç geçiyor ancak aylardır kapalı kurumlarda kalan koruma altındaki çocuklar için yaşanan travmalar acı bir anı olarak hafızalarda yer ediyor. Süreç geçiyor ancak aylardır bir başkasının yanında kalmaya çalışan, kendine ait mahrem alanı olmayan koruma altındaki üniversite öğrencilerinin hissettiği kendi başına kalmışlık hissi acı bir deneyim olarak kalıyor. Koruma altında yetişen çocuk ve gençler de dahil tüm çocukların hayata fırsat eşitliğiyle hazırlandığı bir toplum dileğiyle… 

Rumeysa Bozdemir – Sosyal Hizmet Uzmanı

Kriz Dönemlerinden Koruma Altındaki Çocuklar Nasıl Etkilenir?

Kriz kelime manası olarak toplumun geçirdiği zor dönemi, bunalımı ve buhranı ifade ediyor. Kriz diye nitelendirilen durumlar bazen doğal afetler sonucunda bazen ekonomik çalkantılar bazense kontrol altına alınamayan olaylar sonucunda ortaya çıkıyor. Krizin sebebi değişmekle birlikte sonuçları toplumu etkileyen, işleyen sistemleri aksatan, halihazırda aksayan sistemleri ise tamamen durduran bir portre çiziyor. Krizden en çok etkilenen tabi ki toplumdaki hassas gruplar oluyor.

Şu an yalnızca ülkecek değil dünya olarak bir krizi yaşıyoruz: Korona Salgını. Fiziksel ve ruhsal sağlığımızın tehdit altında olduğu bu dönem elbet toplumun her kesimi için zorlu geçiyor. Ancak bazı gruplar bu süreci çok daha zor atlatıyor. Koruma altında bulunan çocuk ve gençler bu gruplardan biri. Türkiye’de 21 bin çocuk koruma altında. 14 bin çocuk kurum bakımında kalırken yalnızca 7 bin çocuk koruyucu aile yanında bulunuyor.

Korona salgınının başlamasıyla ülke genelinde çeşitli tedbirler alındı. Dönem dönem sokağa çıkma ve seyahat kısıtlamaları uygulandı. Koruma altında kurum bakımında kalan 14 bin çocuk ise aylardır karantinada. Kurumdan ayrılmaları sınırlandırılmış durumda. Toplumun büyük çoğunluğu haftasonu ya da 1 hafta süreyle evlerinden ayrılamadığında bile buhran geçirirken kurum bakımındaki çocuk ve gençler aylardır kurum dışına çıkamıyor. Kurum bakımından kaynaklı riskler göz önüne alındığında bu uygulama anlaşılır. Ancak çocuk refahı açısından değerlendirildiğinde aile temelli bakım modellerinin ne denli önemli olduğu, kurum bakımının toplumun yaşadığı süreçlere uyum sağlayamadığı açıkça görülüyor. Bu dönemde pek çok uzman çocukların ruh sağlığı ve bu salgını anlamlandırma durumu üzerinde durdu. Ailelere, çocuklara korona salgını nasıl anlatılmalı, çocuklar evde nasıl vakit geçirmeli ve aile ilişkilerinin önemi anlatıldı. Peki koruma altındaki çocukların endişelerini kim gideriyor? Kurum bakımında bir yandan çocuğun bakımıyla ilgilenen bir yandan ek temizlik önlemleri alan bakım personellerinin tek başına çocukları desteklemeleri mümkün mü? Normal dönemde haftalık olarak çocuk evlerini ziyaret eden sorumlu uzmanların, korona döneminde evleri ziyaret edemediği süreçte çocukların iyilik halini kim korur? Evlerin içinde yaşananları kim denetler? Koronanın kendisine bulaşacağından korkan koruma altındaki çocuğun endişelerini kim giderir? Önlem sebebiyle dışarıdan ziyaretçi kabul edilmeyen kurumlarda biyolojik ailesiyle dahi görüşemeyen çocukların travmaları nasıl önlenir? Oysaki çocuklar koruyucu ailelik gibi aile temelli bakım modellerinde bulunsa bu süreci çok daha sağlıklı atlatabilirlerdi. 

Krizin geleceğini ön göremesek de kriz dönemlerinde çocukların nasıl etkileneceğini tahmin edebiliriz. Bu ve benzeri krizlere hazırlıklı olmak için çocuk koruma sistemimizin daha sağlam temeller üzerinde yükselmesi gerekir. Kurumlarda toplu olarak bakım gören çocuklar için salgın her zaman var olan bir risk. Bu riske karşı önlem sıkı karantinalar değil her çocuğun bireysel ilgi, şefkat ve değer gördüğü aile temelli bakım modellerini yaygınlaştırmaktır. Ve burada sorumluluk yalnızca devlete ait değil, çocukların iyilik halini koruma sorumluluğu toplumda yaşayan tüm bireylere ait. Bu sorumluluğu paylaşan toplumlarda, her çocuğun sevgi dolu bir ailede hayata hazırlandığı güzel günlere erişmek dileğiyle… 

Rumeysa Bozdemir – Sosyal Hizmet Uzmanı

On yedi yaşındayım, Yakında on sekiz olacağım.

On yedi yaşındayım,
Yakında 18 olacağım.
Yurttan da çıkarılacağım.
Halbuki dünya çok gürültülü ve karmaşık.
Nasıl mücadele edeceğim?
Anlatsana doğru mu bu?
Yurttan ayrılınca da bir eve ihtiyacım var.
Aynı yurtta kalırken olduğu gibi.
Ben devletin sorumluluk alanında değil miyim?
Öyleyse neden bu durumdayken çıkarılıyorum yurttan?
Düşlerime ne olacak?
Herhangi bir rehabilitasyon programından destek alacak mıyım?
Eğitimim, arkadaşlarım, ilişkilerim, içinde bulunduğum toplum.
Ahhh, ben bu toplumun parçası bile değilim.
Uyan devlet,
Ver bana kimliğimi,
Duy sesimi ve cevapsız sorularımı.
Anla beni, benim gerçekleştirebileceğim bir potansiyelim var.
Elimi tut, destek ol.
On yedi yaşındayım, on sekiz olacağım,
Ve on sekiz olmak korkutucu.

Priyanka Kumari ve Suman Kasana

Geleceğe Koşanlar Projesi

Geleceğe Koşanlar Mentorluk

GELECEĞE KOŞANLAR

Hayat Sende olarak Dalyan Vakfı’nın desteğiyle Geleceğe Koşanlar projesini yürüttük. Geleceğe Koşanlar projesinin amacı korunmaya ihtiyacı olan çocuk ve gençlerin maddi ve sosyal imkanlar ile kariyer açısından desteklenmesidir. Projede mentorluk desteğine ilişkin altyapıları Dalyan Vakfı’nın desteğiyle oluştururken, burs ve eğitim programlarımızı sizlerin katkılarıyla şekillendiriyoruz. Projede ilk yıl 30 olmak üzere, üç yıl içinde koruma altında yetişen 157 gence ulaşılması planlanmıştır.

Geleceğe Koşanlar Mentorluk projesiyle;
  • Koruma altındaki bireylerin eğitim hayatına devamlılığının sağlanması,
  • Korumadan ayrıldıklarında temel yaşam becerileri edinebilmeleri konusunda desteklenmesi,
  • Gençlerin bireysel becerilerinin artırılması ve öz farkındalık oluşturulması,
  • Korumadan ayrılan gençlerin kariyer planlamalarını etkili bir şekilde gerçekleştirebilmeleri için güçlendirme çalışmasının yapılması,
  • Söz konusu gençlerin sivil alanda aktif çalışma konusunda duyarlılığının artırılması,
  • Korumadan ayrılan gençlerin sosyal katılım ve sosyal uyum sorunlarıyla baş etme mekanizmalarının oluşturulması,
  • Dezavantajlı konumdaki bu gençlere yönelik sosyal farkındalığın artırılması ve kurumların bu anlamda harekete geçirilmesi,
  • Sivil toplum çalışmaları ve sosyal sorumluluk çalışmalarında şirketlerin katılımının artırılması, amaçlanmıştır.
Mentorluk Projesi kapsamında 3 yıl içerisinde 4 farklı mentorluk programı uygulamıştır:
  • Birebir Mentorluk (düzenli menti-mentor birebir ve yüz yüze görüşmeleri)
  • Grup Mentorluğu (benzer hedeflere sahip mentilerin mentorların kolaylaştırıcı rolü ile grup dinamiği çerçevesinde düzenli ve toplu olarak görüşmeleri)
  • Akran Mentorluğu (güçlendirilmiş ve rol-model olabilecek eski mentilerin daha küçük yaştaki mentilere deneyim aktarımında bulunması ve birebir görüşmesi)
  • Online Mentorluk (menti-mentor görüşmelerinin online bir veya birden fazla platform yardımıyla birebir gerçekleştirilmesi)
Geleceğe Koşanlar Projesi ile ulaşılacak olan hedef grup devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlerdir:
  • 1. Yıl Mentorluk Projesi 19-22 yaşındaki üniversite öğrencisi koruma altındaki gençlerle 20 menti-mentor eşleşmesi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.
  • 2. Yıl Mentorluk Projesinin 15-18 yaş aralığındaki 20 lise öğrencisiyle gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. 1. Yıl programda yer alan üniversite öğrencilerinin güçlendirilmesine kariyer odaklı grup mentorluğu üzerinden devam edilecektir. Aynı zamanda, Ankara dışındaki üniversite öğrencileri için 20 kişilik bir gruba online mentorluk sağlanmıştır..
  • 3. Yıl Mentorluk Projesi 15-18 yaş aralığındaki lise öğrencileriyle ve 19-22 üniversite öğrencileriyle mentorluk programlarına devam ederken, akran mentorluğu uygulanarak koruma altında yetişmiş üniversite öğrencilerinin üniversiteye yeni başlayan akranlarına mentorluk sağlaması amaçlanmaktadır. Kurumda çalışan personele mentorluk eğitimi verilerek lise çağındaki mentiler ile eşleştirilmiştir..
Geleceğe Koşanlar Projesinin Yöntemi

Geleceğe Koşanlar projesi bütüncül bir yaklaşımla üç ayaklı bir strateji çerçevesinde şekillendirilmiştir.

  • Maddi Destek: Koruma altında yetişen gençlerin okul dönemi boyunca Hayat Sende Derneği Burs Yönergesi uyarınca iki dönem halinde dönemlik 1.000 TL, yılda 2.000 TL burs verilerek maddi olarak desteklenmesi.
  • Koruma Altındaki Gençler Akademisi Kampı: Yaz tatili döneminde bir hafta sürecek Koruma Altındaki Gençler Akademisi Kampına bursiyerlerce katılım sağlanması ve gençlerin sosyal katılımlarının artırılması.
  • Mentorluk Desteği: Bursiyerlere tüm yıl boyunca Hayat Sende Mentor Ağı vasıtasıyla kariyer yönetimi alanında mentorluk desteği sağlanması.

Hayat Sende, Türkiye’nin Şeffaflık Platformu Açık Açık’ın üyesidir. Açık Açık’ta oluşturduğumuz beyanlara ulaşmak için buraya tıklayınız.

Katkılarınız için buraya tıklayınız.

Deneyimden Çocuğa Projesi

Deneyimden Çocuğa Projesi

DENEYİMDEN ÇOCUĞA

 

Gençler Haklarını Bilmeli!

Sivil Toplum İçin Destek Vakfı Çocuk Fonu Projesi kapsamında yürütülen Deneyimden Çocuğa Projesi, Hayat Sende temel stratejileri doğrultusunda koruma altındaki çocuk ve gençlerin sahip oldukları hakları bilmeleri ve haklara erişim mekanizmaları konusunda kapasite geliştirmeleri amaçlanmıştır.

Proje doğrultusunda korumada olan 18-25 yaş aralığındaki üniversite öğrencisi ile Ankara’da gençlerle eğitici eğitimi yapılmıştır. Bu eğitimde, proje kapsamında hazırlanan Koruma Sonrası Rehber içeriğinin yanı sıra, bütçe nedir, koruma altındaki bireylerin hakları, eğitimin önemi, spor ve güvenlik gibi başlıkların yanında etkili sunum teknikleri konularına değinilmiştir.

Ocak 2019- Mart 2020 tarihleri arasında yürütülen projede koruma deneyimi olan gençlerin katılımı ile ihtiyaç alanlarının ve potansiyel çözüm önerilerinin tartışılacağı bir çalıştay gerçekleştirildi. Çalıştay sonucunda Koruma Sonrası Topluma Geçiş Rehberi hazırlandı ve yayınlandı. Böylece gençlere yol haritası oluşturmalarında yardımcı oldu. Rehberin sosyal medya ve internet sitesi aracılığıyla yaygınlaştırılması, projenin geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Bu nedenle, sosyal medyadan ve kurumsal mail adresi aracılığıyla gelen sorular ve destek taleplerinde artış gözlemlendi. Proje, gençlerin sorunlarını ve haklarını ele alarak toplumsal farkındalığı arttırmayı ve gençler arasında dayanışmayı güçlendirirerek sosyal ağlar ve iletişim kanalları oluşmasını sağlamıştır.


Sivil Toplum için Destek Vakfı Logo
Deneyimden Çocuğa Projesi
Deneyimden Çocuğa Projesi

STGM Birlikte Kapasite Geliştirme Projesi

STGM BİRLİKTE KAPASİTE GELİŞTİRME PROJESİ

Birlikte Projesi ile Hayat Sende Derneği kurumsal kapasitenin güçlendirmek için somut adımlar atmaya başlamıştır. Bu somut adımların başında 3 yıllık Stratejik Plan ve 2019 Çalışma Programını hazırlama aşamasında dışarıdan bir göz olarak STGM’den destek almıştır. STGM’nin önerilerde bulunarak gelişmesine katkı sunduğu bu toplantılar derneğin Stratejik Plan ve Çalışma Programı geliştirme kapasitesini artırmıştır. Hayat Sende Derneği Birlikte Programı kapsamında hazırlamış olduğu iyileştirme planları ile kendisine ayna tutmaya çalışmış ve eksiklerini tespit etme ve çözüme kavuşturmak için harekete geçme noktasında büyük adımlar atmıştır.

Hayat Sende Derneği Birlikte Programı kapsamında istihdam etmiş olduğu iletişim departmanı sorumlusu sayesinde hem sosyal mecralardaki paylaşımları hem de bağışçıları ile iletişiminin güçlendirmesini sağlamıştır. Savunuculuk birimi ve proje birimi bünyesinde çalışan arkadaşların gerçekleştirmiş olduğu çalışmaların bağışçılara, destekçilere, takipçilere aktarılması da Hayat Sende Derneğinin bilinirliğinin ve bağışlarının artmasını sağlamıştır. Bu durum sayesinde 2017’de yaklaşık beş yüz bin TL olan geliri; 2018 sonunda yedi yüz bin TL’ye ulaşmıştır. 2019 yılı içerisinde de bu miktarın arttığı gözlemlenmiştir. Tüm bu çalışmalar derneğe dahil olan uzman ekip ile yürütülmüştür ve kalıcı olacak şekilde kurgulanmıştır.

 

Koruma Altında Yetişmiş Hakan’ın Hikayesi

Koruma altında yetişen 29 yaşındaki Hakan 11 yıldır sokakta yaşıyor. İşe yerleştirme hakkını kullanmak için tam 10 yıl mücadele verdi. Mücadelesini sonunda kazandı. Şimdi işe başlayacağı günü heyecanla bekliyor. Ve kendisi gibi mücadele veren gençlere bir şeyler söylemek istiyor.

  • Hakan öncelikle kendini tanıtır mısın?

1991 doğumluyum, 6 yaşında Giresun’da koruma altına girdim. Sonrasında Samsun, Tokat, Ankara’ya gönderildim. En son Muş’ta kaldım, 2009 yılında 18 yaşında korumadan ayrıldım. Ayrılırken Form A belgemi doldurdum. Bu çok önemli işe yerleşme için. Bunu mutlaka doldurup çıkılması gerekiyor. Ayrıca şu an korumada olan gençlere de şunu söylemek istiyorum yurttan kaçmasınlar, iş haklarını kaybetmesinler. Yurttan kaçmak iyi bir yer değil iyi kötü yurtta kalacak bir yerleri var. Bizim zamanımızda kavga ve kötü muamele de vardı. Şimdi daha iyi.

  • Korumadan ayrıldıktan sonra nasıl bir süreç yaşadın?

Hiç kimsem olmadığı için sokakta kaldım. Halde kalmayı tercih ettim. Çünkü açtım orda en azından sebze meyve alıyordum. Hırsızlık yapmamak için haldekilerden yiyecek istedim. Ama para hiç istemedim, para kazanmak için kendim bir şeyler yaptım. Bir süre arkadaş ortamında madde kullandım. Pişman oldum tedavi oldum. Bir daha da hiç kullanmadım. 10 sene sokakta kaldım. Aile Bakanlığı’ndan destek almaya çalıştım bu süreçte.

  • Peki işe yerleştirme sürecin noldu bu 10 yılda?

Form A belgesini doldurduktan sonra aslında memurluğa atandım. 18 yaşından önce işlediğim bir suç vardı. Bundan dolayı atandığım kurum beni kabul etmedi. Avukat tuttum sabıka kaydımı sildirdim. Çünkü 18 yaşından önce olduğu için silinmiş olması gerekiyormuş. Sonra tekrar atandığım kuruma gittim yine de kabul etmediler. CİMER’e yazdım. Beni aradılar. Suça bulaşmamamı sabretmemi söylediler. Aile Bakanlığı’nda çalışan Mehtap abla var, o bana çok destek oldu. Dilekçe yazdık, başvurular yaptık. Bu süreçte Hayat Sende Derneği ile de görüştüm, gönüllü avukatlarla da konuştum. Başvurularım sonucunda en sonunda iş hakkımı geri kazandım. 10 yıl sonra yeniden tercih verdim. Şu an sonuçları bekliyorum.

  • Koruma altında yetişen genç arkadaşlara ne söylemek istersin?

Gençlere şunu söylemek isterim: Mücadeleyi bırakmasınlar. Sabır her şeyden önemli. Hepimiz genç olduk. Kavga ettik, eğlendik, güldük. Her şey gelir geçer. Ama gençken yaptıkları bir hata sebebiyle iş hakları giderse öylece kalırlar. Son pişmanlık da fayda etmez.  Her şeyden önemli bu.

Madde kullanımına asla bulaşmasınlar. Bir yanlışa bulaştığın zaman çevren direk boşalıyor. Yanlış insanlarla birlikte olunca suç dosyası da kabarıyor insanın.

Ayrıca bu süreçlerde mutlaka destek alsınlar çevrelerinden. Hiç kimse yoksa Aile Bakanlığı’na başvursunlar. Yardım istesinler, bunları yolun başından bilmek önemli. Boşluğa düşmesinler. Ben tekim, şansım yok demesinler. Onların da arkadaşı, ailesi, sevgilisi, eşi olacak. Mücadele etsinler, umut etsinler her şey için. 

Hayat Sende Derneği olarak Hakan’ı mücadelesinden, 10 yıldır gösterdiği güçlü duruşundan dolayı tebrik ediyoruz. Hayatında hep umut ve güzellikler olmasını diliyoruz. 

Çocuk Koruma Sisteminde Son Dönemdeki İddialar

Hayat Sende Derneği olarak 2007 yılından beri koruma altında yetişen çocuklar ve korumadan ayrılan bireylerin hayatlarına yenilikçi çözümler getirmek için çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.

Son dönemde koruma altında yetişen çocuk ve gençlere ilişkin gündeme getirilen iddialarla ilgili olarak Hayat Sende Derneği yönetimi, korumada yetişen bireyler, alanda çalışan uzmanlar ve gönüllüler ile 27/09/2020 tarihinde bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda özetle,

  • Çocuk Destek Merkezlerine ilişkin Çalışma, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kamuoyuna daha fazla bilgilendirme yapması,
  • Çalışma, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın alanda çalışan sivil toplum örgütlerinin bahsekonu alandaki sorunların çözümüne katkı sağlaması için yapıcı bir diyaloğa ön ayak olması,
  • Diyalog zemininin oluşturabilmesine teminen ivedilikle tüm paydaşların katılımıyla dijital bir çalıştay düzenlenmesi ve yol haritası belirlenmesi,
  • Aleyna Çakır davasına Bakanlıkça müdahil olunması ve gerekli bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması,
  • Çocuk Destek Merkezlerinde çalışan personelin buraları sürgün gibi görmesininn engellenmesi, burada çalışan personele diğer personelin en az %50 daha fazla ödeme yapılması,
  • Uzun zamandır hayata geçirilmeye çalışılan fakat Maliye Bakanlığı’nın bütçe tahsis etmemesi gerekçe gösterilerek bir türlü hayata geçmeyen profesyonel koruyucu ailelik modelinin hayata geçirilmesi,
  • Çocukların önündeki yoksulluk zincirinin kırılabilmesinin en önemli yolunun eğitim hakkına daha fazla erişebilmek olduğu göz önünde bulundurularak koruma altındaki gençlere özel üniversitelerde kontenjan açılmasının sağlanması, bu sayede bu gençlerin koruma kararlarının uzatılması, hayata daha eşit ve güçlü bir şekilde atılabilmelerinin temini,
  • Koruma altındaki çocukların temel gelire ulaşmadan ve hayatını sürdürme becerileri sağlanmadan korumadan ayrılmasının engellenmesi, korumadan ayrılma yaşının çocuk istemedikçe 21 yaşına kadar uzatılması

önerileri ele alınmıştır.

Bahsekonu hususlarda tüm paydaşların katılımı ve uzlaşısıyla ivedilikle karar alınması konusunda süreçlerin takipçisi olacağız.

 

HAYAT SENDE DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

KAMUOYU AÇIKLAMASI

KAMUOYU AÇIKLAMASI

 Hayat Sende Derneği devlet koruması altında yetişen çocuk ve gençlerin hayata eşit ve güçlü bir şekilde atılması için çalışmalar yürütmektedir.  13 yıl boyunca çalışmalarımızda devlet koruması altında yetişen bireylere yönelik güçsüzleştirici, etiketleyici ve ayrımcı söylemlerle mücadele ettik… Koruma altındaki çocukların potansiyellerini gerçekleştirmesinin önündeki en önemli engel çocuklara acıma, kuşku ve irdeleyici bir merakla yaklaşılmasıdır. Etiketleyici söylemlerin koruma altında yetişen çocuk ve gençlerin hayatlarında karşılarına engel olarak çıktığını gördük. Bu nedenle “evlatlık almak, yurt çocuğu, kimsesiz çocuk” gibi söylemleri kabul etmeyerek “evlat edinmek, koruma altında yetişen çocuk, korunmaya ihtiyacı olan çocuk” söylemlerini hayata geçirdik.

Biz koruma altında yetişen çocuklarımızı güçlendirirken ve bu konuda medyadan çocukların hayatına olumlu katkılar beklerken, karşılaştığımız manzara FOX TV’de yayınlanması planlanan, Med Yapım tarafından hazırlanan “Kimsesizler” dizisi ile çocuklara yönelik yaralayıcı, manipüle edici ve küçük düşürücü söylemler oldu. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre her çocuğun bir aile ilgisi ve şefkati ile büyüme hakkı vardır. Ve bu hak; çocuğun tatlı, şirin, akıllı veya güzel olması ile ilgili değil, çocuk olmasından kaynaklı doğal hakkıdır. Evlat edinme ve koruyucu ailelik gibi çocuklara aile ortamı sunan ve titizlikle yürütülen bakım modellerinin asılsız söylemlerle zedelenmesi, hem bu bakım modellerini yürüten Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na hem de çocuklara bu bakımı hassasiyetle sağlayan ailelere karşı yapılan büyük bir haksızlıktır.

Hayat Sende Derneği olarak bugüne kadar savunduğumuz değerler doğrultusunda bu dizinin yayından kaldırılması için tüm adımları paydaşlarımızla birlikte atacağımız sözünü kamuoyuna duyuruyoruz.

Unutmayalım kimsesiz çocuk yok, ben var, sen var, biz varız!

Çocukları asla yalnız bırakmayız!

 

Hayat Sende Derneği

https://www.hayatsende.org/hayatlarina-umut-ol/

[email protected]