En Az 2,7 Milyon Çocuk Devlet Korumasında Yaşıyor, Ancak Bu Buzdağının Sadece Görünen Kısmı

Kurumsallaşmanın gelişimsel sonuçları ve çocukların refahı üzerindeki olumsuz etkileri olduğu büyük ölçüde kabul gören bir gerçektir. Bu, birçok ülkeyi devlet korumasında yaşayan çocukların sayısını azaltmaya ve mümkün olduğu kadar ilk etapta çocukların devlet korumasına girmesini engellemeye ya da Birleşmiş Milletler Konvansiyonu kapsamındaki yükümlülüklerine uygun olarak aileleri ile yeniden bir araya getirme çabalarına yol açmıştır. BM Genel Kurulu tarafından 2009 yılında memnuniyetle karşılanmış olan Kılavuz İlkeler, mümkün olduğu durumlarda çocukları aileleriyle birlikte sürdürme çabalarını teşvik etmektedir. Bu, çocuğun yararına olmadığında; Devlet, çocuk haklarını korumaktan ve çocuklar için uygun şu alternatif bakımı sağlamaktan sorumludur; akrabalık bakımı, koruyucu bakım, diğer aile temelli veya aile benzeri bakım, yatılı bakım veya denetimli bağımsız yaşam düzenlemeleri. Alternatif bakıma başvurma, ancak gerekli olduğunda ve çocuğun sağlığını geliştirmeye uygun biçimlerde, mümkün olduğunda çocuğu ailesiyle yeniden bir araya getirme de dahil olmak üzere istikrarlı ve güvenli uzun vadeli bir yanıt bulmayı amaçlayarak yapılmalıdır.

Alternatif bakımda yaşayan çocukların sayısının doğru ve güvenilir rakamları, ülkelerin hedefleri ve ÇHS ile ilgili yükümlülüklerini karşılamaları açısından önemlidir. Bu kadar önemli olmasına rağmen, birçok ülke alternatif bakım ortamlarında yaşayan çocukların sayısı, özellikleri ve refahı konusunda hala doğru istatistiklere sahip değildir. Resmi kayıtlar genellikle devlet korumasındaki çocuk sayısının yalnızca küçük bir bölümünü kapsamaktadır ve özel merkezlerde yaşayan çocuklar genellikle bu sayıya dahil edilmemektedir. Bu nedenle, ülkelerin mevcut tüm yatılı bakım tesislerinin yararlı, doğru ve kapsamlı listelerini oluşturma çabalarına yatırım yapmalarına ihtiyaç vardır; ayrıca, resmi kayıtların güçlendirilmesine yardımcı olmak için, düzenli aralıklarla, bu tesislerde yaşayan çocukların ayrıntılı sayımlarının da yapılması gereklidir. Devlet korumasındaki çocukların refahı hakkında periyodik veri toplama, hizmet sunumunu iyileştirmek için de gerekli olacaktır. Tüm bu bilgiler, hükümetin etkili bakım kapasitesini güçlendirmeye ve yatılı bakımda yaşayan çocukların özel ihtiyaçlarına cevap vermeye hizmet edecektir.

Bu boşluğu gidermeye başlamak için, UNICEF Genel Merkezindeki Veri ve Analiz Bölümü bir veri toplama protokolü ve evde bakım tesislerinin sayımı, çocukların sayımı ve çoğaltılabilen ve uyarlanabilen çocukların iyilik halini konu alan bir araştırma için araçlar geliştirdi. Bu araçlar çeşitli ülkelere adapte edilerek uygulanabilir niteliktedir.

Bu yazı Eylül Güven  tarafından Hayat Sende Derneği adına Türkçeye kazandırılmıştır.

Yazının orijinal linkine ulaşmak için tıklayınız.

Hayat Sende’nin pozitif toplumsal dönüşüm çalışmalarına destek vermek için tıklayınız.

 

 

Tavsiye Edilen Yazılar